Asıl Işveren Ve Alt Işveren Ilişkisi

Konu, 'İş Hukuku ve SGK' kısmında Musa Kamil Ekin tarafından paylaşıldı.

  1. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    Asıl İşveren ve Alt İşveren İlişkisi
    01.09.2015
    İşveren, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda “İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut olmayan kurum ve kuruluşları” olarak tanımlıdır ve herhangi bir sektörde etkin şekilde faaliyette bulunulması şartı ile sigortalı olarak işçi çalıştıran taraf olarak kabul edilir. Alt işveren tanımı ise 5510Sayılı Kanun’un 12. Maddesinde “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye” alt işveren denir.

    Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.

    Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Kurulma Şartları
    27.09.2008 tarih 27010 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği ile işveren- alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını ve bildirim yükümlülüklerini açıklamıştır.

    Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için;

    a) Asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçileri de bulunmalıdır.
    b) Alt işverene verilen iş, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır. Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır.
    c) Alt işveren, üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırmalıdır.
    ç) Alt işverene verilen iş, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir iş olmalı, asıl işe bağımlı ve asıl iş sürdüğü müddetçe devam eden bir iş olmalıdır.
    d) Alt işveren, daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kimse olmamalıdır. Ancak daha önce o işyerinde çalıştırılan işçinin bilahare tüzel kişi şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, alt işveren ilişkisi kurmasına engel teşkil etmez.

    İşyerini bildirme
    (1) Alt işveren, kendi işyeri için Kanunun 3. Maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. (2) Alt işveren, işyerinin tescili için şekli Bakanlıkça belirlenen işyeri bildirgesi ile birlikte 6. Maddede belirtilen belgeleri bölge müdürlüğüne verir.
    (3) Bir işyerinde her ne suretle olursa olsun asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması yeni bir işyeri kurulması olarak değerlendirilir.

    İşyeri tescili
    1) Bölge müdürlüğünce, 5. maddenin birinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunan alt işverenin işyeri tescil edilerek işyeri için bir sicil numarası verilir.
    2) İşyeri bildirgesinde beyan edilen bilgilerin ve eklenmesi gereken belgelerin eksik veya gerçeğe aykırı olması hâlinde işyerinin tescili yapılmaz.

    6552 Sayılı Torba Kanunla taşeron işçiler ve taşeron işçi çalıştırma konularında yapılan düzenlemelerle, taşeron işçilerine getirilen güvence ve yeni haklar bulunmaktadır. Yapılan değişiklik; asıl işveren, işçi ücretlerini ödeyip ödemediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etme ve varsa ödenmeyen ücretlerini, taşeronun hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırma yükümlüğü getirildi. Böylece taşerona bağlı olarak çalışan işçilerin ücretleri garanti altına alınmış oldu. SGK bildirimlerinin yapılıp yapılmadığı veya prim ödemelerinin düzenli şekilde ödenip ödenmediğinin kontörlünü de asıl işveren takip ederek gerekli denetlemeleri yapmakla yükümlü olacaktır.

    Taşeron işçilerinden, bağlı olduğu taşeron değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanacaktır. Böylece, özellikle hizmet alımı kapsamında, kamuda çalışan taşeron işçilerle ilgili olarak, ihalenin yenilenmesi nedeniyle taşeronun değişmesi halinde yeni taşeron işçilerin önceki çalışma süresini de dikkate almak zorunda kalacak ve yıllık izni hak etmede esas alınan bir yıllık sürenin hesabına kendisinden önceki taşeron veya taşeronlar dönemindeki çalışma süresini de dâhil edecektir. Ayrıca bu yasa ile, asıl işverene, yani taşerona işveren kişiye, kamu kurum ve kuruluşlarında ise ilgili kamu idaresine, taşeron tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etme ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlama, taşerona ise İş Kanunun 56. Maddesinin 6. fıkrasına göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene, kamu kurum ve kuruluşlarında ise ilgili kamu idaresine verme yükümlülüğü getirildi.