Isg Kültüü

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Musa Kamil Ekin tarafından paylaşıldı.

  1. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    En başında bizim iş güvenliği kültürümüz yok. Çalışanlar, işçiler olarak önce bizim bunu benimsememiz lazım. Uzmanlar olarak biz işverene önlem aldırıyoruz, malzeme ekipmanı sağlatıyoruz ama işçi bunu kullanmazsa kendi canını kendisi etkilemiş oluyor.

    2013 yılı Haziranında 6331 sayılı bir yasamız çıktı. Bu yasayla bütün sektörleri az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere sınıflara ayırdılar. Tehlikeli ve çok tehlikeli bütün işletmeler, çalışan sayısına bakılmaksızın 1 Ocak 2014 itibariyle iş güvenliği hizmetini almak zorunda. Bir iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimiyle çalışmalıdır. Çok tehlikeli sektörde ise 10 kişiden fazlaysa işyeri hekimi tam zamanlı çalışmıyorsa bir sağlık personeliyle çalışmak zorunda. İşyeri hekimi tam zamanlı çalışıyorsa sağlık personeli bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bunu ister kendi bünyesinde sigortalı olarak çalıştırır isterse de bizim gibi Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerinden hizmet almak zorunda. Onun haricinde dışarıdan hizmet alma şansı yoktur.

    BU KANUN VE YÖNETMELİKLERLE DEĞİŞİM OLDU DİYEMEYİZ…

    Tam olarak değişti diyemeyiz, Çünkü alışkanlıklar bir anda bitmiyor. Usta uzun yıllar emniyet önlemi almadan çalışmaya alışmışken ona bu işte çalışıyorsan emniyet kemeri, baret, ayakkabı takmalısın deme şansımız hemen olmuyor. O anda taktığını görüyorsunuz, kafamızı çevirince çıkarıyor. Öyle yâda böyle İSG kültürünü bir şekilde benimsetmeye çalışmalıyız. Hemen olmayacak fakat bunun için de zaman lazım. Bu kültürü kazandırmak için çok çalışmamız gerekiyor. Bakanlık bu konu üzerinde gayet ciddi duruyor. Bizler de ciddi durup bu işin sadece bakanlıkla, kanunla yâda yönetmeliklerle olmayacağını bilmeliyiz. Bizim içimizde de bu işte ciddi olmayan gruplar çıkıyor ister istemez.

    İŞYERİ HEKİMİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI BELİRLENEN SAATİN ALTINDA ÇALIŞAMAZ…

    Uzman ve hekimin, firmadaki çalışan sayısına göre orada bulunma süreleri hesaplanır. İSG Kâtip sisteminde girişi yapılır. Karşı firma da e-devlet şifresiyle onayını yapıyor ve resmiyette bizim sözleşmemiz yapılmış olur. Bu sözleşmeye göre de belirlenen saatin altında çalışamaz. O zaman bizim doktorumuz da uzmanımız da o süre zarfında orada bulunmak zorunda. İş sağlığında işlemler daha çok mevzuat üzerinden gidilir. Bu mevzuatın haricinde bir şey yapmamız mümkün değildir. Zaten ilgili tebliğ, yönetmelik ve yasalarımız çıktı. Dolayısıyla uzmanımız ve doktorumuz kendi görev ve sorumlulukları çerçevesinde görevini yapmalıdır. Muayene edilmesi gereken varsa ediliyor, eğitim alması gereken personel varsa eğitim veriliyor. Personele toplamda az tehlikelide 8, tehlikelide 12, çok tehlikelide ise 16 saat eğitim verilmesi gerekiyor. Bu eğitimler tamamlanıyor. Yapılması gerekenler yapılıp, raporlanır.

    İŞYERİ HEKİMİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI ARTIK ZORUNLU HALE GELDİ…

    Artık bütün şirketlerde iş güvenliği önlemleri almanın zorunlu hale geldi. Yapılmaması halinde büyük İdari para cezaları var. Sadece bir hekim bulundurmamanın şu anda aylık 9766TL cezası var. Uzman bulundurmamanın cezası da aynı şekilde. Bir firma örneğin 10 aydır doktor ya da uzman bulundurmuyorsa bunun cezası geriye dönük kesilebilir. Yani işyeri hekimi için 97660TL İşgüvenliği uzmanı için ise 97660TL cezası bulunmaktadır. Doktor varmış gibi gösterilmesi de imkânsız. Çünkü sorumluluk tamamen OSGB’lerde. İşveren kadar aynı sorumluluk OSGB’lerde de var. Orada yaşanacak bir kazada işveren kadar OSGB’nin atadığı uzman ve doktor da sorumlu. Dolayısıyla bu riski altına hiçbir şekilde giremez. Yönetim sistemlerinde biraz daha farklı ama iş güvenliği konusunda bu riskin altına giremeyiz. Bununla ilgili birçok uzman arkadaşlar hapiste. İş kazası yaşanmış ve sorumlu uzman arkadaşlar bulunmuş. Ticaret mantığı haricinde düşünülmesi lazım. Örneğin bir tanesi İstanbul’da yaşıyor. Bucak'taki mermer ocağında iş güvenliği uzmanlığı yapıyor. Bir kere bile gelmemiş. Burada kaza yaşanmış ve suçlu. Bu riskin altına girmemek lazım. Eğer bu işi yapıyorsanız da hakkıyla yapmak lazım hepsinde olduğu gibi. Çünkü buradaki zaman hem işçiye hem işverene hem de uzmana veOSGB’ye dokunuyor.”

    İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEKTÖRÜ HENÜZ YENİ

    Yönetmeliğin 2013’ye yayınlandığını hatırlatarak, “Avrupa Birliği’nin direktifleri doğrultusunda hazırlandı. Her geçen yaşanan olaylar göz önünde bulundurularak kanunlarda ve yönetmeliklerde değişim oluyor Buda gösteriyor ki toplumun zamanla alışması gerekiyor. Uygulama yapılıyor yasalar çıkıyor ama bu yasaları uygulayacak uzman bulunamıyor. Sınavları sıklaştırıldı ve kazananlar uzman oldu ama bu sefer tecrübeleri yok. Örneğin A sınıfı uzman geliyor ama hiçbir şey bilmiyor. Normal şartlarda 3 yıl C sınıfı belgeyle çalışır, 4 yıl B sınıfı belgeyle fiilen çalışır ve son olarak yine sınava girerek A sınıfına geçiş yapar. A sınıfına geçen bir uzman 7 yıldır aktif iş güvenliği olarak çalışan bir uzmandır. Ama piyasada uzmanımız yok. Daha önce herhangi bir işte 3 bin iş günü SSK pirimi varsa A’ya hak kazandılar. Ama iş güvenliğinde hiç çalışmadılar. Bu da tehlike oluşturuyor. Uzman inşaattaki tehlikenin ne olduğunu bilmiyor, çalışma ortamını bilmiyor ama iş güvenliği uzmanı olarak atanabiliyor.

    AMA YASA YETKİ VERİYOR

    Kendi dalları olmayıp farklı dallarda uzmanlık yaptıkları halde buna rağmen yasaların kendisine yetki veriyor. Bilmediği sektörde uzmanlık yapanlar da var. Ticari mantıkla para gelsinde nasıl gelirse gelsin mantığı oluşmakta. Uzman işi bilmediği için de işveren istediği gibi yönlendirebiliyor. İşveren istediğini yaptırmış olabiliyor. İnsanlarımızda da eskisi gibi çok fazla araştırma kalmadı. Bundan dolayı da bir kaza olduğunda birilerinin canı yanıyor. Bu hem maddi hem de manevi bir sürü sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Bizim işverenlerimiz de düşük karlarla çalışıyor ve ben bir işi şöyle yapacaksınız dediğim zaman para çıkacağı için insanların gözüne batıyor.

    İŞ ÖNCESİ BASİT ÖNLEMLERLE ÇÖZÜM SAĞLANABİLİR

    İşi bilen uzmanların işin ve oluşabilecek tehlikenin bilincindeler, ama ticari mantıkla çalışan insanların işverenin istediğini yaptığını belirmekte.İşveren de aynı şekilde. İşi biliyorsa uzmanın söylediklerini yapıyor ve iş güvenliğini sağlıyor. Daha çok para kazanmanın peşinde olan işverenler yapılması gerekenin en ucuzunu yapmaya ya da yapmamaya çalışıyor. Aslında orada günü kurtarıyor. Ama ileriye dönük baktığı zaman bir kişinin ya da kendinden birinin meydana gelebilecek kazada canının yanmasına, sakat kalmasına veya ölümüne yol açabiliyor. Baktığınız zaman ölümle sonuçlanan kazalar çok basit önlemlerle çözülebilecek şeyler. Örneğin inşaattan işçi düşüyor. Birinci sebep emniyet kemerini takmamak. Üşengeçliği yüzünden hayatını kaybekte. Böyle çok basit nedenlerden dolayı iş kazaları gerçekleşiyor.

    Öncelikle İSG kültürü topluma aşılanması gerekir. Çalışanlar, işçiler olarak önce bizim bunu benimsememiz lazım. Bazen işveren her türlü önlemi alıyor, alet ekipmanı temin ediyor ama işçi bunu kullanmıyor. Dolayısıyla tehlike kendimizde…
     
    Son düzenleme: 6 Şubat 2016
    Fatih Özcan bunu beğendi.