Patron Aleyhine Konuştu ‘ahlaksızlık’tan Kovuldu!

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Haberleri' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Tuzla Gemi Endüstri A.Ş.’de yaşanan iş cinayeti davasında işveren aleyhine tanık olarak ifade veren bir işçi daha “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı” gerekçesiyle işten çıkarıldı

    haber.jpg
    Eyüp Ayan (soldan ikinci), Veysel Sağrut (soldan üçüncü)

    ELÇİN YILDIRAL

    İstanbul’da Tuzla Gemi Tersanesi’nde vinçle malzeme arasında sıkışarak ağır yaralanan ve 20 gün sonra 15 Mart 2014 tarihinde yaşamını yitiren Tamer Şeyhun davasında iş kusurlarını anlatan ve patron aleyhine ifade veren Eyüp Ayan bir hafta sonra işten çıkarıldı. Ayan'ın işten çıkarılmasına gerekçe olarak da İş Kanunu’nun 25. Maddesi’nin 'Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı' bendi gösterildi.

    Şeyhun davasında işveren aleyhine ifade verdiği için Veysel Sağrut da aynı gerekçeyle 23 Ocak’taki ilk duruşmanın ardından işten çıkarılmıştı.

    'VİCDANIMIN SESİNİ DİNLEDİM'
    Olay günü Tuzla Gemi Endüstri A.Ş’de çalışan Eyüp Ayan, 27 Şubat’ta İstanbul Anadolu Adliyesi 68. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında “vicdanımın sesini dinliyorum” diyerek, işveren aleyhine tanık olarak ifade verdi.

    Ayhan, kazanın olduğu gün 300 tonluk vincin boyadan dolayı sirenlerinin çalışmadığını belirterek, "Siren ve ikaz lambalarının da bantla kapatılmış olduğunu gördüm" dedi.

    GÖRÜŞ MESAFESİNDEYDİ
    Boyanın olaydan iki gün önce yapılmaya başlandığını kaydeden Ayan, kazanın vinç operatörünün görüş mesafesinde gerçekleştiğini kaydetti. Ayan, vincin kazadan sonra çalışmaya devam etmediğini söyledi.

    MAĞDURİYETİ GÖRDÜM
    Ayan "Beni buraya getiren vicdanımdır. İlk duruşmaya geldim ve ailenin mağduriyetini gördüm. İşten çıkartılmayı göz önüne alarak gördüklerimi anlatmaya karar verdim. Veysel Sağrut ile aynı şirkette 3,5 yıldır çalışıyorum. Kendisi dürüst ve temiz bir insandır. Yalanını görmedim" diye konuştu.

    Ayan, mahkemedeki bu ifadesinden bir hafta sonra iş akdi feshedilerek, işten çıkarıldı. İşten çıkarılmasına gerekçe olarak da İş Kanunu’nun 25. Maddesi gösterildi. 'İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı'nı düzenleyen bu maddede, 'ahlak, iyi niyet kurallarına uymadığı takdirde işçinin iş akdinin fesih edilebileceği' kaydediliyor. Ayrıca işçi, herhangi bir tazminat hakkı ve işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor.

    İMZA ATMAMI İSTEDİLER
    BirGün’e konuşan Eyüp Ayan, işten çıkarılmayı göze alarak tanık olarak mahkemede ifade verdiğini belirterek, “İşletme Müdürü Mustafa Torbalı ile İnsan Kaynaklarından oluşan bir heyet bir odaya beni alarak, iş akdinin feshini imzalamamı istediler. Ben de imzalamadım, noter ile iş akdimin gönderilmesini söyledim. Daha sonra bana işten çıkarıldığımı söylediler” diye konuştu.

    İşe iade davası açacağını söyleyen Ayan, iş yerinden özel güvenlik eşliğinde çıkarıldığını kaydetti.

    Kaynak : http://www.birgun.net/news/view/patron-aleyhine-konustu-ahlaksizliktan-kovuldu/14663
     
  2. Ali KİLCİ

    Ali KİLCİ İ.G.U. - T.M.G.D. Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    249
    Haberin öncesi;

    -İstanbul Tuzla’daki tersane bölgesinde çalışan Tamer Şeyhun adlı işçinin, geçen yıl vince sıkışıp dört buçuk metre yükseklikten düşerek ölmesine ilişkin bir dizi skandal ortaya çıktı. Bilirkişiler vincin siren sesini yeterince çalışmadığını, ikaz sisteminin ve gezer vincin bakımlarının yapılmadığını, iş güvenliğinin sağlanmadığını saptadı. Sanık işçilerden biri, iş verenin avukatları tarafından karakola götürülerek, ölen işçiyi suçlayacak şekilde ifade verdirildiğini açıkladı. İlk duruşmada, işçinin eşi ve babası, şirketle tazminat konusunda anlaştıklarını belirterek, şikâyetçi olmadıklarını söyledi.

    İstanbul Tuzla’da faaliyet gösteren Tuzla Gemi Endüstri Anonim Şirketi’ne ait tersanede, 23 Şubat 2014’te meydana gelen kazada 34 yaşındaki Tamer Şeyhun adlı işçi, havuzlanan geminin güvertesine lastik asarken, ayaklarının arasında bulunan gezer vincin aniden hareket etmesi sonucu vinçle kızak havuzu arasındaki korkuluklara sıkışmış, ardından da dört buçuk metre yükseklikten havuz güvertesine düşerek ağır yaralanmıştı.

    Şeyhun, kaldırıldığı hastanede 15 Mart 2014’te ölmüştü. Bilirkişi incelemesi sonucu, tersanede iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve iş organizasyonunun oluşturulamadığı, ikaz-uyarı cihazları ve gezer vincin bakımlarının yapılmadığı için Seyhun’un ölümüne sebebiyet verildiği anlaşıldı. Bu nedenle işveren vekili Mustafa Torbalı, lojistik sorumlusu Özgür Akın, iş güvenlik uzmanı Sait Öztürk, armadör Veysel Sarğut, koordinasyon sorumlusu Ahmet Ata, iş güvenliği ve sağlığı formeni Metin Yılmaz ve proje müdürü Güney Erhan hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesine göre “taksirle ölüme sebep olma” iddiasıyla iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    İLK DURUŞMADA İTİRAF: ÖLENİ SUÇLADIK

    İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması geçen 23 Ocak’ta görüldü. Sanık Veysel Sartuğ kazadan bir gün sonra Tuzla Polis Merkezi’nde alınan ifadesini reddederek “İşverenin avukatının kurguladığı senaryoyla ifade verdim. Suçu Tamer’e atmak istediler. Vincin sirenleri çalışmıyordu. Operatör, Tamer görüş sahası içerisindeyken başka işle meşguldü. Operatör bakmış olsa ya da vincin sirenleri çalışsaydı kaza olmazdı. İşverenle hareket etmediğim için baskıya maruz kalmaktayım. Bunun da mahkeme tarafından bilinmesini istiyorum” dedi.

    Ahmet Ata ise vinç operatörünün bulunduğu kabinin yerden 60 metre yüksekte olduğunu, göremediği noktalarda telsizle kumanda verilmesi gerektiğini belirterek, Sartuğ’u suçladı. Ata, “Telsiz, Veysel Sartuğ’daydı. Kazanın olduğu bölgenin operatör kabininden görülebileceğini zannetmiyorum. Vincin kumanda edecek telsizi, Veysel gönüllü olarak almıştı” dedi. Mustafa Torbalı ise sirenlerin bakımının yapıldığını ve çalıştığını savunarak, “Bu ekipmanlar bağımsız kuruluşlar tarafından kontrol edilmektedir. Kazadan iki gün önce kontrol görmüştür. Sirenler dahil vinçin tüm fonksiyonlarının eksiksiz çalıştığı sabittir. Kaza beşeri hata sonucu meydana gelmiştir” diyerek, ölen işçiyi suçladı. Metin Yılmaz da pazar günü olduğu için tersanedeki tüm çalışmaları kendisinin kontrol ettiğini anlatarak, “Yapılacak işi, iş sağlığı ve güvenliği açısından denetlemekle görevliyim. Kontrolleri yaptım. Aykırı bir şey görmedim. O gün niçin böyle olduğunu bilmiyorum” dedi.

    TAZMİNATI ALIP DAVADAN ÇEKİLDİLER
    Ölen işçinin eşi Sitem Sinem Şeyhun, “Kusur yönünden bir şeyler olduğunun farkındayım. Tazminat hususunda anlaştık. Bu sebeple şikâyetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. Suç varsa cezalandırılmalarını talep ediyorum“ dedi. Baba Hasan Şeyhun da “Maddi manevi tazminat hususunda şirket ile anlaştık, şikâyetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. Kusur oranı değerlendirilerek gerekli cezanın verilmesinde takdir mahkemenindir. Suç varsa cezalandırılmalarını istiyorum” dedi. Bir sonraki duruşma, 27 Şubat 2015’e bırakıldı.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 9 Mart 2015