Soma Davası’nda Vardiya Amirleri Konuştu: ‘eğitim Almadık, Alarma Gerek Yok’

Konu, 'İş Kazası Haberleri' kısmında Musa Kamil Ekin tarafından paylaşıldı.

  1. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    Soma Davası’nda vardiya amirleri konuştu: ‘Eğitim almadık, alarma gerek yok’
    22.08.2015 İşçi Aileleri / Hukuk

    [​IMG]
    Soma Katliamı Davası’nın üçüncü duruşmasının dördüncü oturumu Akhisar’daki mahkemede devam etti. Duruşmada İş Sağlığı ve Güvenliği Vardiya amirleri Mehmet Ali Günayçelik, Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık çapraz sorguya alındı. Çapraz sorgulara verilen yanıtlarda iş güvenliği vardiya amirlerinin iş güvenliği eğitimi almadıkları ve acil durumda görevli olmadıkları anlaşıldı. Vardiya amirleri 301 canı alan uygulamayı ve olmayan alarm sistemini savundu.
    301 canı alan uygulamayı savundu
    Günayçelik’e ilk olarak mahkeme savcısı sorularını yöneltti. Savcının kaza sırasında havanın ters değiştirilmesinin işçileri nasıl etkileyeceğinin öngörüsünün yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusunu yanıtlayan Günayçelik, kazanın merkezde olduğu, H ve A panosundaki işçileri etkilendiğini, havanın ters değiştirilmesinin biraz daha geciktirilmesi durumunda S panosunda bulunan işçilerin de yaşamını yitireceği yanıtı verdi.
    Günayçelik’in havanın ters değişimini savunması ve doğru bir karar olarak nitelendirmesi üzerine salonda bulunan aileler “Doğru tabi, onun için 301 canımızı katlettiniz” diye tepki gösterdi.
    İş Güvenliği Vardiya Amiri ama eğitim almamış!
    Avukatlardan Özdemir Avcı’nın sorularını yanıtlamaya başlayan Günayçelik, iş güvenliği uzmanı olmadığını, bunun için 4 yıllık üniversite bitirilmesi gerektiğini ve bakanlığın hazırladığı sınavdan geçilmesi gerektiğini belirtti.
    Günayçelik, sanık avukatlarından Zeki Çolak’ın kazadan önce elektriğin kesilip kesilmediğine ilişkin sorusuna da “Kesilmedi” yanıtı verdi.
    ‘İşçiler sorun görüp söylememiş olabilir’
    Savcı ve sanık avukatlarının ardından müşteki avukatlarının sorularına geçildi. Müşteki avukatlarından Selçuk Kozağaçlı, Günayçelik’in olayın gerçekleşmesine ilişkin diğer sanıklar gibi bir teorisinin olup olmadığını sordu. “Olayın kömür yangınından olmadığına eminim. Neden olduğunu tam bilemiyorum ama lokal bir yangından başlamış olabilir” diyen Günayçelik, işçilerin çalışırken gördükleri bir sorunu söylememiş olabileceklerini de belirtti ve topu ölen işçilere attı.
    Acil durumda görevi, işçi güvenliğinde eğitimi yok
    Sanığın acil eylem planında bir görevi olup olmadığı sorusuna “Bilmiyorum” yanıtı veren Günayçelik, işçi sağlığı ve güvenliği ile herhangi bir eğitim yapılıp yapılmadığına ve bu eğitimlerin denetlenip denetlenmediğine ilişkin sorulara ise şu yanıtı verdi:
    Eğitim birimi var. Onlar periyodik eğitim verirlerdi ama ben denetlemezdim. Onun dışında özel bir eğitim almadım. Benden daha deneyimli kişilerden öğrendiklerim ve deneyimlerimle gerekeni yapıyorum.
    Herkesin risk değerlendirmesi kendine!
    Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Maden Mühendisi ve bir diğer İş Güvenliği Vardiya Amiri Yasin Kurnaz’ın sorgusuna geçildi. Savcının “risk değerlendirmesi” yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusuna “Herkes farklı konularda risk değerlendirmesi yapıyor. Ben sadece klasik ayakların kontrollerini yapıyorum. Bu konuda risk değerlendirmesi hazırladım ama diğer konularda bilgim yok” yanıtı verdi.
    İşçilerle aynı ekipmanı kullandığını, özel bir koruma ekipmanı olmadığını aktaran Kurnaz, sorunlu olduğu tespit edilen sensörlerin denetiminden Harun Yıldırım’ı sorumlu tuttu.
    Her şey daha iyi olduğu için 301 işçi ölmüş!
    Avukat Selçuk Kozağaçlı, daha önce aynı işyerinin Park Teknik’e ait olduğunu ve Kurnaz’ın aynı işletmede yine aynı görevde olduğunu hatırlatarak iki işletme arasındaki değişimi sordu. Kurnaz, aradan geçen zamanda her şeyin daha iyiye gittiğini, güvenlik önlemlerinin artırıldığını, madeni en iyi teknoloji ile donattıklarını ileri sürdü. Kozağaçlı “Bu yüzden mi 301 işçi öldü? Daha iyi olduğu için mi?” diye sorunca Kurnaz bu soruya yanıt vermeyeceğini dile getirdi.
    Kurnaz’ın çelişkili yanıtları bununla da sınırlı kalmadı. Acil eylem planında bir görevi olmadığını iddia eden Kurnaz, Kozağaçlı’nın “Sizin de imzanız olan planda adınız geçiyor. Bunu hiç mi görmediniz?” sorusuna “Bu plan panoda asılı durur ama ben planda adımın yazdığını hiç görmedim” yanıtı verdi.
    Sistem ilkel ama risk yok
    Avukat Sercan Aran’ın anormal bir durumla karşılaşılması durumunda alanı boşaltma yetkisi olup olmadığını sorduğu Kurnaz, bu yetkiye sahip olduğunu, birçok defa da bu yetkisini kullandığını belirtirken; bir uyarı sistemi olup olmadığı sorusuna ise “Böyle bir sistem yoktur. Sadece bölge bölge uyaran bir sistemimiz vardır” dedi.
    Kurnaz, Aran’ın ilkel bir yöntem olan kara tulumba yönteminde risk olup olmadığı sorusuna yanıtı ise “Bu yöntemde risk yoktur. Tüm Türkiye’de bu yöntem kullanılır” karşılığı verdi.
    ‘Değer ölçmeye de alarm sistemine de gerek yok’
    Kurnaz’ın ardından Maden Mühendisi ve İş Güvenliği Vardiya Amiri Hilmi Kazık’ın sorgusuna geçildi. Sıcaklık ve karbonmonoksit değerleriyle ilgili bir çalışmaya “gerek duymadıklarını”, sabit ve el sensörleri arasındaki değer farklılıklarının üzerinde durmadıklarını söyleyen Kazık, madenin Park Teknik’ten Soma Holding’e geçmesiyle maaşlarının iki kat arttığını belirtti. Kazık’ın bu sözleri üzerine aileler “Sadece sizin ücretiniz arttı, işçilerin değil” diye seslendi.
    Müşteki avukatlarının “alarm sistemi” sorusuna “Öyle bir sistem yok. Böyle bir sistemde gerek de yok” diyen Kazık’a Avukat Sercan Aran “Acil eylem planlamasında merkezi bir alarm sistemi olması gerektiği yazıyor” hatırlatmasında bulundu.
    Avukat Can Atalay ise emniyet amiri ile iş güvenliği uzmanı arasındaki farkı sordu. “Emir amiri işletme belirleyip atar, iş güvenlik uzmanı ise bakanlıkta alınan belge ile yapılır. Ben üzerime düşen görevi yaptım” diyen Kazık, hava akımının değişimi için 150 ile 300 lira arasında değişen bir yatırımın neden yapılmadığı sorusunu ise “İddianamede böyle bir suçlama yok” diye geçiştirdi.
    Mahkeme, 8 tutuklu sanığın çapraz sorgulamasının yapılmasından sonra duruşmayı 24 Ağustos Pazartesi gününe erteledi.
    *
    ‘İşçiler AKP mitingine taşındı, denetim yapılmadı’
    Duruşma sonrası aileler ve avukatlar bir açıklama yaptı. Açıklamada konuşan Avukat Selçuk Kozağaçlı, “İhale için AKP mitingine işçiler taşındığını öğrendik. Böyle bir işverenin maden ocağı neden denetlensin? Neden kapatılsın? 301 işçi işte bu yüzden öldü” dedi.
    Sanıkların ifadelerinden katliamı halen anlamadıklarını ve madenin açılmaya çalışıldığını belirten Kozağaçlı, madenin açılmasına izin vermeyeceklerini, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve bu davanın devlet politikalarını değiştirecek bir biçimde sonuçlanacağını kaydetti.


    Sendika.org

    http://www.guvenlicalisma.org/index...-gerek-yok&catid=127:isci-aileleri&Itemid=217