Bilgisayar Ve Ergonomi

Konu, 'Ergonomi ve İlkeleri' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Giriş:

    Günlük yaşamın bir parçası haline gelen bilgisayarlarla ilgili en çok sorulan sorular bilgisayar kullanımının sağlığı etkileyip etkilemediğidir.

    Özellikle işyerlerinde birinci derecede bilgisayar kullanan mesleklerde bu sorular daha fazla ağırlık kazanmaktadır.

    İşyerlerinden kaynaklanan şikayetler genellikle başağrısı, göz yorgunluğu, bel ve sırt tutulmaları ve ağrıları, omuz ,el ve kol eklemlerinde ağrılar, genel yorgunluk ve iş stresi olarak ifede edilmektedir.

    Daha da önemlisi bilgisayarlardan yayılan radyasyonların sağlık için ne düzeyde tehlikeli olduğu sıkça öğrenilmek istenmektedir.

    Özellikle radyasyona bağlı katarkt ve göz bozuklukları, erken veya sakat doğumlar, düşükler gibi risklerin varlığı tartışılmaktadır.

    Bilgisayar ekranları sağlığımızı etkiliyor mu?

    Sorumuza yanıt verebilmek için öncelikle bilgisayar ekranlarından kaynaklanan riskleri ve risklerin boyutlarını sıralamak gereklidir.

    Bilgisayar kullanım sırasında karşılaşılan rahatsızlıklar şöyle ifade edilebilir;

    • Gürültü
    • Görsel Problemler
    • Yorgunluk
    • Psikolojik Sorunlar, İş Stressi
    • Radyasyonlar
    Gürültü;

    Yapılan ölçümlerde bilgisayar kullanılan ofislerde gürültü seviyesinin

    55 dB(A) civarında olduğu saptanmıştır. Her ne kadar bu seviyenin işitme kaybına neden olmadığı biliniyorsa da bu düzeyde bir gürültü dikkatin dağılmasına, sıkıcı bir ortamın meydana gelmesine neden olur. Özellikle seslerin yüksek frekanslı olması bu rahatsız edici faktörleri daha da arttırır.

    Ofislerde genellikle gürültü kaynağı yazıcılardır. Bu nedenle yazıcılar sese karşı yalıtılmalı veya ofis dışına çıkarılmalı veya sessiz çalışanlar tercih edilmelidir.

    Göz ve Görme ile İlgili Sorunlar:

    Bilgisayar operatörlerinin görmeye yönelik sorunlarının başında göz sulanması, gözlerde tahriş ve batma, göz yorgunluğu, mavi ve çift görmedir. Bilgisayar ekranlarının katarakt yaptığı da gündemdedir.

    Özellikle WHO (World Health Organisation) ve diğer araştırmacıların yaptığı araştırmalara göre yukarda ifade edilen rahatsızlıklarn doğrudan bilgisayalara ilişkin olmadığıdır. Başka bir ifade ile adı geçen rahatsızlıklarla bilgisayar kullanımı arasında anlamlı bir fark yoktur.

    1.png
    Tablo 1. Bilgisayar kullanırken karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

    Bilgisayar ekranlarındaki görüntü kalitelerinin artması, çalışma periyotlarının ve çalışma yüklerinin ayarlanması, çalışma ortamının düzeltilmesi (ergonomik koşullar) bu tür şikayetleri en aza indirmektedir.

    Ancak burada üzerinde önemle durulması gerekli konu miyop, hipermetrop ve benzeri gibi göz sorunları olan operatörlerinin uygun gözlük kullanmamaları, bifokal gözlükler takmaları, görme mesafelerini ayarlayamamaları, görme ve diğer şikayetleri arttırıcı yönde geliştireceğidir.

    WHO (World Health Organisation), bilgisayarda çalışacak operatörlerin ayrıntılı bir göz kontrolundan geçmesini ve bilgisayar kullanımı konusunda eğitim almalarını önermektedir.

    Göz ile ilgili sorunların ortadan kaldırılması veya , aza indirilmesi için bilgisayar ekranlarının seçimi, ayarları ve çalışma ortamının amaca uygun aydınlatılması hayati önem taşır.

    Görüntü özellikleri: Bilgisayarlarda kullanılan yazı karakterlerinin kontrastı, keskinliği, düzeni, büyüklüğü, rengi, zemin rengi, görüntü sabitliği veya görüntünün titreşimleri şikayetleri önemli derecede etkiler.

    Çalışma ortamının aydınlatılması: Bigisayar kulanılan ortamının aydınlatılması genel oda aydınlatması ile aynı değildir. Ekranda yansımalara ve parlamalara neden olmamak için ortam ışığının çok parlak olmaması ve hem genel hem de lokal aydınlatmanın kullanılması gereklidir.

    Pencereleden gelen güneş ışığı ve ekrana yansıyan ışıkların engellenmesi yararlıdır. Bu amaçla güneş ışığının geliş doğrultusuna göre dikey ve yatay ayarlanabiir pedelerin kullanılması tercih sebebidir.

    Özellikle oda aydınlatmalarında dolaylı aydınlanma tercih edilmektedir.

    Yorgunluk:

    Bilgisayarda çalışanların şikayetlerinin %75'ini boyun, omuz, el, kol, ayak, sırt rahatsızlıklarından oluşan yorgunluk meydana getirir. Bu tür rahatsızlıklara tekrarlanan hareketlere bağlı kas-kemik hastalıkları adı verilir.

    Adı geçen rahatsızlklar tamamen duruş pozisyonlarına, yanlış sandalye ve masa seçimine, çalışma ortamının ergonomik kurallara uygun olarak düzenlenmemesine, fazla iş yüküne bağlı olarak artış gösterir.

    Bilgisayar operatörünün sandalye seçimi yorgunluğun giderilmesinde önemli rol oynar.

    Sandalyenin özellikleri şöyle sıralanabilir:

    • Ayarlanabilir sırt desteği,
    • Ayarlanabilir kol destekleri,
    • 5 ayaklı ve ayakları tekerlekli,
    • Yüksekliği ayarlanabilir ve kendi ekseni etrafında dönebilir oturma yeri,
    • Ayak koyma platformu.

    Çalışma masasının düzenlenmesi sırasında uyulması gerekli faktörler ise şunlardır:

    • Masa yüksekliği: 58.4 - 73.6 cm
    • Bakış mesafesi: 40.6 - 73.1 cm.
    • Masa kalınlığı: 2.5 cm
    • Çalışma alanı genişliği: En az 71.3 cm. Bilgisayar ve döküman için ek alan gereklidir.
    • Göz - Ekran ilişkisi: Ekranın tepe noktası göz hizasında olmalıdır.
    • Bakış açısı: 15 - 30 derece.
    • Sandalye oturma genişliği (En az): 51.0 cm.
    Diz-masa mesafesi (En az): 38.1 cm

    2.png

    • Ayarlanabilir sandalye yüksekliği: 40 - 58.4 cm.
    • Sandalye oturma platformu derinliği: 30 - 43 cm.
    • Oturma platformu açısı (İleri - geri ayarlanabilir): 0 - 10 derece.
    • Sırt desteği (Aşağı yukarı ayarlanabilir): 15 derece
    • Sırt desteği ile oturma platformu açısı (Ayarlanabilir): 90 - 15 derece.
    • Oturma platformu ile bacak arasındaki açı: 60 - 100 derece.
    • Dirsek açısı:70 - 135 derece
    Bilgisayar başında uzun süreli çalışan operatörler yorgunluklarını egzersiz yaparak ve iş yükünü ayarlayarak azaltabilirler. Örneğin;
    1. Bir saat çalıştıktan sonra 10-15 dakika mola vermek.
    2. Çalışma pozisyonlarını sık sık değiştirmek.
    3. Vücut ve göz egzersizleri yapmak.
    4. İş yükünü operatörün molalarına göre düzenlemek.
    5. İş rotasyonu.
    İlk başvurulacak önlemler olabilir.

    Isı, nem ve Klima:

    Uygun oda sıcaklığı, yeterli havalandırma , sabit bir nem oranı

    (% 30-70) ergonomik koşulları tamamlayan faktörlerdir.Statik elektriğin oluşmaması için kuru ortamlarda anti-statik yer döşemeleri önerilmektedir.

    Radyasyonlar:

    Bilgisayar ekranları değişik cinste radyasyon yayan cihazlardır. Bu radyasyonları şöyle sıralayabiliriz.

    X-ray, Ultraviyole (UV), İnfrared (IR), Radyo dalgaları(RF), Çok kısa dalga (ELF), Elektrostatik alanlar ve Ultrases.

    Bir katod tüpü olarak çalışan bilgisayar ekranı yüksek voltaj ( 45 kV'dan daha fazla) ile çalıştığı için x-ray yayar ve elektrostatik alanlar ortaya çıkar. Görüntünün ekranda belirmesi elektronların ekranın fosforlu iç yüzeyine çarpması yoluyla gerçekleşir ve bu sırada UV ve IR oluşur.

    RF ve ultra ses , yüksek voltaj transformatöründen, ELF ise görüntünün dikey ve yatay ayarı sırasında elektrostatik alan nedeniyle yayılır.

    Burada cevap verilmesi gerekli olan soru ortama yayılan radyasyonların hangi boyutta olduğu veya bilgisayar kullanıcısının sağlığını etkileyip etkilemediğidir.

    Amerika'da NIOSH (National Institute for Occupational Safety and Health) ve FDA, Kanada ve Batı Avrupa'da bir çok ülke ve WHO

    (World Health Organisation) gibi uluslarası kuruluşlar bilgisayar ekranlarından yayılan radyasyonların ölçümü için çalışma yapmaktadır. Ek olarak Amerika'da OSHA (Occupational Health and Safety Administration) ve ACGIH (American Conferace of Govermental Industrial Hygienist) ölçümleri müsaade edilen standartlar ile karşılaştırmıştır.

    Elde edilen sonuçlara göre, ölçülen değerlerin günlük yaşamda karşılaşılan radyasyonların (background) seviyelerde olduğu ek bir maruziyetle karşılaşılmadığı, kimi zaman yayılan radyasyonların çok düşük olması nedeniyle ölçüm zorluğu çekildiği ifade edilmektedir. Bu sonuçların imalat hatası olmayan, kalite kontroldan geçmiş sağlam bilgisayar ekranları için geçerli olduğu hatırlatılamaktadır.

    Adı geçen kuruluşlar önümüzdeki 20-30 yıllarda herhangi bir istenmeyen sağlık sorununa imkan vermemek için araştırmalarını sürdürmektedirler.

    Kaynaklar:

    1. OSHA. "Health and Safely Guidelines For VDU in The Workplace".
    March 1999
    2. NIOSH. "NIOSH Publications on VDU" September 1999.

    Daha Sağlıklı bir Beden İçin PC Kullanıcılarına Öneriler

    Uzun sürelerde bilgisayar kullanımı uzun vadede kullanıcılar üzerinde çeşitli problemlere neden olmaktadır. Birçoğunuz uzun süre dikkat gerektiren işlerle uğraştıktan sonra bileklerinizde ve sırtınızda ağrılar oluştuğunu fark etmişsinizdir. İsterseniz önlem alınmaksızın uzun sürelerle bilgisayar kullanımı nedeniyle oluşan rahatsızlıklara bir göz atalım:
    1. Disk kayması
    2. Bilek, diz, dirsek kireçlenmesi
    3. Omuz ve boyun tutulması
    4. Göz bozuklukları
    Çalışma aralarında birkaç dakika yapılacak egzersizlerle engellenebilecek bu rahatsızlıklar sinsi bir şekilde geliştikleri için genellikle uzun süreler sonunda fark edilmektedirler.
    Egzersizler
    Sırt ve Omuz Hareketleri
    Klavye başında yapılan işlemler ve tekdüze işler sırtın ve omuzların uzun süre aynı pozisyonda kalmasına neden olmaktadır.
    Ayağa kalkıp ve sağ elinizle sol omzunuzu sol elinizle sağ omzunuzu kavrayınız. Başınızı kolunuzun aksi yönünde çevirebildiğiniz kadar hareket ettiriniz

    Baş ve Boyun Hareketleri
    Boynunuzu beşer kez sağa sola öne ve arkaya doğru hareket ettirin. Başlangıçta kendinizi zorlamayın. Gün geçtikce ve boyun kaslarınız güçlendikçe zaten hareket mesafesi artacaktır.

    Bilgisayar ve Sandalye Hareketleri
    Özellikle fiziksel özelliklerinize uygun olarak ayarlanmamış sandalye üzerinde yapılan çalışmalar kullanıcılar üzerinde daha zararlı olmaktadır. Bu yüzden kendinize, uygun boyutta ve yapıda bir sandalye edinmeniz yararlı olacaktır.
    Resim 4, 5 ve 6'da görmüş olduğunuz hareketleri her iki saatte bir kez mutlaka yapın . Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

    Birçoğunuza burada anlatılanlar uygulanabilir gelmeyecektir. Zira ofiste bu tip hareketler yapan biri dikkat çekecektir. Ancak bunun ardına saklanmamalı ve kendi sağlığınız için elinizden geldiğinde bu egzersizleri yapmalısınız.
    Rahatsızlıklar
    Sanırım bunu sağlamak için biraz da gözünüzü korkutmak gerekebilir. Özellikle çizim yapanlar ve işleri genelde fare ile olanlarda rastlanan önemli bir rahatsızlık karpal tünel sendromu dur. Karpal tünel sendromu, el bileğinin bir hastalığıdır. Bilekteki karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar. Genel belirtileri şunlardır:
    • Geceleri ellerde ortaya çıkan ve zaman içinde giderek şiddetlenen uyuşmalar ve ağrılar. Uykudan uyandıracak kadar kötü olabilir ve kola, omuza yayılabilir.
    • Avuç içinde ve parmaklarda his kaybı veya elektrik çarpması hissi. Özellikle baş, işaret ve orta parmaklarda görülür.
    • Elde kuvvet kaybı, tutamama, tutulan şeyleri düşürme.
    • Eli sallamakla bu ağrıların hafiflemesi.
    El-Bilek kanalı hastalığı hekimler tarafından çok eskiden beri bilinmesine rağmen başka hastalıklarla karışabilmekte ve çoğu zaman hastalar doğru tanı alamadığı için hekim-hekim dolaşmaktadır. El-bilek kanalı hastalığı yerine boyun fıtığı tanısı alarak ameliyat olmuş ancak şikayetlerinden kurtulamamış hastalara sık rastlanmaktadır.
    El bileği karışık bir anatomik yapıya sahiptir. Parmak ve el hareketlerini sağlayan adale-sinir-damar kompleksi buradan geçerek, dağılır. Median sinir dediğimiz, başparmak ve işaret parmağının hareket ve duyusunu sağlayan bir sinirde bileğin iç yüzünün ortasından geçerek el içinde dallara ayrılır. Bu sinirin üstü, el bileği hizasında ve kısmen de avuç içinde kalın koruyucu özelliği olan bir bantla kaplıdır. Bu koruyucu bant , orta yaşlara doğru çeşitli nedenlerle kalınlaşarak, altında kalan ve koruduğu siniri sıkıştırır.

    Başlangıçta,
    • Aşırı kullanmayı engellemek, el bileğine aşırı yük binmesine neden olacak işlerden kaçınmak
    • Ağrı kesiciler ve antienflamatuvar ilaçlar
    • Bilek egzersizleri
    • El bileği atelleri, gece atelleri
    • Lokal ya da sistemik kortizon enjeksiyonları
    çoğu kimse için yeterli olmaktadır.
    Ancak zaman içinde şikayetler tekrar başlar ve kalıcı çözüm basit bir cerrahi girişimle sinirin serbestleştirilmesidir. Lokal veya genel anestezi altında, mikroskop kullanılarak el bileğinden avuç içine doğru yapılan 1-2 cm'lik bir kesiyle, sinirin üstündeki bant kesilerek, sinirin sıkışması ortadan kaldırılır. Bu yöntem kalıcı bir rahatlamaya neden olur. Ameliyat sonrası 3-5 gün el bileği istirahatini takiben, hasta normal yaşantısına döner.
    Boyun fıtığına aday mısınız?

    Duruş ve oturuşuna dikkat etmeyen herkes boyun rahatsızlığı yaşar. Bir de boyun fıtığına potansiyel aday meslek grupları vardır.
    -Şoförler,
    -Bilgisayar operatörleri,
    -Masa başı iş yapanlar,
    -Telefon operatörleri (ki bazen telefon yoğunluğunda iki telefonu birden idare edeceğim derken, telefon ahizesini başıyla omuz arasında tutmak için boynunu bükerler ki, bu çok yanlış bir harekettir),
    -Boynu sağa sola, öne arkaya hareket ettirmeyip, rutin halde kalmasına sebep olan meslek gruplarında çalışanlar,
    -Aşırı stres içinde bulunan kişiler boyun fıtığına aday kimselerdir.
    Boyun hareketsiz kalırsa ne olur ?

    Risk faktörü içinde bulunan meslektekiler, bir de arada bir boyunlarını hareket ettirecek egzersizler yapmazlarsa bakın neler olur?
    • Boyun bölgesi yeteri derecede kan alamaz,
    • Beyin dokusu yeteri kadar kan alamaz,
    • Bu durumda kalp beyine kan göndermek için daha çok zorlanır,
    • Sindirim sistemi etkilenir,
    • Hazımsızlık ve şişkinlik oluşur,
    • Bağırsaklarda gaz ve kabızlık oluşur,
    • Kollarda uyuşma ve karıncalanmalar başlar,
    • Karaciğer fonksiyonunu yerine tam olarak getiremez olur,
    • Böbrekler süzme görevini tam olarak yapamaz olur,
    • Kan dolaşımında aksamalar sebebiyle, kan dolaşımı sistemi zorlanmaya başlar,
    • Genel uyuşukluk baş gösterir,
    • Özellikle kol ve bacaklarda kuvvet kaybı ortaya çıkar.

    Bunlar zaman içerisinde vücuttaki bütün sistemi etkiler, vücudun dengesini alt üst eder.
    Bilgisayara bağlılığımız artıkça; bel, sırt ağrıları, boyun bölgesinde rahatsızlıkların yanı sıra gözlerimizde CVS ( göz yorgunluğu rahatsızlığı ) hastalığı ile karşılaşabiliriz.
    Göz yorgunluğu rahatsızlığının nedenleri arasında en genel belirti bilgisayar ekranında pixellerden oluşan görüntülerin hafızada kayıtlı tutabilmesi için normalden çok daha fazla çalışması gerekiyor.

    Bilgisayar ekranının gözlerimizdeki olumsuz etkileri:
    Bulanık görme, uzaktan ve yakından bir noktaya odaklanmanın zorlaşması, gözlerin kuruması ve kızarması, göz yorgunluğu belirli bir dinlenme süresi sonucunda geçen baş ağrısı, kontak lens kullananlarda lenslerin rahatsız etmeye başlaması olarak sıralanabilir.

    Bazı öneriler:
    • Eğer gözlük kullanıyorsanız sizin için doğru gözlük olup olmadığını kontrol edin.
    • Gözünüzün kurumasına izin vermeyin ve sürekli olarak kırpın.
    • Ara sıra ekrandan farklı bir yere bakarak konsantre olmaya çalışın.
    • Ekrana yakın oturmayın.
    • Monitörünüzü göz seviyenizden aşağı şekilde yerleştirin.
    • Ekranınızın renk ve parlaklığını ayarlayın ve öyle kullanın. Çok parlak ve göz alıcı olmamasına dikkat edin.
    • Sık sık oturuş pozisyonunuzu kontrol edin. Dik oturun.
    Umarım yararlı olmuştur. Daha verimli ve sağlıklı yaşamak için ufak birkaç noktaya dikkat yeterli olacaktır

    Ergonomi ilkeleri ve sandalye

    Sandalye ve ergonomi ilkeleri arasındaki bağlantı.
    Doğru sandalye ile ergonomik bir çalışma sahası oluşturun.

    3. TEMEL ERGONOMİ İLKELERİ

    İşyeri koşullarının adım adım izlenerek ergonomik prensiplerin uygulanması ve problemlerin çözülmesi gereklidir. Bazen işyeri sürecinde, işyeri ortamında, kullanılan el aletlerinde yapılacak küçük değişiklikler üretim, sağlık ve güvenlik alanlarında büyük değişikliklere neden olabilir. Örneğin aşağıda verilen iyileştirme değişiklikleri gibi:

    · Ayrıntılı işlerin olduğu yakın kontrolun yapıldığı çalışmalarda tezgah ağır işlere göre daha aşağıda olmalıdır.
    · Montaj işlerinde gelen parçalar işe uygun bir pozisyonda olmalı ve işçi kas gücünün büyük bir kısmını işi için harcamalıdır.
    · El aletleri sakatlanmaya ve kazaya neden oluyor ise değiştirilmeli veya düzeltilmelidir. İşçiler bu alanda çok güzel fikirlere sahip olabilirler.
    · İşçinin yaptığı iş uzun süreyle ters harekete, uzanmaya, dönmeye neden olmamalıdır.
    · İşçiler uygun kaldırma yöntemleri konusunda eğitilmelidir. İş dizaynı kaldırma ve taşımaları minimize edecek şekilde planlanmalıdır.
    · Oturarak çalışma minimize edilmelidir, böylece ayakta çalışma oturarak çalışmaya göre daha az yorgunluk getirir.
    · İş değerlendirilmesi ile tekrarlanan işleri yapan işçiler diğerleri ile rotasyona girmeli ve böylece işçilerin aynı kaslarının kullanılması ve sıkıcılık önlenmiş olur.
    · İşçiler ve kullandıkları makinalar iyi yerleştirilerek gereksiz performans kayıpları ve vücut zorlamaları önlenmiş olur.

    1. Çalışma alanı:

    Çalışma alanı işçilerin işini yaptıkları alan veya bölgedir. Bu alanda makinalar, kontrollar, masa ve sandalye veya bilgisayar bulunabilir.

    İyi planlanmış çalışma alanı kötü koşuların oluşturduğu hastalık ve incinmeleri engeller. Çalışma alanı işçi ile birlikte işin gerektirdiği koşulara göre etkin bir şekilde dizayn edilmelidir.

    İyi planlanmış bir alanda işçinin vücudu konforlu ve uygun bir şekilde pozisyon alacaktır. Aksi durumda karşılaşılacak problemler şunlardır:

    · Sırt ağrısı ve incinmeleri,
    · RSIs gelişmesi,
    · Ayaklarda dolaşım bozuklukları.

    Oluşan problemlerin sebepleri şunlardır:

    · Kötü dizayn edilmiş sandalye,
    · Uzun süre ayakta durma,
    · Uzak bölümlere uzanma,
    · Yetersiz aydınlatma nedeniyle işçinin işine yakın durması.

    Aşağıda işyeri düzenlenmesine ilişkin bazı ergonomik prensipler verilmektedir. Bir çalışma ortamı düzenlenirken vücut ölçülerinin bilinmesi çok önemlidir.

    3.png
    Baş yüksekliği:

    · En uzun boylu işçinin çalışabilmesi için gerekli alan hazırlanmalıdır
    · Görüntü ekranların ve kontroları göz seviyesinin altına yerleştirilmelidir. Çünkü işçiler aşağıya doğru daha rahat bakabilirler.

    Omuz yüksekliği:

    · Kontrol panelleri insanın beli ile omuz arasına yerleştirilmelidir.
    · Sık kullanılan cisimlerin ve malzemelerin omuz seviyesinin üstüde olmamasına dikkat edilmelidir.

    Kol uzanma mesafesi:

    · Malzemeler en kısa kolun yetişebileceği uzaklıkta olmalı ve malzemelere uzanırken eğilme veya bükülme yapılmamalıdır.
    · Uzun boylular malzemelere ulaşırken aşağıya doğru eğilmemelidir.
    · Malzemeler vücudun ön kısmına yakın olmalıdır.

    Dirsek yüksekliği:

    · Çalışma yüzeyi yüksekliği yapılan işin niteliğine göre ayarlanarak masanın altında veya üstünde olmalıdır.

    El yüksekliği:

    · Kaldırılan malzemelerin el ve omuz yüksekliği arasında olduğuna dikkat edilmelidir.

    Ayak uzunluğu:

    · Sandalye yüksekliği ve çalışma yüzeyi yüksekliği (masa veya tezgah) bacak uzunluğuna göre ayarlanmalıdır.
    · Özellikle uzun ayaklılar için rahat hareket edebileceği ve uzanacağı yeterli alan bırakılmalıdır.
    · Ayarlanabilir ayak koyma (istirahat) sayesinde ayaklar sarkmaktan kurtulacak ve vücudun pozisyonu kolay değişebilecektir.

    El büyüklüğü:

    · Kullanılan araç gereçler ele tam olarak oturmalıdır. Büyük eller için büyük, küçük eller için küçük malzemeler seçilmelidir.
    · Büyük eller için yeterli hareket alanı sağlanmalıdır.

    Vücut ölçüleri:

    · Geniş vücutlu işçiler için çalışma alanı yeterli büyüklükte olmalıdır.

    Ergonomik işyeri düzeni için bazı öneriler:

    · Her iş yerinde sağ ve sol el kullanımı için araç gereç olmalıdır,
    · Ayakta çalışılan her çalışma alanına sandalye verilmelidir. Periyodik dinlenme ve vücut şeklinin değiştirilmesi uzun süre ayakta durma problemlerini azaltır.
    · Gölge ve yansımaları azaltın ve işyerini iyi aydınlatın.

    Bir çalışma ortamını iyileştirmeyi düşündüğünüz zaman şu kural unutmayın: ortam rahat hissediliyorsa büyük ihtimal rahattır. Ortam konforsuz olarak hissediliyorsa hata işçilerde değildir. Mutlaka bir şeyler kötü dizayn edilmiştir.

    1. OTURARAK ÇALIŞMA VE SANDALYE DİZAYNI

    Oturma:

    Eğer bir iş yapılrken yeterli çalışma alanı yok ise ve fazla fiziksel aktivite gerekmiyorsa o iş oturarak gerçekleştirilebilir.

    NOT: Bütün gün oturarak çalışmak vücut ve özellikle sırt için için iyi değildir. Bu nedenle çalşanlar bazan görev değişikliği yaparak ayakta çalışma imkanına sahip olmalıdırlar. Oturarak çalışma için iyi seçilmiş bir sandalye şarttır. Sandalye işçinin baçak ve genel pozisyonunu kolayca değiştirebileceği özellikte olmalıdır.

    Oturarak çalışma sırasında uyulması gerekli ergonomik kurallar şunlardır:

    · İşçi tüm alanlara rahatlıkla ulaşabilmeli ve bu sırada vücudu eğilip bükülmemelidir.
    · İyi otuturma pozisyonu işçinin önündeki va yanındaki çalışma alana karşı dik olmasıdır.
    · Çalışma masası ve sandalye iyi dizayn edilmeli ve çalışma düzeyi ile dirsek aynı düzlem içinde (aynı yükseklikte) olmalıdır.
    · Sırt dik ve omuzlar rahat olmalıdır.
    · Mümkünse, dirsekler, eller ve kollar için ayarlanabilir destekler kullanılmalıdır.

    Çalışma sandalyesi:

    Ergonomik gerekinimler için uygun sandalye seçimi gereklidir. Bu amaçla aşağıdaki ergonomik özellikler izlenmelidir;

    · Sandalye çalışma masası ve çalışma tezgahı yüksekliğine ve işin performansına uygun olmalıdır.
    · İdeal olarak, oturma yeri ile sırt desteği ayarlanabilmelidir. Ek olarak sırt desteği tilt hareketi yapabilmelidir.
    · Sandalye işçinin ileri ve geri hareketini kolayca sağlamalıdır.
    · İşçinin masa altında ayaklarını uzatabileceği ve vücut hareketini kolayca değiştirebileceği alan olmalıdır.
    · Ayaklar rahatça yere basmalıdır. Bu mümkün değilse ayak desteği kullanılmalıdır. Ancak ayak desteği diz ve bacak kaslarına uygulanan basıncı elimine etmelidir.
    · Sandalye vücudun alt sırt kısmını destekleyen sırt desteğine sahip olmalıdır.
    · Sandalye rahatça dönmelidir.
    · Sandalyedeki ayak sayısı dengeyi sağlamak amacıyla beş adet olmalıdır.
    · Mümkünse kol destekleri çıkarılabilir olmalıdır. Çünkü bazı işlerde kol desteği rahatsızlık verebilir. Bazı durumlarda kol destekleri işçinin çalışma tablasına yeteri kadar yakınlaşmasını engeller.
    · Sandalyenin oturma alanı hava alıp verebilen bir kumaş ile kaplanmalıdır.

    Yukarda sayılan ergonomik özellikler özellikte gelişmekte olan ülkelerde işçilere ideal bir davranış olarak gelebilir. İçiler ve işverenler için unutulmaması gerekli konu işyerlerindeki bir çok sağlık ve güvenlik problemlerinin yetersiz ergonomik koşullarından kaynaklandığıdır. Ergonominin yeteri düzeyde anlaşılması ile birlikte işçiler çalışma ortamlarının değiştirilmesine, işverenler ise, üretim ile ergonomik prensipleri arasında ilişkiyi görmeye başlayacaklardır.

    1. AYAKTA ÇALIŞMA

    Eğer mümkünse uzun süreli ayakta çalışma önlenmelidir. Uzun süre ayakta çalışma sırt ağrısına, ayaklarda şişmelere, kan dolaşım sistemlerinde problemlere ve kas yorgunluklarına neden olur.

    Aşağıda ayakta çalışma sırasında uyulması gerek kurallar sıralanmaktadır;

    · Eğer bir iş mutlaka ayakta çalışmayı gerektiriyor ise, ek olarak belirli aralıklarla oturabilecekleri bir sandalye veya tabure sağlanmalıdır.
    · İşçi kollarının uzanabileceği alanlar dışına çıkmamalı ve bu alan dışına ulaşmak için sırtı dönme, eğilme ve uzanma hareketleri yapmamalıdır.
    · Çalışma masası veya tablası farklı yükseklikteki işlere göre ayarlanabilir olmalıdır.
    · Eğer çalışma alanının ayarlanması mümkün değil ise uzun işçiler için çalışma tablası destekle yükseltilmeli, kısa boylu işçilerin için bir platform üzerinde çalışma sağlanmalıdır.
    · Ayak dinlenme destekleri acı ve ağrı hislerini engelleyecek ve işçinin pozisyon eğiştirebilmesine olanak sağlayacaktır. Ayak yüksekliğinin zaman zaman değişmesi sırt ve bacaklardaki acı ve ağrıları önler.
    · İşçiler sert olmayan bir malzeme üzerinde çalışmalıdırlar (mat), Beton veya metal yüzeyler şokları absorbe edici malzeme ile kaplanmalıdır. Yerler temiz, düz ve kaymaz olmalıdır.
    · Ayakta iş yapan işçiler alçak topuklu ve tabanı destekli iş ayakkabısı giymelidir.
    · İşçiler pozisyonlarını değitirebilmeleri işçin yeterli diz hareketi yapabilmeli ve bu iş için gerekli alan bulunmalıdır.
    · İşçiler işine uzanmamalı ve vücudunun önünde 20-30 cm’lik bir uzaklıkta çalışmalıdırlar.

    Çalışma masası yüksekliği uygun yüksekliğe çıkarıldıktan sonra aşağıda sayılan önemli faktörler göz ardı edilmemelidir;

    · İşçinin dirsek yüksekliği,
    · Yapılan işin tipi,
    · Üretilen malzemenin boyutları,
    · Kullanılan alet ve edavat.

    Ayakta çalışırken untulmaması gerekli koşullar ise şunlardır;

    · Yüz işe dönük olmalı,
    · Vücut işe yakın olmalı,
    · Eğer bir tarafa dönülecek ise bel ve omuz bükülerek değil, ayaklar üzerinde dönülerek sağlanmalı.

    1. EL ALETLERİ VE KONTROLLAR

    El Aletleri:

    El aletleri ergonomik gereksinimlere göre dizayn edilmelidir. İşçiye uygun olarak üretilmemiş el aletleri ve genel olarak aletler olumsuz sağlık etkileri yaratacağı gibi işçinin üretkenliğini düşürür. Bu problemleri önlemenin ve üretkenliği arttırmanın yolu el aletlerinin işçiye ve işine uygun olmasıdır. İyi planlanmış el aletleri vücudun pozisyonunu ve hareketlerinin bozmadığı gibi üretimi olumlu yönde etkiler.

    El aletleri seçiminde dikkat edilecek noktalar şöyle sıralanabilir:

    · Kalitesiz el aleti kullanılmamalıdır.
    · Parmak ve blek gibi küçük kasları çalıştıran el aletleri yerine bacak, kol ve omuz kaslarını gibi uzun kasları çalıştıran el aletleri seçilmelidir.
    · Ağır el aletlerinin sürekli olarak yukarda tutulması engellenmelidir. Uygun dizayn edilmiş el aletleri bilekleri daima vücudun yanında tutmaya imkan verir ve böylece omuz ve kolların kazaya uğramasına engel olur. Ek olarak vücudun eğilmesini, dönmesini önler.
    · Eğer bir malzeme kaldırılacak ise tutacak yeri olmalıdır. Tutacaklar ellere daha fazla uyum sağlar. El ve parmaktaki eklemler üzerine ve avuç içine fazla basınç uygulanmasını önler.
    · Cildin ve parmakların sıkışacağı boşlukların olduğu el aletleri kullanmaktan sakınılmalıdır.
    · Çift tutacağı olan aletleri seçiniz. Makas gibi. Bu aletlerin arası açık olduğu için el sıkışmsı görülmez.
    · El aletlerinin tutamaklar kolayca kavranmalı, elektriğe karşı izolasyonlu olmalı, keskin kenar ve uçları bulunmamalı ve kaymaya karşı yumuşak plastik ile kaplı olmalıdır.
    · Çıkıntı şeklindeki tutamaklar ellere fazla basınç uyguladığı için seçilmemelidir.
    · Kullanılırken eğilme ve dönme hareketi gerektirmeyen el aletleri satın alınmalıdır.
    · Ağırlık dengesi uygun aletler seçilmelidir.
    · El aletlerinin uygun bakımının yapıldığından emin olunmalıdır.
    · El aletleri sağ ve sol elini kullanan kişiler için farketmemelidir.

    Kontrollar:

    Kontrol anahtarları, kolları, ve şalterler işçiye ve işin gerektirdiği yapıya uygun olarak düzenlenmelidir. Aşağıda konu ile ilgili olarak bazı öneriler sunulmaktadır:

    · Kontrol anahtarları, kontrol koları ve şalterler makina operatörünün oturduğu veya ayakta durduğu yerden rahatlıkla uznabileceği yerde bulunmalıdır. Özellikle sık tekrarlana işler için bu özellikler çok önemlidir.

    · İşe uygun olarak yapılmış kontrolları seçiniz. Örneğin yüksek hızları hassas kontrol etmede el kontrollarını, kuvvet gerektiren kontrollarda ayak pedalları tercih edilmelidir. Operatör başına bir pedaldan fazla kontrol verilmemelidir.
    · İki el ile kumanda edilen kontrolları seçiniz veya eski kontrolları iki elle kontrol edilir hale dönüştürünüz.
    · Triger’ler tek parmak yerine birkaç parmak ile işleme sokulmalıdır.
    · Acil kontrol düğmeleri ile normal kontrol düğmeleri arasında belirgin bir fark olmalıdır. Ek olarak acil düğmelerin rengi farklı seçilmeli, fiziksel olarak ayrılmalı, uyarı işareti ile belirtilmeli veya üstü kapalı olmalıdır.

    · Kontrollar kazalara neden olmamalıdır. Bu nedenle kontrollar arasında yeterli aralık bulunmalı ve belli bir güç ugulamakla devreye girmeli veya koruyucusu bulunmalıdır.
    · Kontrolların kullanımı basit bir süreç izlemeli ve her ülkede aynı izlenimi uyandırmalıdır.

    E. AĞIR FİZİKSEL ÇALIŞMA

    Manuel çalışmalar işçilerde bel ağrısı ve kas ağrılarına neden olmayacak şekilde düzenlenmelidir. Uzun süreli ağır fiziksel çalışma işçilerin nefes alma hızı ile kalp atışlarını arttırır. Eğer işçiler yeterli fiziksel şartlara sahip değil ise, çabuk yorulacaktır. Eğer mümkün ise ağır işler için yardımcı araç gereç kullanılmalıdır. Mekanik güç işçilerin maruz kaldığı riski azaltacak ve verimini arttıracaktır.

    Ağır işleri organize ederken aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

    · Ağır iş işçinin fiziksel kapasitesini aşmamalıdır.
    · Ağır işler gün içine yayılmalı ve arada hafif işler yapılmalıdır.
    · Günlük çalışma içinde istirahat periyotları bulunmalıdır.

    Ağır fiziksel işlerin düzenlenebilmesi için aşağıdaki faktörlerin bilinmesi gereklidir:

    · Yükün ağırlığı,
    · İşçinin yükü ne sıklıkta taşıdığı,
    · Taşınma uzaklığı,
    · Yükün şekli,
    · Yükü taşımak için gerekli zaman.

    Özellikle elle taşımanın olduğu işlerde yapılması gerekli iyileştirmeler şöyle sıralanabilir:

    Yükün ağırlığı azaltılmalı;

    · Yükün ağırlğını azaltın,
    · Bir seferde taşınacak yük miktarını (sayısını) düşürün,
    · Fazla yükler için birden fazla kişiyi devreye sokun.

    Daha kolay taşıma sağlanmalı;

    · Yükün ağırlık merkezi işiye yakın olacak şekilde planlanmalıdır,
    · Vücüdun eğilmesini engellemek için depolama yapılan yer bel hizasında veya daha yukarda olmalıdır,
    · Yükü bel yüksekliğine kadar mekanik kaldıraçlarla taşıyın,
    · Yükü taşımak için birden fazla kişi gerekebilir.
    · Daha rahat taşıma için yükü yuvarlanan malzemeler üzerinden kaydırın.
    · Yükü transfer etmek için kemer, kayış ve el tutamakları kullanılmalıdır.

    Depolama teknikleri geliştirilmelidir;

    · Uygun yükseklikte raflar, paletli standlar ve destekler kulanılmalıdır.
    · Paletlerde yük taşırken yükü yaymak amacıyla paletin ortasına yeleştirin.

    Taşıma mesafesini en aza indirilmeli;

    · Çalışa alanının yeniden düzenleyin,
    · Üretim ve depolama alanını yeniden planlayın.

    Taşınması gerekli yük sayısı azaltılmalı,

    · Yük taşıma için daha fazla kişi görevlendirin.
    · Mekanik yardım kullanın.
    · Depo ve çalışma alanını yeniden gözden geçirin.

    Taşıma sırasında vücudun dönmesini engellenmeli;

    · Yük daima vücudun önünde bulunmalıdır.
    · Tüm vücutla birlikte dönmek için yeterli alan sağlanmalıdır.
    · Vücut ekseni üzerinde değil ayak hareketi ile dönme yapılmalıdır.

    F. İŞ DİZAYNI

    İnsan faktörü dikkate alındığında, iş dizaynı çok önem taşır. İyi organize edilmiş bir iş, işçnin sağlık ve güvenlik koşullarını arttıracağı gibi onun ruhsal ve fiziksel yaşamını olumlu olarak etkiler.

    İş düzeninde dikkat edilecek noktalar şöyle sıralanabilir;

    · İşin gerektirdiği görevlerin saptanması,
    · Her görev için gerekli olan performans özellikleri,
    · Performans için kaç adet görevin gerektiği,
    · Görevin tamamlanabilmesi için gerekli araç-gereç,
    · İşin tamamlanabilmesi için gerekli görevler.

    Ek olarak, iyi düzenlenmiş bir iş planı aşağıdaki özellikleri içermelidir;

    · İş sırasında işçinin vücut pozisyonu değişmelidir,
    · Ruhsal olarak motive edici faktörler bulunmalıdır,
    · Çalışma çevresi, çalışma alışkanlıkları, personel gereksinimleri doğrultusunda işçi kendi kararı dorultusunda çalışma aktivitesini değiştirebilmelidir,

    · İşçi sorumluluk duygusunu hissedebilmelidir.
    · İşçi işin gerektirdiği eğitimi almalıdır.
    · İşçiler işin tamamlanabilmesi için ihtiyaç duyulan çalışma ve dinlenme sürelerine sahip olmalıdırlar,
    · Yeni bir iş için işçiler çalışma periyotlarını düzenleyebilmelidirler.

    4. Sağlık-Güvenlik Görevlilerinin Sorumlulukları:

    Ergonomi programının uygulanmasında işyerlerinde en fazla görev sağlık ve güvenlikle ilgili çalışanlara düşmektedir. Ülkemizde bu görevlerin işyerindeki yansıması İşyeri Hekimi ve İş Sağlığı/Güvenliği Uzmanı'dır.

    Temel olarak adı geçen iki disiplin, kötü işyeri koşularından kaynaklanan sağlık ve güvenlik prıoblemlrini ergonomi ilkeleri düzeyinde çözebilirler.

    İşyerinde ergonomik problemlerin varlığını ve ne ölçüde bulunduğunu anlamak üzere sorumlular şu soruları kendilerine sormalıdırlar:

    · Yapılan işler, kullanılan aletler ve çalışma ortamı işçilere ve operatörlere ne kadar uygundur?
    · İşçiler özel işlerini yaparken ne kadar güç kullanmakta ve nekadar zaman harcamaktadırlar,
    · Ne kadar tekrarlanan vücut hareketi vardır.

    Yanıtı istenen soruları bulabilmek için özellikle işyeri risk analizlerine, kontrol listelerine, işçilerle birlikte çalışmaya gerek vardır.

    5. SONUÇ

    Ergonomik koşulların iyileştirilmesi işyerinde kazaların azalmasına, kayıp işgünlerinin azalmasına, fiziksel ve ruhsal hastalıkların yokedilmesine neden olur.

    Ancak burda unutulmaması gerekli konu ergonominin bir bilim olduğu ve bilimsel yöntemler kullandığıdır.

    Ergonomik bir sandalyenin odaklandığı üç ana nokta vardır; sandalye oturağı, sırtı ve kollar.

    İnsanlar düz popolu yaratıklar olmadığı için sandalyenin oturağının belirgin hatları olması gereklidir. Ergonomik bir sandalyenin sırtı yeterli derecede göğüs, bel ve sırt desteği vermelidir. Sandalyenin ayrıca boyun desteği de olabilir. Sandalyenin kolları ayarlanabilecek ve uyum sağlayabilecek kadar fonksiyonel olmalıdır.

    Bir sandalye bireysel özelliklere göre ayarlanmış olsa bile, ayarların olduğu gibi kalacağından emin olmadan ergonomik olmaz. İnsan vücudu hareket etmek için yapılmıştır. Ergonomik sandalye sekiz saatlik bir günde tek iş istasyonunda sabit bir şekilde duran birey için hareket özgürlüğü ve esneklik sağlar. Oturak eğimi, silindir yüksekliği ve sandalye sırtının pozisyonunun ayarlanabilir olduğu sandalyeye bakın.

    Hareketlilik iyi bir şey olmasına rağmen çok fazla yinelenen hareket sorunlara yol açabilir. Sandalyenin kollarının üzerinde rahat bir destek için köpük olmalıdır ve kullanıcının hareketiyle beraber ekseni etrafında dönebilmelidir. Bu bileğin ve kolun tarafsız pozisyonunu uygun bir biçimde destekler ve böylece yinelenen hareket devresini sonlandırır.

    Bazıları ergonominin bir konfor konusu olduğunu ileri sürebilir. Kesinlikle! Ergonomi çalışmanın kabul edilebilir bir yan ürünü olan ağrılara ve acılara odaklanmaz. Ergonominin hedefi çalışanların daha konforlu olmasını ve böylece daha verimli çalışabilmelerini sağlamaktır. Materyale, dizayna ve kalitesine bakıldığında kişisel tercihlerin baskın çıkacağı dikkate alınabilir, ancak ergonomik bir sandalyenin vurguladığı ayarlanabilirlik ve uyum nihai olarak kullanıcının en yüksek ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

    Bilgisayar ve Sağlık

    Tüm dünyada bilgisayar kullanımı giderek yaygınlaşırken, bilgisayar kullanımının sağlık üzerine etkileri de sağlıkçıların gündemine girmeye başlamıştır. Bu sorunlar arasında göz ve kas iskelet sistemi sorunları önde gelirken, kişilik, sosyal ve ruhsal durum üzerine de etkileri olabileceği düşünülmektedir.

    Bilgisayar kullanımıyla ilişkili sağlık sorunlarının bir kısmı, bilgisayar ekranlarının oluşturduğu elektromanyetik alandan, bir kısmı da işin özelliğinden kaynaklanır. Bilgisayar karşısında iken genellikle durağan bir pozisyonda belirli hareketler sürekli yinelenir. Bu durum ise TZT için risk oluşturmaktadır. TZT belirtileri hafif bir ağrıdan şiddetli ağrılara kadar değişik düzeyde olup, işlev zorluğuna yol açabilir. Erken dönemde ağrılar yorgunlukta ortaya çıkıp işi bırakınca kaybolurken, orta dönemde ağrılar işin başlangıcından hemen sonra ortaya çıkar. İleri dönemde ağrılar dinlenme sırasında da vardır, hafif işler bile zorlukla yapılır.

    Bilgisayar kullanıcılarının maruz kaldığı bir diğer zararlı etken elektromanyetik dalgalardır. Ekranlarının oluşturduğu elektromanyetik alanlar, insan vücudu yüzeyinde havadaki toz parçacıklarını çeken bir elektriklenme oluşturur (Elektromanyetik alanlar ekrandan uzaklaştıkça hızla azalır, ekranın ön kısmında en az düzeyde iken, yanlarında, üstünde ve arkasında fazladır).


    TZT için risk etmenleri çevresel, fiziksel ve ruhsal olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Fiziksel risk etmenleri arasında; kas gücünün aşırı kullanılması, uygun olmayan duruş biçimi, uzun süre bilgisayar karşısında ara vermeden çalışmak yer alırken, ruhsal risk etmenleri arasında; aşırı iş yükü duygusu, stres, olumsuz iş ortamı ilişkileri sayılabilir. Çevresel etmenler arasında gürültü, oda ısısı, nemi, aydınlatması ve ortamda bulunan araçların özellikleri bulunmaktadır.

    Göz

    Bilgisayar kullanımı sırasında gözler bir çok etkene bağlı olarak az ya da çok etkilenir. Bu etkenler arasında monitörün özelliği, kullanıcının pozisyonu ve var olan kırma kusuru için gözlük kullanıp kullanmaması, odanın aydınlatması, ekranda ki ışık yansımaları, kullanılan zemin ve karakter özellikleri sayılabilir. Bilgisayar kullanımına bağlı gözlerde yorgunluk, yanma hissi, kızarıklık, kaşıntı, sulanma, bulanık ya da çift görme gibi yakınmalar sıktır. İş yerinde yapılan bazı düzenlemeler ve kullanıcıların eğitimi ile bu sorunların bir kısmı önlenebilir.

    Bilgisayar kullanırken kullanıcılar göz kapaklarını farkında olmadan daha az açıp kapatırlar (Ortalama dakikada 12 olan göz kırpma sayısı, bilgisayar kullanımı sırasında dakikada beşe kadar düşebilmekte, bu da kuru göz yakınmalarına yol açabilmektedir). Bilgisayar monitörlerinden yayılan negatif yüklü partiküller, insan bedeninde ve gözlerde negatif elektrik yükü oluşturarak havadaki pozitif yüklü toz parçacıklarını çekip gözlerde konjonktivite bağlı yakınmalara neden olabilmektedir.

    Kırma kusuru olup da gözlük kullanmayan kişiler, görme ile ilgili sorunların yanı sıra ekrana olan uzaklığı koruyamadıklarından olumsuz etkilere daha çok maruz kalabilirler. Özellikle 40-50 ve üzeri yaşlardaki kişilerin, bilgisayar kullanırken 50-70 cm mesafeye göre düzenlenmiş gözlük kullanması gerekebilmektedir.


    Kas iskelet sistemi

    Bilgisayar kullanımı çok az değişen bir duruşla, el bileği ve kol kaslarının benzer hareketleri yapmasını gerektiren bir uğraştır. Bu nedenle omurga, omuz, sırt, dirsek, el bileği ve parmaklara ilişkin rahatsızlıklar sık görülür. Karpal tünel sendromu, ulnar sinir tutulumu, lateral medial epikondilitis, DeQuervian tenosinovitis, myofasial boyun ağrısı TZT ile ilişkili başlıca rahatsızlıklardır.

    Karpal tünel sendromu, bilgisayar kullanıcıları arasında sık görülen, medial sinir ve fleksor tendonların tutulumunu içeren ve önemli sonuçlar doğuran ağrılı bir durumdur. Nedenleri arasında genetik yatkınlık ve yaşam biçiminin önemli olduğu bilinmektedir.

    İşyeri düzeni ve korunma

    Çalışma ortamında belirli standartların sağlanması hem sağlık hem de iş verimi açısından oldukça önem taşır. Bu standartlar bilgisayar donanımının özellikleri, bilgisayarların yerleştirilmesi, sandalye, masa, odanın aydınlatması, temizliği gibi bir çok konuyu içermelidir.

    Monitör: Monitörün çözünürlüğünün yüksek, elektromanyetik etkisinin düşük olması aranan özelliklerdendir. Monitörler odada pencere ve lambalardan kaynaklanan ışık yansımaları en az olacak biçimde yerleştirilmelidir. Birden çok bilgisayarın bulunduğu ortamlarda bilgisayarın yanında ve arkasında 120 cm'den daha az mesafede kimse çalışmamalıdır. Monitör kullanıcının tam karşısında, monitörün üst kenarı kullanıcının gözleri ile aynı düzeyde olmalıdır.

    Bilgisayar ekranı üzerinde ki ışık yansımaları görmeyi zorlaştırıp, kişinin bilgisayara gereğinden fazla yaklaşmasına ve iş veriminin düşmesine neden olur. Bu nedenle yansımalar önlenmelidir. Oda aydınlatmasının en azından gündüzleri gün ışığı ile sağlanması yararlı olacaktır. Bazı floresan tipi lambalar ekrandaki yansımaları artırarak, gözle ilgili yakınmalara yol açabilmektedir. Oda aydınlatmasının normalden yarı yarıya daha az olması rahatlık sağlayacaktır.

    Ekran koruyucu: Toprak hattı olan ekran koruyucular bilgisayarın elektrik yükünün azaltılmasında etkili olmakta, bununla birlikte ortamın ve ekranın tozunun ıslak bezle sık sık alınması da özellikle gözlerde toza bağlı yakınmaları azaltabilmektedir. Yine ekranın tozunun alınması görüntünün netleşmesine de katkıda bulunmaktadır.

    Ekran parlaklığı ve kontrastının ayarlanması gözle ilgili yakınmaları azaltıcı olabilmektedir. Genellikle beyaz zemin üzerine siyah uygun bir seçimdir.

    Fare ve klavye: Fare kullanımına bağlı travmalarda sık görülmekte olup, kullanım sırasında uyulmasında yarar olan öneriler şunlardır: Farenin olabildiğince vücuda yakın tutularak omuz el bileği ve dirsekteki, gerilimin azaltılması, yüksekliğin uygun olması ve kimi durumlarda fare yerine klavyenin kullanılmasıdır. Fare ve klavye kolların rahatlıkla ulaşabileceği bir uzaklıkta ve yükseklikte olmalıdır.


    Sandalye: Çalışma sandalyesinin tekerlekli, yükseklik ve sırtlığının ayarlanabilir olması, yanlarda kolları dinlendirebilecek yerlerinin olması önerilir. Çalışma sandalyesine oturulduğunda gözlerin düzeyi ile bilgisayar ekranının üst kenarı 10-200 lik bir açı oluşturmalı, sırtlık dik olmalıdır.

    Kağıt askısı (document holder): Bilgisayar ekranının yanı sıra kağıt okumak baş ve gözlerin sık sık hareket etmesine, gözlerin sık sık farklı mesafeler için akomodasyon yapmasına neden olur ki bu da çeşitli yakınmalara yol açar. Bu nedenle okunacak belgeler bilgisayar ekranına oldukça yakın ve göze ekranla eşit uzaklıkta olur ise akomodasyona bağlı yakınmalar azalacaktır. Bu amaçla kağıt askısı kullanılabilir.

    Bilek Dinlendirici: Bilek dinlendiricilerin karpal tünel sendromunu önlemede yararları olabilir. Bilek dinlendiricinin bilgisayar kullanırken değil, dinlenme sırasında kullanılması önerilmektedir.

    Duruş biçimi: İyi bir duruş biçimi en az enerji ile en yüksek verimin elde edildiği, rahat bir biçimdir. İyi bir duruşun başlıca özellikleri; başın dik, sırtın destekli, kolların rahat, gözlerin bilgisayar ekranının üst düzeyi ile yakın düzeyde ve ekranın tam karşıda olmasıdır. Kullanıcının bilgisayara olan uzaklığı hem sağlık hem de verim açısından önemlidir. Kullanıcının bilgisayara olan uzaklığının 50-70 cm olması önerilmektedir. Bilgisayarların elektromanyetik alanlarının etki alanı yanlarda ve arkada daha fazladır. Bu nedenle bilgisayarların yanları ve arkasında oturanlar daha uzak konumda olmalıdır. Bilgisayarın önündeki güvenli aralık yaklaşık 70 cm (yaklaşık erişkin kol boyu), diğer yönlerinde ise 120 cm'dir. Bilgisayar ekranlarından yayılan ultraviyole ve elektromanyetik ışınlar çok fazla olmamakla birlikte, ekrana yaklaştıkça etkileri artmaktadır.

    Ara verme alışkanlığı: Bir saatlik çalışma süresinde 5-15 dakikalık ara verilmesi, hem kas iskelet sistemi hem de göz ile ilgili yakınmaları azaltacaktır. Bu davranışın yakınmalar başlamadan önce de sergilenmesinin korunmada oldukça etkili olduğu genel olarak kabul edilmektedir.

    Ara verme ile ilgili bir yazar yazısında kısa, orta ve uzun süreli aralardan söz etmektedir. Kısa aranın yaklaşık her 10 dakikada bir 10 saniye kadar sürmesini, bilgisayardan biraz uzaklaşıp derin nefes alınmasını, göz kapaklarının açılıp kapatılmasını ve bilgisayar dışında farklı uzaklıktaki bir nesneye bakılmasını önermektedir. Orta büyüklükteki aranın ise yaklaşık her 1 saatte 5 dakika kadar sürmesini, ve bu arada ayağa kalkarak gerilmeyi; birkaç saatte bir ise daha büyük aralar verilmesini çay ya da kahve molasını önermektedir.

    Ara vermeyi unutanlar, ara verme zamanı ve süresi konusunda kullanıcıya yardımcı olan PauseMe, MacBreakZ! gibi ücretsiz yazılımlar da elde edebilirler.

    İyi bir iş planı yaparak kullanıcılar bilgisayar işlerini güne yayarak, aralarda diğer işleri yapabilirler. Ekip çalışması ve görev değişimi, görev çeşitliliği işle ilgi yapılabilecek düzenlemeler arasında olabilir.

    Egzersiz el ve bilek egzersizleri karpal tünel sendromunu ile ilgili yakınmaları azaltabilmektedir. El bileğini güçlü ve esnek kılabilecek egzersizler korunma amacı ile sorun başlamadan önce yapılmalıdır. Aksi durumda var olan sorunu artırabilir. Akut durumlarda non steroid antiinflamatuvar ilaçlar, steroid tedavisi, dinlenme önerilebilir. İlaç ve fizik tedaviye yanıt vermeyen durumlarda cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar alınabilir.

    Sonuç

    Her geçen gün yaşamımızda daha çok yer bulan bilgisayarlar, olumlu bir çok katkının yanı sıra, bir kısım sağlık sorunlarına da neden olmaktadır. Bu sorunlar oldukça yaygın olarak görülmekte, önemli işgücü ve ekonomik kayıplara neden olabilmektedir. Buna karşın alınacak bazı önlemlerle önemli ölçüde bu sorunlar azaltılabilecektir.
     
    Ali KİLCİ bunu beğendi.