Iş Hayatında Iyiler Kaybediyor Mu?

Konu, 'Kariyer Bilgi ve İpuçları' kısmında Enver Çığşar tarafından paylaşıldı.

  1. Enver Çığşar

    Enver Çığşar Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    292
    ABD’de yapılan araştırma tartışılıyor...

    Amerikan Sosyal Psikoloji ve Kişilik Psikolojisi Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma raporunda, “anlaşması zor” insanların iş yaşamında daha çok kazandıkları ortaya konuldu. Üç üniversitenin 9 bin kişi üzerinde yürüttüğü araştırmada, uzmanlar “geçinilebilir” kişilerle çalışmanın daha kolay olduğunu fakat uzlaşması zor kişilere göre daha az kazandıklarını belirledi. Rapora göre, çatışmacı çalışanlar, terfi ve zam konusunda patronlarına karşı daha net bir tavır ortaya koyabildikleri için daha üst mevkilerde bulunuyor ve daha çok zam alıyor. Öte yandan, kadınların uyumlu veya çatışmacı olması fark etmeksizin erkeklere göre yüzde 14 daha az kazandığı görüldü. Araştırma sonuçlarına bakarak çatışmacı ve savaşçı kişilerin iş yaşamında daha başarılı olduğu söylenebilir mi? Uzlaşmacı ve ılımlı olmak günümüz koşullarında maddi manevi tatmin için yeterli değil mi? “Çatışmacı kişiler ABD’de kazanır, bizde işten atılır” diyen de var, “Uzlaşmacı olmak kaybettirir” diyen de. Uzmanlara sorduk, işte farklı yanıtlar...

    "İŞİNİ İYİ YAPAN ÇATIŞMACIDIR, DAHA ÇOK KAZANIR VE KAZANDIRIR"

    Psikolog Çağdaş ARTU

    İŞ hayatında anlaşması zor kişilikleri; detaycılar, eleştiriciler, günah keçisi arayanlar, karamsarlar, direnişçiler, mükemmeliyetçiler ve acımasız otoriterler olarak kategorize edebiliriz. Bu özelliklere sahip çalışanların ortak yönleri, detaycı, kavgacı ve kendi bildiği dışında gelişen olaylara karşı kuşkucu olmalarıdır. İşlerini en mükemmel şekilde yapmak isterler ki başarının büyük payını kendilerinde görüp doyum sağlamalılar. Böylelikle yöneticilerinin gözüne girebileceklerine inanırlar... Başarıya ulaşmak için çalışma arkadaşlarını, astlarını ezip üstleriyle çatışma yaşayabilirler, korkuları yoktur. Şirket yöneticileri ve patronlar, çatışmacı çalışanları işine motive olan, işini seven, şirketini düşünen bir çalışan olarak algılar. Bu durum şirket patronları tarafından sonuç odaklı olarak değerlendirilmektedir. Başarıya giden süreçte yaşananlardan ziyade, sonuç odaklı değerlendirme patronların asıl ilgilendiği durum olmaktadır. Şirkette başarı kazanan, şirkete para veya ihale kazandıran çalışan; çalışkan ve başarılı olarak değerlendirilerek ödüllendirilir. Terfi ve zam alabilir. Bu kişiler aynı zamanda işkolik de olduğundan vakitlerinin çoğunu işyerinde geçirir, tatil yapmadan kısa sürede işi bitirmeye odaklı bir şekilde kendilerini motive eder.

    Psikolojik Danışman, Eski Milli Takım Mentoru Prof. Dr. Acar BALTAŞ

    ‘Fazla uzlaşmacı olmak kaybettirir’

    BU tespit tabii ki Amerikan iş hayatı için doğru. Bir kişinin uzlaşılabilirliği çok düşükse o kişi Türkiye’de dışlanıyor. Dolayısıyla bu tespit Türkiye’yi temsil eden bir tespit değil. Şu doğru; yüksek uzlaşabilirlik kaybettirir. Uzlaşabilirlik çatışmadan kaçınmadır. Otorite ve baskı altında büyüyen insanlar ya otoriteye boyun eğer, çatışmadan kaçarak kaygı yaşamaktan kaçınır. Yüzleşme ve otorite ile çatışma kaygıya yol açar. Dolayısıyla da ödedikleri bedel karşılığında sulh ve sükunet içinde yaşarlar. Buna karşılık bazı kişilerde de tam tersine bir reaksiyon olarak çatışmacı tavır gelişir. O çatışmacı tavır, her şeye karşı çıkmak şeklinde görülür. Çatışmacı kişi kendisini “Ben doğru bildiğimden şaşmam, doğru bildiğimin sonuna kadar arkasında dururum’’ diye tanımlar. O zaman da istenmeyen insan olur. Ekip çalışması için en yıkıcı tipler bu tip insanlardır. Terfi ve zam almak bir yana, çatışmacı insanlar çoğu zaman dışlanır. Kişi çatışmacı ya da uzlaşılabilir olabilir, burada önemli olan ölçüdür. Ne kadar çatışmacı ya da ne kadar uzlaşmacı olduğunuz, terfiniz ve zammınızda esas etkendir. Mesela bizim gördüğümüz de odur ki uzlaşabilirliği çok yüksek veya çok düşük insanlar iyi yönetici olmuyor. Burada denge çok önemli.



    Yazar, Yaşam Atölyesi Kurucusu Aret VARTANYAN

    ‘Ağlayarak zam istenmez, iş hayatında dik duran kazanır’

    GÖRÜNTÜ olarak agresif insanlar iletişim konusunda kötü gibi algılansalar da aslında çok iyi yaptıkları bir şey var: O da istedikleri şeyi çok net bir şekilde dile getirme becerileri. Zam isterken, terfi isterken özellikle Türk insanında bir eğilim var: Bir sürü sebep sıralıyorlar. “Masraflarım arttı”, “Üç senedir çalışıyorum, hak ettim” vs. şeklinde sızlanarak taleplerini dile getiriyorlar. Oysa ki önemli olan ve söylenmesi gereken tek şey “İhtiyacım var” cümlesi. Siz sebep sıraladığınız zaman, karşı tarafa da o bahaneleri kullanma hakkı tanıyorsunuz. “Sen çok iyi çalışıyorsun, çok çalışıyorsun ama 6 ay sonra düzeltebiliriz” diyebiliyor. İmalarla, acındırarak, ağlayarak zam, terfi istenmez. Dolayısıyla araştırma sonucuna katılıyorum ama şöyle okunmalı: Agresif, masaya sert vuran değil, ne istediğini net ifade eden, yoruma bırakmayacak şekilde kendisini ve isteklerini ifade eden kazanır. Sadece işte değil, ilişkilerde de özel hayatında da her yerde kazanır. Bu tutum bizde yaygın değil, nedeni de Türk insanının yetiştiriliş tarzı. “Bir şey istemek ayıp” diye diye büyütüldük. Ama iş hayatında böyle değil.



    Profesyonel Yaşam Koçu, Kariyer Danışmanı Hakan ARABACIOĞLU

    ‘Şirketler çatışanlara daha çok maaş veriyor’

    GENEL olarak çatışmanın kötü bir şey olduğu inancına sahibiz. Bu yüzden de çatışmaktan korkuyoruz. Bu araştırmanın sonucu şu şekilde de yorumlanabilir: Çatışmaktan kaçanlar maddi olarak da kaybediyorlar. Ben kişinin kendisini, ihtiyaçlarını ve duygularını olduğu gibi ifade etmesinden yanayım. Çatışmanın aslında fikir ayrılığı olduğunu ve sağlıklı bir iletişimle kavga içermeden de ifade bulabileceğini düşünüyorum. Olaylara bambaşka açıdan bakan, mevcut düzeni sorgulayan, yeniliği getiren kişilerin çatışmanın içinde kalması doğal. Yazıda bahsedilen çatışma, şirketin çıkarlarına uygun ve patronun da hoşgörü sınırları içinde ki şirket bu kişilerle çalışmaya devam ediyor ve onlara daha çok maaş verebiliyor.

    "BİZDE BİAT KÜLTÜRÜ VAR, ÇATIŞMACIYI İŞTEN ATARLAR"

    Yetenek Akademisi Kurucu Ortağı Yunus ERDURAN

    BİZDE iş hayatında daha çok uzlaşmacı, biat kültürü anlayışı var. Özellikle Anglosakson, Kuzey Amerika kültüründeki gibi “Şöyle bir oturayım da çatır çatır konuşayım” tavrı bizde çok olmuyor. Türk kültüründe iş hayatında iki davranış var: Uzlaşmacıyız çoğunlukla ve daha çok hiyerarşik düzende ilerlediğimiz için üstlerin emirleri doğrultusunda hareket ediyoruz. İş hayatında çatışmacı olmak değil ama net olmak fark yaratır bizim kültürümüzde. Ne istediğini bilenlerin, ister iş hayatında kendi yeteneklerini kullanma konusunda, ister bu yeteneklerin karşılığını maaş, yan faydalar olarak talep etme konusunda net ve ne istediğini bilen çalışanların daha avantajlı olduğunu gözlemliyoruz. Ama bunu çatışarak almak Türk kültüründe çok kolay değil. Bizde çatışmacı profiller çok sevilmez. Talebi dile getirirken uzlaşmacı davranmak, talebi kabul edilebileceği şekilde dile getirmek daha faydalı Türkiye’de. Çatışmacı profiller, şirket sahipleri ve yöneticiler tarafından da tercih edilen figürler değiller. O tarzla yaklaşırlarsa terfi ya da zam almak değil ne yazık ki iş akdinin feshine kadar giden bir süreç yaşarlar. Bizdeki durum ve gözlemlerimizin sonucunda, net ve uzlaşmacı olmak daha avantajlı.

    Kariyer Net Genel Müdürü Yusuf Azoz

    ‘Özgüvenli diye zam alan görmedim’

    BEN çatışmacı kişilerin daha hızlı yükseldikleri konusuna tam olarak katılmıyorum. Özgüveni yüksek, kendisini ifade etme konusunda daha rahat, girişken insanlar iş hayatında taleplerini iletme konusunda daha başarılı olur. İlla ters şekilde söylemek, çatışmacı olmak gerekmiyor. Kendine güvenen, net ifade eden kazanır ama zam konusunda öyle bir gözlemim yok. Yani özgüvenli ve kendisini net ifade ediyor diye zam ya da terfi alan bir çalışan gözlemim yok. Ama özgüveni yüksek kişilerin çalışma mantığında zaten daha başarılı ve önde olduklarını gözlemliyorum. Projelerde daha fazla öne çıkıyorlar, daha fazla değer katıyorlar ve bunun sonucunda bu durum başarılarına farklı şekillerde yansıyor. Bu, iyilerin kaybettiği anlamına gelmiyor.

    Sabancı Üni. Yön. Bil. Fak. Esk. Kariyer Danışmanı Asuman BUDAK

    ‘Savaşçı kişiler iş hayatında kazanır’

    ALANINI koruyabilen, sağlam duruşlu insanlar... Artık rekabetçi bir çalışma ortamı var. Savaşçı kimliği ağır basan insanlar kendi alanlarını koruyabilir, net şekilde terfi ve zam isteyebilir. Ama bu kişi çok çatışmacı ise kısa dönemde istediğini alır ama bu sürdürülebilir bir şey olmaz. “Kim kazanır?” derseniz, kendi alanını koruyabilen, işyerindeki dinamikleri hızlı kavrayan, savaşmak gerekiyorsa da savaşan kişi kazanır. Çok uzlaşmacı olan, sürekli birilerini memnun etmeye çalışan, çok barışçıl insanlar ezilebilir. Çünkü artık işyerlerinde gergin ve rekabetçi bir ortam var. Ama aşırı çatışmacı insan tipi uzun süre aynı pozisyonda kalamayabilir.
    http://www.haberturk.com/yazarlar/gulin-yildirimkaya/694743-is-hayatinda-iyiler-kaybediyor-mu
     
    Salih Taşçi bunu beğendi.
  2. Servet Yortumluk

    Servet Yortumluk isgTR Üyesi

    Mesajlar:
    100
    Yani bu bilgiler ışığında politik olan iş hayatında daha uzun mesafeli yolda yürür fikrini algıladım,
    kolay gelsin,
     
    Enver Çığşar bunu beğendi.