Ey! Iş Güvenliği Uzmanı Senin Sorunun Ne?-2(haberexen) Engin Konyaligil Yazdı...

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Engin KONYALIGİL tarafından paylaşıldı.

  1. Engin KONYALIGİL

    Engin KONYALIGİL isgTR Üyesi

    Mesajlar:
    25
    Engin KONYALIGİL
    http://www.haberexen.com/ey-is-guvenligi-uzmani-senin-sorunun-ne-2-2159yy.htm

    samsunisg@gmail.com
    Hain Bir saldırı sonucu kaybettiğimiz Savcı Mehmet Selim KİRAZ’ı rahmetle ve şükranla anıyorum. Ülkemiz bu tarz bedbahtların saldırılarıyla dağılmayıp daha çok kenetlenecek, dik duracak güçtedir.

    Geçen hafta Ademoğlu diye nitelendirdiğim iş güvenliği uzmanı arkadaşlarımızın çalışma şartlarına kısmen değinmeye çalışmıştık. Bu hafta yazının devamı olarak düzenlenmesi gereken diğer hususları irdelemeye çalışacağız.

    İsterseniz kaldığımız yerden devam edelim.

    Ademoğlunun çalışma süreleri ile ilgili sorunları

    OSGB de çalışan iş güvenliği uzmanlarının aylık çalışabileceği 217 saatlik çalışma süresi oldukça fazla, şirketler uzmanın tüm saatini doldurmak istemekte, bu sebepten dolayı da aylık 70 farklı şirkete atanması yapılan iş güvenliği uzmanları var. Ve sonucunda verimsiz denetimler çıkmakta. Bu sebepten dolayı çalışma süreleri azaltılmalı ve yeniden düzenlemelidir.

    Sözleşmeler

    İş güvenliği uzmanlarının sözleşmeleri basit bir matbu evrakın haricinde hukuki bir alt yapısı olan, profesyonellerinin hazırladığı bir sözleşme metni haline getirilmeli. Karşılıklı çıkarlar korunmalıdır. Şuan yapılan sözleşmelerin hiçbirinin hukuki alt yapısının olduğunu düşünmüyorum.

    Ücret sorunları.

    Ademoğullarının ücretleri serbest piyasadan çekilerek resmi bir tabanı olan oda ve ya kurumların belirlediği bir komisyonca belirlenmeli ve tek başlıkta değerlendirilmelidir. Ücretler belirlenirken kişinin mesleği, uzmanlık sınıfı, çalıştığı işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısı göz önüne alınarak hesaplamalar yapılmalıdır.,

    Makine sanayisinde çalışacak iki iş güvenliği uzmanından Peyzaj mimarı olan A sınıfı uzmanla, Makine Mühendisi olan A sınıfı uzman, İş güvenliği uzmanı olarak her ne kadar eşit olsalar da mesleki birikim ve bilirkişilik olarak ayırt edilmeli duygusal davranmayıp profesyonelce düşünülmelidir.



    Belirlenen bu ücretlerin verilip verilmediği de kurum tarafından takip edilmeli.

    Yapılan en büyük haksızlıklardan biri iş güvenliği uzmanı ne kadar para alıyorsa alsın sigortası aldığı ücretten değil de, askeri ücret üzerinden yatırılmasıdır. Bu durum acilen düzenlenmesi gereken çok büyük bir hak kaybıdır. Kanunen de bu şekilde yapılması uygun değildir. Fakat bir çok Ademoğlu bu durumun farkında bile değil maalesef!

    Sahada birçok iş güvenliği uzmanlarının ifade ettikleri şu yönteme karşı olduğumu bir kez de buradan belirtmek istiyorum. İş güvenliği uzmanlarının parası işveren tarafından değil de devlet tarafından verilmeli! Tüm uzmanlar devlet kadrolarına alınmalı! Değerli arkadaşlar dünyanın birçok ülkesinde bu yapılanma bizden yirmi yıl önce tamamlanmış ve takır takır işlemekte. Hiç birinde devlet kadrosunda çalışan profesyoneller bulunmamakta iş güvenliği uzmanın parasını işveren ödemeli. Devlet iş güvenliği uzmanını, işveren karşısında korumak adına önlemler almalı! İşini daha özgür yapmasını sağlamalı! Gerekirse sigorta altına aldırmalı! Ve en önemlisi işini yapan bir iş güvenliği uzmanının işverenler tarafından işten çıkartılması gibi bir algıyı yok ettirmelidir.

    OSGB’ler

    Bi kere önüne gelen herkesin OSGB açması engellenmelidir. Kuyumcunun, muhasebecinin, optikçinin kasabın vb. meslek dallarının, OSGB açması bunca İSG profesyoneline yapılan bir haksızlıktır. Evet, bu çarkın içerisinde olabilirler. Fakat OSGB nin sahibi olarak değil de, işetmecisi olarak. OSGB sahipleri mutlaka İş güvenliği uzmanından ve işyeri hekiminden oluşmalı.

    Ülkede bir araştırma yapılasa İSG profesyonellerinin dilinden anlayan OSGB sahiplerinin yanında çalışanlar daha huzurlu ve mutlu çalışmakta olduğu ortaya çıkacak.

    OSGB lerde çalışan ademoğullarının kendinden habersiz ve onayı alınmadan yetkililer tarafından şirketlerinde yapılan değişikliklerin mutlaka önü alınmalı. Çalışma Bakanlığı bu konuda görevlendirme yaparak İSG-katip sisteminde genel müdürlükçüde bilirkişi onayı istemeli.

    Teşkilatlanma sorunları.

    Ülkemizde ademoğulları sözüm ona o kadar önemli ki! En az 6-7 tane dernek ve örgüt daha şimdiden kurulmuş durumda. Evet içlerinde aktif anlamda çalışanlar var. Fakat bi o kadar da bu güçten farklı şekilde yaralanmak isteyenler var.

    Hiç unutmuyorum bir dernek yöneticisi bana istesem şuan Ankara da beş bin kişiyi toplar istediğimi yaptırım demişti.

    Bu gibi sözler biz eğitimli kişilerin haklarını ve hukuklarını korumak anlamında kurulmuş derneklerin yöneticilerine yakışan söz olmadığı gibi, tehlike içeren sözcükler olduğu unutulmamalıdır. Tabii ki haklarımız aranmalı, söylenmeli ama kanunların ve mevzuatların bize verdiği hak çerçevesinden çıkılmadan hareket edilmeli diye düşünmekteyim. Devlet için tehlike doğuracak her türlü eylem ve hareketten uzak durulmalı örgütler bu maksatla kurulmamalı…

    İş Güvenliği uzmanların eğitim sorunları.

    İş güvenliği uzmanları üniversitelerin çeşitli bölümlerinden mezun olarak kısa bir eğitimden sonra ciddi sorumluluklar altına girmemeli. A,B ve C sınıfı ayrımı kalkarak uzman ve uzman yardımcılığı gibi kavramlar sahada kullanılmalı. Yeni eğitimini tamamlayan ve sınavı geçen kişi uzman yardımcısı olarak göreve başlamalı bu sürede en az beş yıl olmalı, daha sonrasında yeniden sınav ve staja tabi tutulmalı

    İş güvenliği uzmanı yetiştiren eğitim kurumlarına bakıyoruz, daha sonra sınav sorularına bakıyoruz hep karşımıza öğretilen ve sorulan soruların mevzuatlardan oluştuğu görülmekte. Peki ya saha veya sektör ile ilgili bilgiler ne olacak! Bence sektörel bilgilere daha fazla ağırlık verilmeli, işte size canlı örnek;

    Yer, İzmir de meyve suyu fabrikası şantiyesi çok sevdiğim bir arkadaşımın davetlisi olarak gittim. Amaç bir şeyler öğrenebilmek, yanımızda yıllarca özel sektörde eğitmen olarak çalışmış bir dikiş nakış öğretmenimiz var, aynı zamanda A sınıfı iş güvenliği uzmanı. Şantiye içerisine girerken gerekli kişisel koruyucu donanımlarımız işletme tarafından bize verildi Fabrikanın içerine girip makine ve aletlerin kurulması işlemine bakacağız, girerken arkadaşım bana ve hoca hanıma baretin üstünden takacağımız gürültü önleyici kulaklıklardan verdi. O sıra yanımıza şirketin genel müdürü Serdar beyde gelmişti. Biraz bilgi aldıktan sonra kulaklıklarımız takıp makinelere doğru yöneldik. Fakat hoca hanım kulaklığı takamıyor, daha doğrusu nasıl takacağını bilmiyordu! Serdar beyin orada söyledi cümle beni derinden etkiledi. Hoca hanımında moralini oldukça bozulmuştu. Arabaya bindiğimizde yorganı yakıp! Ben bu işi yapamam dediğinde daha da çok üzülmüştüm. Benim gibi yükselme sınavına girip de sınavdan başarılı olanlara tek tavsiyem. Tecrübe kazanmaları adına sahada çalışmak, çalışmak ve yine çalışmak…

    Risk analizleri süreci

    Risk değerlendirme raporlarının kopyala yapıştır metodundan çıkarak, gerçekten İSG profesyonellerince hazırlanması sağlanmalı. Bununla ilgili yasal düzenlemede yapılmalı. Piyasada olan örnek risk değerlendirme rehberlerinin hepsi kaldırılmalı ki kopyala yapıştırın önüne geçilebilsin.. Bu durumlarda ilgili başımdan geçen bir vakayı anlatmak istiyorum.

    Yıl 2014, Yer Samsunda bir gıda şirketi; Bir yerden risk değerlendirmesi yaptırmış baya da para vermiş! Bana dedi ki inceler misin? Bildiğimden değil de bir göz atmak istedim. Baktıktıktan sonra ya üstad! Senin bu işletme bu kadar büyük mü? Otopark alanı ve zeminde iki adet büyük hacimli jeneratörünün olduğu yazılı. Şok! Şok! Şok! Buyurun buradan yakın…

    Saygılarımla.

    “Kalbinizin asıl sahibine emanet olun.”
     
    Musa Kamil Ekin ve Fatih Özcan bunu beğendi.
  2. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    Çok teşekkürler. Biz iş güvenliği uzmanlarının sorunlarını dile getirmişsiniz...
     
    Fatih Özcan bunu beğendi.