Öldüren hız

Konu, 'Trafik ve Ulaşım Güvenliği' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Geçen yüzyılın ortalarında, saatte 50 km hızla giden bir lokomotif bulunduğu zaman, seyirciler trenin uçarak gittiğini sanmıştı. Onun ardından, gelişmeler çok hızlı bi seyiri izledi. Bugün bir uçak ses hızının birkaç katına ulaşabiliyor. Otomobiller için hız rekoru yaklaşık saatte 800-900 km. Normal binek otomobilleri bugün saatte 200-300 km ile gidebiliyor. Ama çoğu insan halâ, otomobil ya da motosikletin frenleriyle ilgili bilgilerden çok, motor kapağının altındaki motorun kaç beygir gücüne sahip olduğu ile ilgileniyor.

    Yüksek hıza alışıp sürat körlüğüne yakalanmak çok kolaydır. Otoyol üzerinde belli bir süre yüksek hızda araç kullandıktan sonra, tuttuğumuz hız çok hoş gelmeye başlar. Sapacağımız yolu kolayca kaçırabilir, 70 ya da 50 km’lik sınırlama işareti karşımıza çıktığında hızımızın bilincinde olmayız. İşte o zaman, kilometre saatinden kuşkulanmanın zamanı gelmiş demektir. İnsan frene basıp hızı saatte 50 km’ye düşürünce, araba sanki durmuş gibi olur. Kilometre saatinin pek seyrek hata yaptığını ve bizi yanıltan şeyin, içine düştüğümüz sürat körlüğü olduğunu hatırlamak çok önemlidir.

    Ancak duracağınız zaman hızınızın çpk yüksek olduğunun farkına varırsız.. Saatte 50 km hızla giden bir otomobil; (şayet yol düzgün bir asfalt ise) durmak için yaklaşık 25 metreye ihtiyaç duyar. Eğer hızınızı saatte 100 km’ye çıkaracak olursanız, fren mesafesi yaklaşık 80 metre olacak demektir. Hızınızı artırdığınız zaman, düşüneceğiniz en önemli şey, durmak için böyle bir mesafeye ihtiyaç duyacağınızdır. Düşük hız hem hayat kurtarır, hem de çevreyi korur.

    Araştırmalar, hızın genel olarak saatte 10 km düşürülmesinin kaza sayısını yüzde 20, yaralı sayısının yüzde 30 ve ölü sayısını ise yüzde 40 oranında azaltacağını göstermektedir. (1) Geçerli hız sınırlarına herkes uyacak olsa, her yıl birçok insan hayatı kurtarılmış olur. Araştırmacılar, çevreyi korumak için de hızın düşürülmesi gerektiğini söylüyorlar.

    İşte size, neden dilediğiniz hızla sürüş yapamayacağınızın hayatî önemi haiz sebepleri. Geçerli hız sınırlamaları, insan hayatını kurtarmak ve çevreyi korumak içindir.

    Hız, hiçbir zaman, sürücünün taşıt üzerindeki kontrolünü elinde tutabileceğinden daha fazla olamaz. Sürücü gerektiğinde; aniden sezebileceği bir engel karşısında, aracını emniyetli bir şekilde durdurabilmelidir.

    Şurası iyi bilinmelidir ki, yüksek hızda araç kullanma isterisi bir cesaret değil, aksine bir kişisel zaafiyet belirtisi, akademisyenlerce Epitimik, yada Siklotimik olarak tarif edilen tehlikeli bir hastalıktır. (Bkz. TÜTEV Merkez Üssü: Kazaya Yatkın Karakterler)

    http://www.tutev.org/Icerik.asp?SayfaID=61