Su Altı Inşaat Işlerinde Iş Sağlığı Ve Güvenliği

Konu, 'Diğer Tehlikeler' kısmında Musa Kamil Ekin tarafından paylaşıldı.

  1. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    Köprü, su altı tünelleri, liman ve iskele inşaatı, su altında inşaat çalışması yapılması gereken durumların başında gelir. İnsanların su altında uzun süreler kalmalarını gerektiren çalışma koşulları özellik gösterir. Su altında basıncın yükselmesi ve soluk almak için araçlara duyulan gereksinim ve artan güvenlik gereksinmesi için talimatlara uymak zorunda oluş, bu inşaat dalının özellikli durumunu açıklamaktadır.

    Su altında basınç normal açık hava basıncından yüksek olduğundan burada bulunmak insan bünyesinin alışkanlıklarına uygun değildir. Bu yüzden su altında çalışacak kişilerin işe girişlerinde, iş için uygun olduklarının kontrol edilmesi önemlidir. Basınçlı ortamda çalışma, sadece bu iş için fiziksel uygunluğu sağlık raporu ile ortaya konmuş işçiler tarafından ve faaliyetlerinin gidişatının denetlemeye yetkili bir kişinin hazır olduğu durumlarda yürütülür. İşe girişlerde yapılan sağlık kontrolleri, E.K.G. ve akciğer fonksiyon testleri ile birlikte kalp dolaşım, solunum ve kemik sistemleri üzerinde gerekli incelemeleri kapsamalıdır. İşe başladıktan 15 gün sonra çalışanlara adaptasyon muayenesi yapılacak ve işin devam süresince de bunların periyodik genel sağlık muayeneleri yapılmalıdır. Özellikle kalp, dolaşım solunum ve kemik sistemi hastalığı ve arızası görülenler, bu işlerden ayrılacaklar, kontrol ve tedavi altına alınmalıdır.

    Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işlerde çalışma saatleri çalışılan yerin derinliği ve basınç değerine göre düzenlenmelidir. Örneğin, 20-25 m. derinlik veya 2-2,5 kg/cm2 basınçta maksimum 7 saat çalışılabilecekken, 35-40 m. derinlik veya 3,5-4 kg/cm2 basınçta bir seferde maksimum 4 saat çalışılabilir. İniş, çıkış ve geçiş süreleri bu sürelere dahildir.

    Suyun özgül ısısı havanınkinin 1000, ısı iletkenliği havanıkinin 25 katıdır. Dolayısıyla insan karada geniş bir sıcaklık aralığında yaşayabilirken suda dayanabileceği sıcaklık aralığı çok dardır. Bu sebeple su altında yapılan çalışmalarda karşılaşılabilecek tehlikelerden ikisi hipotermi* ve hipertermi*dir. Su altında çalışacak kişilerin soğuktan korunmak için uygun dalış kıyafetleri giymeleri gereklidir. Çalışma sırasında hipotermiye giren çalışan hemen sudan çıkarılmalıdır. En fazla ısı kaybına sebep olan baş ve boyun bölgelerinin ısı yalıtımı yapılmalıdır ve kuru elbiseler giydirilmelidir. Vücut sıcaklığı normal seviyesine gelene kadar sıcak sıvı takviyesi de yapılarak nabız ve solunum kontrolü yapılmalıdır. Hipertermi, hipotermiye göre daha az rastlansa da onun kadar tehlikelidir. Bu durumda çalışanın kıyafetleri çıkarılmalı, sırtüstü yatırılıp ayakları kaldırılmalı ve vücudu ıslak bezle ovulmalıdır.

    Dalış sırasında yaşanan ani basınç değişikliği durumlarında östaki borularının iyi çalışması gerekir. Östaki borusunun iyi çalışmadığı durumlarda ani dalmalarda oluşan ortam basıncı değişikliğine uyum sağlanamaz ve basınç eşitlenemez. Meydana gelen barometrik değişiklikler sonucu kulak zarı, işitme kemikçikleri, orta kulaktaki havalı boşluklar ve hatta iç kulak etkilenebilir. Buna Barotravma denir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ağzı ve burnu tıkayarak kulağa hava vermeye çalışıp yutkunma hareketi olan Valsalva Manevrası* oldukça etkilidir. Derine dalan işçilere bu durumla baş etme yönteminin öğretilmesi gerekir. Ayrıca burun tıkanıklığı olan işçilerin dalması bu anlamda sakıncalıdır. Barotravmaya sebep olabilecek bir diğer hava boşluğu da maskelerde bulunur. Dalış sırasında bu bölgedeki havanın sıkışması burundan maske içine hava verme yoluyla basınç eşitlemesi yapılarak sağlanabilir. Aksi durumda gözlerde ve deride ciddi hasar oluşabilir. Eğer yapılan işte sert başlıkların takılması gerekiyorsa iniş sırasında kuru dalış giysisi ve başlığın içine hava verilmelidir. Aksi takdirde sert başlığın içinde sıkışan hava vakum oluşturarak dalış yapan çalışanı başlığın içine doğru çeker. Bu durumda çalışanın dalış hızını yavaşlatması gerekir. Bir diğer barotravma çeşidi akciğer barotravmalarıdır. Çıkış sırasında alınan havanın çeşitli nedenlerle dışarı verilmediği durumlarda ortaya çıkar. Çıkış sırasında suyun basıncı azaldığından akciğerde tutulan havanın hacmi bu basıncı dengelemek için artar ve bu durum akciğerin doku bütünlüğünün bozulmasına yol açabilir.

    Su altında çalışmalarda çalışanların geçerli eğitimleri almış olmaları ve uygun ekipmanlarla donanmış olmaları gerekir. Dekompresyon Hastalığı (vurgun)* ve dip sarhoşluğu gibi tehlikelerin yaşanmaması için dalış yapan çalışanların iyi eğitimli dalgıçlar olmaları gerekmektedir. Kullanılan ekipmanın kontrollerinin zamanında yapılması ve gerekli durumlarda yenilenmesi de bir başka zorunluluktur.

    Dalış öncesinde, sırasında ve sonrasında alınması gereken çeşitli önlemler tüm çalışanlara bildirilmelidir. Tüm çalışanlar dalış ekipmanını çok iyi tanımalıdır. Dalış yapılacak derinlik ve sıcaklığa uygun ekipman seçilmelidir. Dalış yapılmadan önce dalışla ilgili derinlik, süre ve yapılacak iş planlanmalı ve plana tam anlamıyla uyulmalıdır. Hiç bir çalışan yalnız dalış yapmamalıdır, en az bir kişi refakat etmelidir. Dalış yapılmadan önce olası acil durumlara yönelik kurtarma operasyonu planlanmalıdır. Varsa, en yakın basınç odasının konumu tüm çalışanlar tarafından bilinmelidir. İnişler ve çıkışlar basınç değişikliğine alışmak için yavaşça yapılmalıdır. Dalış süresince tüketilen hava miktarı kontrol edilmelidir.

    http://www.isguvenligi.net/iskollari-ve-is-guvenligi/insaat-sektorunde-is-sagligi-ve-guvenligi/