Şeytan Doldurur Iii - Boş Akaryakıt Boru Ve Tankları -384- 2015-10-09

Şeytan Doldurur Iii - Boş Akaryakıt Boru Ve Tankları -384-

  1. Fatih Özcan
    I-GİRİŞ

    Hayatta, hiçte hesapta olmayan şeyler olabilir.”Ne olur ne olmaz” anlamında halk arasında, pek te yerinde kullanılan bir söz vardır; “Şeytan doldurur” Tıpkı ÇSGB afişinde görüldüğü gibi,

    Görünmez kaza dediğiniz sizin göremediğinizdir.”

    Toplam 3 adet işbaşı konuşması ile bu konu özetlenecektir.

    Diğer konuşmalar;

    I Boş Gaz boruları ile çalışma
    II Elektrik Kabloları
    Bir soru ile konuyu açalım;


    II-MAZOT, BENZİN, FUEL OIL, TİNER vb. PARLAYICI SIVILARIN BULUNDUĞU KAPLARIN BOŞU MU, DOLUSU MU DAHA TEHLİKELİDİR?

    Dolusunun yanması olasılığı daha çok olduğu halde, hacmi dolduran parlayıcı madde boşaldıkça (azaldıkça) bu boş hacmin yerine hava girmesi şartı ile bu defa patlama söz konusu olmaktadır.Patlama yanmadan daha tehlikelidir... Bu nedenle

    Cevap;
    BOŞU DAHA TEHLİKELİDİR...

    Buradan hareketle iş yerlerimizdeki hatta evlerimizde bu tür kazaları önlemeye çalışmak için neler yapılmalıdır? Bunun bir kuralı var mıdır?

    Evet vardır.

    Son bir kontrol daha yapmak ve aksi iyice sabit olana dek, parlayıcı karışım oluşmuş olabilir var sayarak hareket etmek gerekir. Petrol, benzin, mazot, tiner gibi parlayıcı maddelere ait boş kaplarını, doğalgaz, LPG vb. akaryakıt borularını tanklarını veya depolarını, bir kere dolup boşalmışsa bile, dolu olarak kabul etmek gerekir.

    Her yıl 5-10 kişi (işçi-çırak vb.) bu gizli tehlikeyi tanımadığı için, patlama sonucu yaşamını yitirmektedir. Aşağıda gazetelere geçmiş olan birkaç yaşanmış kaza örneği verilmiştir.

    Metallerin paslanmaları veya çürümeleri, organik maddelerin ayrışma ve fermantasyonları gibi kapalı alanda Oksijenin tükenmesi kapalı alandaki Oksijen seviyesinin ani olarak kabul edilmiş sınırın altına düşmesine neden olabilir. Bu ise; içeride nefes alınsa bile Oksijen olmadığı için boğularak ölüme yol açar.

    III- İŞYERİMİZDE NEDEN BOŞ DENİLEN TANKLAR TANKERLER HAVAYA UÇUYOR???

    Bir damla LPG dahi kabda unutulur yada görülemez ise, bu bir damla LPG buharlaştığında hacimsel olarak 250 kat artarak, 250 damlalık yer kaplayan bir buhar halini alir .

    1 damla LPG 5-6 litrelik bir bidonu,
    3 damlası da bir tenekeyi patlatmaya yeter
    1 litresi ise 10 -15 tonluk tankı patlatabilir;


    1 litresi 250 litreye genleştiğinden, 250 litre LPG, % 2 alt patlama limitine gelene dek ortamdaki hava ile karışırsa ufak bir kıvılcım bile o kabı patlatmaya yetecektir . *

    Bunun için bu boş zannettiğimiz kabın (TANKERİN) bir kere akaryakıt ile dolması yeterlidir. Cidarlarda ve çeperde kalanın buharı patlamaya hazır karışım meydana getirmek için yeter de artar bile...

    Hele benzin gibi daha uçucu parlayıcı akaryakıttan motorin gibi daha az yanıcı olan türe geçiş yapılmış bir tankerin çeperlerinde kalan benzin buharları, O tankerin benzin tankeri gibi davranmasına yetebilir. Bu nedenle de temkinli olunmalıdır.

    IV- BAZI YAŞANMIŞ KAZALAR;

    · Fuel oil kıtlığı olan yıllarda Bolu’ da bir muavin, tanker içinde fuel oil (yakıt) kalıp kalmadığını çakmakla kontrol etmek istemiş ve tankerle birlikte infilak sonucu havaya uçarak hayatını kaybetmiştir.

    · Bir başka yaşanmış kaza da da; çalışanlara çift cidarlı etanol tankı nın boşaltıldığı söylenmiştir. Gerçekten de boşaltılmıştır... Ancak iki cidar arasında kalan etanol çok küçük bir çatlaktan sızarak, buharla yıkanmış tank içine sızarak öğle tatili sırasında tekrar patlayıcı karışım oluşturmuş ve ilk kaynak kıvılcımı ile tankı patlatmıştır. İnert gaz ( Azot gibi) veya buhar bu arada tahliye olmuş olabilir.

    · Yine zift bulaşığı olan borularda iki ucundan bakıldığında boş olduğu göründüğü halde, işlem yaparken yine ara verildiği süre içinde buharlaşan yakıt nedeni ile boruya yapılan ilk kıvılcım çıkaran işlemle ( Kaynak, kesme, taşlama vb ) borunun patlaması, uclarından alev çıkması olayı yaşanmıştır.

    · Bir başka kaza da bir taşeron çalışanı “iş izni” aldığı yer tankın alt kısmı olmasına rağmen , vakit yettiği için,“ aynı tankın üst kısmını da kaynak yapıvereyim” demiş ve yeni bir iş izninine kendince gerek duymamıştır.

    Halbuki o tankın üst kısmı için ayrı bir izne ve tam anlamı ile “gas free**” yapılmasına ihtiyaç varmış. Yani buhar veya inert bir gazla (Karbondioksit, Azot gibi) temizlenerek ölçüm sonucu gaz kalmadığından Oksijen miktarının yeterli olduğundan emin olunması gerekli idi. Bu hata da, tankta patlama olmasına yol açmıştır.

    Tüm bunlarda ortak sonuç şu dur: Tanklar, borular her türlu akaryakıt ile çok az miktarlarda da olsa bir kere dolması yeterlidir

    Artık o tankın tam olarak boşalıp boşalmadığından exproof (ark çıkarmayan) bir cihazla ölçüm yaparak emin olmadan sıcak işlem (kaynak kesme taşlama vb.) yapılmamalıdır.

    Özellikle küçük sanayilerde, akaryakıt depolarının kaynakla tamiri sırasında pekçok çırak – veya acemi kaynakcı bu gerceği bilmediğinden hayatını kaybedebilmektedir.

    Şarj edilebilir batarya bulunan yerlerde yine özel önlemler alınmalıdır. Şarj işlemlerinde önemli sayılacak seviyede yanıcı ( Hidrojen gibi)ve toksik gaz üretilebilir ve bu gazlar oksijenin yerini alarak kapalı alan tehlikesi yaratabilir.
    aa.png
    *LPG nin LEL Lower Explosive Limit (Alt Patlama Limiti APL) %2 dir

    12500 Litrelik bir tankın %2 si 250 litre yapar. Bu kadar LPG Bu tankı patlatmaya yeter. Atmosferin homojen olmayacağı, LPG’nin buhar fazının havadan ağır olması sebebiyle dibe çökeceği için, daha düşük miktar da patlamaya sebep olabilir.

    ** Patlayıcı parlayıcı gaz ve buharlardan arındırma işlemi – sonucunda ölçüm yapılarak tehlikenin kalmadığının onaylanmasıdır. Genelde atlanılan bir nokta da cihazların kalibrasyonudur. Kalibre edilmeyen bir cihazla yapılan ölçüm sonucu okunan yanlış değerler elbette istenmeyen sonuca- patlamaya yol açabilecektir. Kalibrasyon tarih ve kayıtları titizlikle izlenmelidir.

    ***Kasım Aralık 2011 Önlem Dergisi s. 50