Aksayan Yönleri Ile Isg Sistemimiz

Konu, 'Sistem Kurulumu ve Denetimler' kısmında Murat Evlice tarafından paylaşıldı.

  1. Murat Evlice

    Murat Evlice isgTR Üyesi

    Mesajlar:
    6
    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile kamu ve özel sektöre ait tüm işletmelerde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu kapsamda işverenler, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimini kendi bünyelerinde bulundurabileceği gibi İSG Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümlerince kurulan ortak sağlık güvenlik birimleri (OSGB) kanalı ile hizmet satın almak yoluyla bu yükümlülüklerini yerine getirebilmektedirler.
    OSGB’ ler kurulurken sistemin eksikleri düşünülmüş ve bu eksiklere çare olması amacıyla kurulmuştur. Söz konusu eksiklerin başında sayıca yetersiz işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının sayısının yetersizliği gelmektedir. İşverenlerin bireysel olarak bulmakta zorlanacağı bu personellerin OSGB’ lerden hizmet satın alımı yolu ile sağlanması amaçlanmıştır. Diğer büyük eksiklik tecrübedir. Sektörde tecrübeli ve ne yapacağını bilen İSG profesyonellerinin azlığı sistemin işleyişini engelleyeceği ya da aksatacağı düşünülmüş; OSGB’ lerin birer akademi, araştırma merkezi gibi hareket etmesi, bünyesinde çalışan profesyonelleri yetiştirmesi ve sistemin ihtiyacı olan tecrübeyi kazandırması hedeflenmiştir. KOBİ’ lerin hekim ve uzman istihdamı konusunda yaşayacağı maddi külfet de OSGB’ ler kanalı ile minimize edilmiş olacaktı.
    İş Güvenliği Kanunu Haziran 2012’ de çıkıp, Ocak 2013 itibari ile de kademeli olarak yürürlüğe girdi. Fakat geçen zaman diliminde OSGB’ ler beklenen faydayı vermemekle beraber, sistemin aksamasının sebebi olarak ön plana çıkmaya başladı. Bakanlık yetkililerinin, İSG profesyonellerinin ve de işverenlerin şikâyetleri OSGB’ leri hedef tahtasına koydu. Bu kurumlar gerçekten sistemin aksamasını sebebi mi? Yoksa aksayan bir sistemin meyveleri mi?
    İş sağlığı ve güvenliği uzmanlık ve özveri gerektiren bir alan olmasına rağmen, OSGB açabilme kıstasları içinde bu konulara değinilmemiştir. Mevcut yönetmelikte OSGB’ lerin fiziki koşullarına ve başvuru harcına değinilmiştir. Yani fiziki koşulları sağlar bir hizmet binası edinen, başvuru harcını yatıran her birey OSGB açabilmektedir. Herhangi bir uzmanlık, profesyonellik aranmamaktadır. Bu da pastadan pay almak isteyen yatırımcıların iştahını kabartmış, sektör içine girmelerine sebep olmuştur. OSGB’ ler süreç içinde kar amacı güden işletmeler halini almıştır. Yetkili kurumlar hizmet bedelleri konusunda taban ve tavan fiyat belirlemesi yapmayınca OSGB sahibi olan, büyük kar hedefleri güden yatırımcılar, dolambaçlı yollara başvurmaya başlamış; iş sağlığı ve güvenliğini içinden çıkılmaz bir girdaba sürüklemişlerdir. İş sağlığı ve güvenliğini kar hedefi güden yatırımcıların eline bırakan, onların daha fazla para kazanmak için dolambaçlı yollara girmesine imkan sağlayan sistemin aksak noktalarına değinecek olursak;
    · İSG-KÂTİP sistemi üzerinden 1 kişinin çalıştığı işletmeye de 7 kişinin çalıştığı işletmeye de iş güvenliği uzmanı ataması 1 saat olarak tanımlanmakta. Bu 1 kişi çalışan işletme ile 7 kişi çalışan işletmenin iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi maliyetinin eşit olmasına sebep olmaktadır. Sonuç olarak OSGB’ ler 7 kişi çalışan işletme ile 1 kişi çalışan işletmeye eşit fiyat teklifi vermektedir. Verilen düşük ücret teklifi daha fazla işçi çalışan firmalar için de örnek teşkil etmekte ve hizmet bedelleri çok düşük rakamlara inmektedir.
    · OSGB’ ler maliyet hesabı yaparken doktor ve iş güvenliği uzmanının saatlik mesai ücretini hesaplamakta; yolda geçen süreleri, yol maliyetlerini, yemek maliyetlerini hesaba katmamaktadırlar. Bu sebeple başlarda iştahlarını kabartan 1-2 saat hizmet süreli işletmeler zaman içinde birer yük halini almaktadır. Bu da OSGB’ lerin İSG-KÂTİP üzerinden hizmet veriyor olarak göründükleri; fiili olarak da yük olarak gördükleri için hizmet vermedikleri işletmeler oluşmasına sebep olmaktadır. Ayrıca iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin yolda geçirdiği süreler hizmet süresinden sayılmamaktadır. OSGB koordinatörlerince bu gerçek bilinmesine rağmen birçok iş güvenliği profesyonelinin 180 saatlik aylık mesaisi ve 37 saatlik fazla mesaisi esas alınarak işyeri görevlendirmeleri yapılmakta, fakat yolda geçen süreler, yemek süreleri hesaba katılmadığı için İSG-KÂTİP üzerinden atama yapılmış olan çok sayıda işletmeye işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı yapması gereken ziyaretleri yapamamaktadır.
    · Sürekli olarak iş güvenliği uzmanı sayısı ve yeterliliği tartışılmakta fakat işyeri hekimi sayısı göz ardı edilmektedir. İş güvenliği uzmanlarının seçilme havuzu gayet geniş olmakla beraber işyeri hekimleri için bu durum tam tersidir. Mevcut durum sektörün işyeri hekimi ihtiyacının altında kalmasına ve işyeri hekimi ücretlerinin çok yüksek olmasına sebep olmaktadır. Hizmet bedelleri amansız rekabet sonucu düşmektedir. OSGB’ ler de iş sağlığı bedelini daha düşük ücrete mal etmek için emekli, evinde oturan doktorların diplomalarını düşük ücretler ile kiralamakta, hizmet veriyor göründükleri işletmelere doktor görünümlü sağlık personeli hatta bazen iş güvenliği uzmanı gönderebilmektedir.
    · İş yeri hekimlerinin; sayılarının az ve hizmet sürelerinin kısa olması sebebiyle, fazla sayıda işletmeye bakabilmeleri bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Bunların başında işyeri hekimleri asli görevi olan eğitim ve danışmanlık hizmetini yerine getirememektedir. Birde görevleri olmamasına rağmen işyerlerinde poliklinik hizmeti vermeleri sonucu asli görevleri hepten aksamaktadır. Meslek hastalıkları ve iş sağlığı ile ilgili çalışanların bilgilendirilmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve çalışma ortamının gözlemi için yeterli sürenin olmaması iş sağlığı açısından iyileşme olmasının önünde engel teşkil etmektedir.
    · Türkiye genelinde OSGB sayısı hedeflenenin çok üzerine çıkmıştır. Zaten denetim mekanizmalarının zayıf olduğu sistemde artan OSGB sayısı artı bir denetime muhtaç alan yaratmıştır. Ayrıca sayının artması hizmet bedellerini çok aşağılara çekmiş buda iş güvenliği profesyonellerinin aldığı ücretlere yansımıştır. Profesyonellerin düşük ücretlerle çalışması, fiili olarak hizmet verebileceğinden daha fazla firmaya atamasının yapılması hizmet kalitesini düşürmüştür.
    Yukarıda sayılan sebeplerle iş sağlığı ve güvenliği açısından bir sistem geliştirilememiş olup; böyle önemli bir konu kişilerin inisiyatifine terk edilmiştir. Aksayan sistem içinde bozuk çark olarak OSGB’ ler gösterilmiş ve bütün aksaklıkların faturası bu kurumlara çıkartılmıştır.
    Sistemin kurulabilmesi ve sektörün ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gerekli işyeri hekimi ihtiyacının karşılanması için projeler geliştirilmelidir. Bu ihtiyaç tam olarak sağlanana kadar 1-2 saat hizmet süresi gerekli olan küçük işletmelerin iş sağlığı hizmetini kamu hekimlerince almalarının yolu açılmalıdır. İşyeri hekimlerinin poliklinik hizmeti vermelerinin önü gerekli düzenlemeler ile kapatılmalı, işyeri hekimlerinin asli görevleri olan danışmanlık ve eğitim görevlerini yapmalarının önü açılmalıdır. Yine aynı kapsamda hekimlerin çalışan başına verecekleri hizmet süreleri düzenlenmelidir.
    Onaylı defter üzerinden işverene yapılan bildirimlerin, bakanlığın takip sistemine yüklenebilmesi için gerekli altyapı sağlanmalı, bakanlığın ilgili birimleri takiplerini buradan yapmalıdır.
    Çıkarılan yasa ve yönetmeliklerin terminlerine uyulmalıdır. Erteleme, öteleme ve cezai durumlar için af gibi hususlar iş sağlığı ve güvenliği gibi önemli bir konunun ciddi ve sistematik olması gereken yaklaşımını zedelemektedir.
    İş güvenliği profesyonellerinin özgür ve bağımsız çalışma şartları sağlanmalıdır.
    Bakanlık OSGB’ lere gerekli altyapı ve teknik desteği vermeli, hizmet verecekleri konular ile ilgili olarak bilgilendirmeler gerçekleştirmelidir. OSGB’ lerin denetimleri sıklaştırılmalıdır.
    OSGB’ lerin hizmet kalitelerini artırabilmeleri için taban fiyat belirlemesi yapılmalıdır. Aksi takdirde piyasada oluşan kontrolsüz rekabet çeşitli gayr-i yasal şartları doğurmaktadır.
    OSGB açmak ve işletmek için İSG profesyoneli olma zorunluluğu getirilmelidir.
    İSG-Kâtip üzerinden yapılan atamaların dakika temelli olması sağlanmalı, bu sayede 1 kişi çalışan firmanın İSG hizmet bedeli ile 7 kişi çalışan firmanın İSG hizmet bedeli arasında farklılık yaratılabilmesinin yolu açılmalıdır.
    Sonuç olarak iş sağlığı ve güvenliğine hak ettiği ilgi, ciddiyet ve profesyonellik ile yaklaşılmalı; ülke insanının iş kazaları zarar görmesi, milli servetimizin ihmaller sonucu boşa harcanmasının önü kapatılmalıdır. Yetkili birimler ve sektörün çalışanları üzerlerine düşenleri layığı ile yapmalı, yapmayanlara bedel ödetebilmelidir.

    Saygılarımla.
    Murat EVLİCE
    İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI
     
    M.Aydın ve Musa Kamil Ekin bunu beğendi.