Isg Ve Ergonomi

Konu, 'Ergonomi ve İlkeleri' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    GİRİŞ

    Endüstriyel kalkınmanın ilk ve orta çağlarında daha çok mal üretmek, daha çok kazanmak, piyasanın istediği kalitede ve sayıda imalatı gerçekleştirmek gibi öncelikler arasında insan varlığı önemli ölçülerde göz ardı edilmiştir. İnsanların yaşam gereksinimlerini karşılayabilmek için bir iş aramaları büyük ölçüde istismar edilerek, insan faktörüne gereken önem verilmemiştir.

    Üretim artışı sağlamak için insan işinin pek çoğunu makinalara devreden bugünkü modern üretim sistemlerinin, ergonomik ilkeler dikkate alınmadan ekonomik ve başarılı olması düşünülemez. Endüstriyel gelişmelerin ilk ve temel amacı üretimde artış sağlamaktır. Ancak bu artış insanın işini kolaylaştırıp zevkli hale getirerek sağlanabilir.

    Makinalar ile kıyaslandığında, insanların fiziksel iş kapasitesi önemli ölçülerde sınırlıdır. Bu nedenle insanlara verilecek işler, onların gün boyu gerçekleştirebileceği bir düzeyde kalmak zorundadır. Gücünün üzerinde iş yapmaya zorlanan insan yorulur. Yorgunluk; çalışanların iş verimi, sağlığı, güvenliği ve psikolojik dengesi açısından olumsuz etkiler yaratabilir.

    İnsanları işyerlerinde sağlıklı, güvenli ve verimli olarak çalışabilmeleri için çalışma yeri ve gerekli donanımın, ses, aydınlatma, çevre sıcaklığı gibi faktörler ile iş organizasyonu ve yönetime yönelik sistemlerin insanın yapısal, boyutsal ve psikolojik özelliklerine göre düzenlenmesi gerekir.

    İnsan, üretim için gereksinme duyulan en önemli öge olma özelliğini devam ettirmektedir. Bu nedenle daha yetenekli ve becerikli olması gerekmekte, her teknolojik gelişim insan özellikleri dikkate alınarak tasarlanmak zorundadır. Aksi halde bir yandan üretimde verim düşerken, sistemden beklenen iş başarısına ulaşılamamakta, diğer yandan sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları ortadan kalkmaktadır. Ayrıca yetenekleri dışında zorlanan insan, meslek hastalığı ve kazalarının artışına neden olmaktadır.

    Ergonominin temel görevi yukarıdaki amaçlar doğrultusunda bir iş düzenlemesini gerçekleştirmektir. Bir anlamda ergonomiyi, işin insanın özelliklerine uygun bir şekilde düzenlenmesi olarak tanımlayabiliriz. Ergonomi sözcüğü, Yunanca "Ergon" ve "Nomic" sözcüklerinden oluşmaktadır. Ergon, iş anlamına, nomic ise kural anlamına gelmektedir.

    Ergonomide temel yaklaşım, kişilerin anatomik, fizyolojik ve psikolojik özelliklerine ilişkin veri ve bilgilerin, çeşitli araç-gereç ve fiziki çevre tasarımında, konforunu, sağlığını ve üretkenliğini arttıracak şekilde kullanılmasıdır.

    1. İnsan Makina İlişkileri ve Ergonomi

    Makinalı üretim sistemlerinin temel elemanları; insan, makina ve ortam gibi 3 ögeden oluşur. Ergonomi bu elemanlar arası ilişkileri optimize etmeyi amaçlayan bir bilim dalıdır. Bu şekilde bir yandan üretimde verimlilik sağlanırken diğer yandan sistemin sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları yaratılır.

    İnsan Özelliklerine İlişkin Etkenler

    Herhangi bir elektrik devresinin güvenliği için sigortası vardır. Devrenin fazla yüklenmesi halinde sigorta devreyi keserek, devrenin zarar görmesini önler. Bunun gibi makinalar da birtakım yöntemlerle güvenlik altına alınmıştır. Fakat insanın sigortası yoktur.

    İnsan kısa süreli çalışmalarda normal kapasitesinin çok üstünde yüklenebilir. Süre uzadığında önce yapılan işte yanlışlıklar artar, daha sonra yapılabilen normal yükteki bir iş bile yapılamaz olur. Bu nedenle insan, lastik bir banda benzetilebilir, elastiktir, ancak zorlandığında sağlığı bozulur ve başarısını, sağlık ve güvenliğini yitirir.

    Ortam ve Makina Özelliklerine İlişkin Etkenler

    Makinalı üretim sistemlerinde gerek çalışma, gerekse bu ortam içinde makinanın yarattığı bazı olumsuz özellikler, üretim sistemi, iş başarısı ve güvenliğini etkileyen önemli etkilere sahiptir.

    Bir üretim sistemi ortamında bulunabilecek belli başlı 16 etkenin ergonomik açıdan optimum ve maksimum değerleri yukarıdaki şekilde gösterilmiştir.

    İnsan-Makina Sistemleri
    İnsan-makina sistemleri, verilen girdileri arzu edilen çıktılara dönüştürmede kullanılan ve birbirleriyle karşılıklı olarak etkileşebilme özelliklerine sahip bir veya daha çok insanla bir veya daha çok makinadan oluşur.

    Bir insan-makina sistemi, elinde makas ile kağıt kesen bir kişi, makine onarımı yapan bir kişi vb. şeklinde basite indirgenebileceği gibi, montaj hatları, şişeleme makineleri, bir veya daha çok operatör ile çalışan uçaklar, meşrubat dolum tesisleri de karmaşık sistemler olmalarına rağmen birer insan makine sistemleridir.

    Fiziksel Çevre
    İnsanların kullandıkları fiziksel çevre, yakın ve genel çevrelerden oluşur. Yakın çevre içerisinde iş istasyonu, oturma masası, büro ortamı yer alırken, genel çevre içerisinde, işyerinin bulunduğu semt, cadde, parklar yer almaktadır. İkincisi ise, aydınlatma, gürültü, nem, sıcaklık, ortam kirliliği gibi çevre faktörlerinin yer aldığı ortam koşullarıdır.

    Kişisel Koruyucu Donanımlar
    Eldiven, gözlük, ayakkabı, giysi vb. gibi koruyucu eşyaları saymak mümkündür. Kişisel koruyucu donanımlar kişinin davranışını belirli ölçüde sınırlar veya önceden belirler.

    2. İnsan Makina Sistemlerinin Özellikleri

    Her sistem gibi, insan-makine sistemleri de varoluş amaçlarına, işlevlerine, girdi, çıktı ve bilgi aktarma kanallarına ve çalıştırma talimatlarına ilişkin çeşitli özellikler gösterirler. Her türlü araç-gereç ve donanımın amacına en uygun şekilde hizmet verebilmesi için hızı, sürekli çalışabileceği süre, çalışma aralığı, manevra yeteneği gibi bazı özellikler açık olarak belirtilmek zorundadır. Bu özelliklerin bir kısmı mühendislik, bir kısmı da insan faktörü ile ilgilidir.

    Bir sistemin varoluş amacını gerçekleştirebilmesi, bir takım fonksiyonları yerine getirebilmesi ile mümkündür. Örneğin bir posta sisteminde mektupların toplanması, belirli adreslere göre ayrılması ve alıcıya ulaştırılması gibi fonksiyonlar yerine getirilir. Bu fonksiyonların her biri çeşitli insan makine kombinasyonları ile gerçekleştirilir. Bu gerçekleştirme süreci, genelde birbiri ardına gelen dört temel fonksiyon içerir.

    Algılama
    Sistem elemanlarına ya da bireylere bilgi ulaşımını sağlayan olay, algılama fonksiyonudur. Algılama fonksiyonu ile algılanan bilgilerin bir bölümü sistem dışındaki kaynaklarda üretilebileceği gibi, bazı bilgiler sistemin kendisi tarafından üretilir. Geri besleme veya bellekte tutulacak bilgiler, bu türden bilgilerdir.

    Birey düzeyindeki algılama, duyu organlarının çeşitli şekillerde uyarılması sonucu gerçekleşen algılamadır. Bu anlamda göz, kulak, burun, dil ve deri hepsi birer algılama merkezidir. Makine düzeyinde algılama ise sensörler, elektronik, mekanik veya hidrolik olarak çalışan algılama cihazlarıdır.

    Bazı durumlarda bireysel algılama organları, bazı durumlarda da sensörler birbirine göre üstündürler. Duyu organları çabuk uyum sağladıkları için özellikle değişken ortamlarda daha iyi algılama yaparlar. Çok sayıda tekrar gerektiren işlemlerde ise yorulmaya karşı duyarsız olmaları nedeniyle sensörler daha uygundur.

    Devamı ektedir...
     

    Ekli Dosyalar:

    Enver Çığşar bunu beğendi.