Türkiye 'deki Iş Güvenliği Uygulamalarını Nasıl Avrupa'daki Işleyiş Verimliliğine Yükseltebiliriz?

Konu, 'Sistem Kurulumu ve Denetimler' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    İş kazaları ve meslek hastalıkları ülkemizde ve dünyada büyük kayıplara neden olmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü kaynaklarına göre 2.8 Milyar işgücü olan dünya da her yıl 340 milyon iş kazası meydana gelmekte ve bu iş kazaları neticesinde her yıl iki milyon civarında işçi hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de her yıl yüz bine yaklaşan iş kazası gerçekleşmekte ve bunların neticesinde bini aşkın işçi hayatını kaybetmektedir. Ayrıca iş kazası ve meslek hastalığının maliyeti, gayrisafi milli hasıla da büyük çapta zarara uğramaktadır.

    İşyerlerinin çalışma koşullarındaki iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin aksaklıklar iş kazaları ve meslek hastalıkları için tehlikeli durum oluşturmakta iken çalışan bireylerden kaynaklanan eksiklikler de tehlikeli davranışlara yol açmaktadır. Tehlikeli durum ve tehlikeli davranışlar iş kazaları ve meslek hastalılarının meydana gelişindeki iki temel unsurdur. Tehlikeli durumlar, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla giderilebilmektedir. Tehlikeli davranışlar ise eğitim yoluyla çalışanların tehlikeli davranışlarının tehlikesiz davranışlarla değiştirilmesi ve işyerlerinde güvenliği kültürü? oluşturulması suretiyle bertaraf edilebilmektedir. Çalışanların davranışlarında olumlu yönde değişiklikler meydana getirmenin en önemli yollarından biri de onlara iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim vermektir.

    Avrupa'daki İş Güvenliği uygulamaları incelemek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) tarafından yürütülen Leonardo da Vinci Mesleki Eğitim Programı kapsamında “KOBİ’lerde Risk Değerlendirmesi Uygulamalarının İSG Açısından İncelenmesi” isimli Avrupa Birliği Projesi, ÇASGEM Yöneticilerinin ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim Uzmanları’nın, İş Güvenliği Uzmanlığı Derneği (İSGDER) üyelerinin ve Teknik Eğitim Vakfı (TEKEV) üyelerinin katılımıyla 8 Eylül’de, Viyana’daki (Avusturya) “Mesleki Riskler Sosyal Sigortası (AUVA) kurumuna yapılan ziyaretle yerinde incelemelerde bulunulmuştu. İncelemelerdeki ana tespitler;
    1. Anaokuldan başlayıp meslek edinme sürecinde İş Güvenliği, Trafik ve Çevre bilinci öğrenim müfredatı ile verilmektedir, ayrıca sosyal sigortayı Devlet kendisi karşılamaktadır. Anaokuldan başlayan bir güvenlik kültürü eğitimi verilmektedir. Bu eğitim sürecinden geçenler ilerde ya işveren veya çalışan olacaktır.
    2. Sosyal Sigorta,
      • Sağlık Sigortası
      • Kaza Sigortası
      • Emeklilik Sigortası
      • İşsizlik Sigortası gibi sigortaları kapsamaktadır. Mecburi sigortalardır.
    3. Mesleki Riskler Sosyal Sigortası (AUVA) tüm özel sektöre hizmet veren, sigorta firmalarından en büyüğüdür.
    4. Bünyesindeki İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi (İSG Profesyoneli) ile özel sigorta hizmet verdiği firmaları denetlemektedir. İSG profesyoneli İSG sistemini denetlemektedir ve ücretlerini sigorta firmalarından almaktadır.
    5. İşyeri bünyesinde devlete bağlı işçi temsilcileri bulunmaktadır. İşçi temsilcilerin eğitimleri özel olarak verilmektedir. Sendikalı olan bu temsilcilerde işyeri durdurma yetkileri bulunmaktadır. İşverenler işçi temsilcilerini işten çıkartamıyorlar.
    6. İşverenler daha az sigorta primi ödemek için İSG tedbirleri isteyerek yerine getirmektedir.
    7. Çalışanlar ise İSG tedbirlerine uymadığı için 2 sefer işten çıkarılırsa aynı tehlikeli sınıfta çalışamayacaklar.
    Türkiye'mizde her yıl yüzbinleri aşan iş kazası sayısında binin üzerinde çalışan ölümü gerçekleşirken, denetim için yeterli müfettişimiz var mıdır?

    İSGGM Md. Sn. Kazım ÖZER bir röportajında, Türkiye genelinde 1.700.000 civarında işyeri olduğunu, 1.1.2014 tarihinden sonra Tehlikeli ve Çok tehlikeli 680.000 civarında işyeri aylık İSG hizmet alma zorunluluğunun bulunduğunu, bunun sadece 180.000 işyeri isgkatipte İSG sözleşmesinin olduğunu söylemişti. Bunun yanında Türkiye genelinde tüm işyerlerinin denetleyen iş müfettişi sayısı 1000 civarında olduğunu söylemişti. Bu durumda teftişlerin yeterli ve sağlıklı yapıldığı söylenemez. Bir diğer husus Türkiye genelinde 1.700.000 civarındaki işyerlerine bakıldığında %85'i çalışan sayısı 10 kişinin altında KOBİ'ler olduğu bakanlık yaptığı sunumlarında anlaşılmaktadır.

    Türkiye'mizdeki İş Güvenliği Uygulamaları nasıl Avrupa'daki işleyiş verimliliğine yükseltebiliriz?

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) üzerinden tüm işler yürütülürse belki daha kolay, etkin ve uygun çözümler bulunabilir. Şöyle ki;

    1. OSGB şirket sahipleri/hissedarları sadece tam zamanlı İş güvenliği Uzmanı ve/veya İşyeri Hekimi zorunluluğu gelmeli. Parası olan tüccar mantıklı işverenler tarafından açılan OSGBler kapatılmalıdır. Öncelikli olarak bu konu düzeltilerek, OSGB kalitesi arttırılmalıdır. OSGB'lerin ticari işletme durumundan çok, denetim/değerlendirme yapan sigorta ekspertiz firmaları gibi, iş sağlığı ve güvenliği açısından firma değerlendirme yapan kuruluş durumuna konumlandırılmalıdır.

    2. OSGB'nin Mesleki bağımsızlığı sağlanmalıdır. İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi ücretlerini hizmet verdiği firmadan almamalıdır. Mesleki bağımsızlık direkt İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimine verilirse İş güvenliği uzmanının özlük ve sosyal hakların sağlanması devlet karşılaması gerekecektir. İş Güvenliği uzmanını ya devlet memurluğu statüsünde veya yarı memur gibi yeni bir statüde kamu görevlisi yapılmalı ki ücretlerini devlet tarafından veya özel oluşturulmuş fondan karşılansın. bunu devlet istememektedir. Bunu da yıllardır, teknik Nezaretçi, yapı denetim vs denetim yapan kişiler hala ücretlerini denetim yaptıkları işverenlerden almaktadır. Kangrenleşmiş olan Türkiye'nin denetim sistemi çözümlenmelidir.

    Önerim ise OSGB modelinde yatmaktadır. Yetkilendirmesi ÇSGB tarafından yapılan bu firmalar, denetim yaptığı ve/veya hizmet verdiği firmalar için fatura karşılığı SGK fonundan alabilir. Zaten İşveren, net maaş üzerinden çalışanı için (SGK primi %14 + İşsizlik %1 + Gelir Vergisi %15* + SGK İşveren Primi %15.5 + İşveren İşsizlik Sigorta fonu %2) gibi vergi veriyor. Çalışanına 2 birim maaş veriyorsa 1 birim de SGK primi ödüyor. Haliyle iş Güvenliği aylık hizmetlerinin ekstradan işverene mal etmek yanlıştır. İşveren tarafından İş Güvenliğinin benimsenmesi hususunda direnç oluşturuyor. Güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması için İSG profesyonellerinin maaşını SGK fonundan alması yerinde bir karar olacaktır.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin desteklenmesi hakkında yönetmelik tamamen değiştirilerek, bu destekten İSG hizmeti veren OSGB firmaları SGK Genel Müdürlüğü'ne fatura kesmesi ile ücretlerinin alınması sağlanabilir. İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi de ücretlerini OSGBden alacak, sigortası buradan yattığı için sosyal haklardan mahrum kalmayacak. Bu çözüm yoluyla Avrupa’ya benzer şekilde İSG profesyonelleri SGK için denetim/değerlendirme yapan iş Müfettişi yardımcısı konumuna yerleşmiş olacaktır. Bu yüzden İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi sadece OSGB'lerde çalışmalılar! Bunun nedenini ayrıca açıklayacağım.

    3. OSGB'nin keseceği faturadaki KDV kalkmalıdır. OSGB'ler Kamu hizmeti verirken, devletin bu kamu hizmeti üzerinden vergi toplaması hemen düzeltilmesi gereken hatadır. Hem Güvenlik Kültürü oluşturalım diyeceğiz hem de bu konu üzerinden vergi alacağız. Olacak şey değil!

    4. OSGB çalışanlarına SGK prim indirimi sağlanmalı. Maliyeti düşen OSGB, Noter gibi objektif çalışarak İş Müfettişlerine yardımcı olarak çalışabilir, hem de devlete ciddi bir mali yük gelmeden!

    5. Uygun Hibe ve Kredilerle OSGB altyapısı kuvvetlendirmek gerekir. OSGB'lerin en son teknolojik alt yapı ile hizmet vermesi gerekir. Eczahanelerde kullanan programa benzer merkezi sisteme bağlı program kullanılmalı. SGK bölge serverlarını İSG program üreticilerine oluşturacağı bir protokolle açmalıdır. Tüm İSG profesyonelleri ve OSGB bu programları kullanması zorunlu kılınmalıdır ki, İSGKATİP geliştirilerek etkin kullanımı genişletilmelidir.

    6. İSGKATİP'teki her üyenin ve her gerçek/tüzel kişilerin KEP (kayıtlı elektronik posta) maili olmalı, noter onaylı tespit öneri defteri acilen kaldırılmalı ve yerine İSGKATİP'te bir tespit/öneri platformu oluşturulup tespit ve öneriler buraya yazılmalı. Bu şekilde devlet denetleme birimi de durumu anında takip edebilecektir. Platforma yazılan tespit ve öneriler KEP postasıyla ilgili taraflara anında bildirilmesi sağlanabilir. Konu hakkında, Teknolojiyi daha fazla kullanarak etkinlik ve uygunluk artırılabilir. Risk Değerlendirme Raporları, Patlamadan Korunma Dokümanı gibi raporların sistem üzerinde hazırlanması ve devlet şehir planlamacıları tarafından bu raporların, diğer yerel coğrafi raporlarla birleştirilerek isorisk haritaları oluşturularak yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası stratejik planlar çerçevesinde iş dünyasını konumlandırması yerinde olacaktır. bu yapılmış olsa Davutpaşa faciası yaşanmazdı.

    7. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (Kurul) 07.04.2011 tarih ve 4150 sayılı Kararı ile Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliğinde değişikliğe gidilerek Firmaların Mali ve Finansal durum değerlendirmenin yanında OSGB'leri de bu değerleme hizmeti verecek kuruluşlara katarak İş Sağlığı ve Güvenliği açısından değerlendirme raporlarıyla desteklenmesi sağlanmalı. Bankalardan kredi talebi olan firmaların İSG alanındaki yaptığı veya aldığı tedbirlerle OSGB'nin o firma hakkında hazırlayacağı değerlendirme raporlarıyla daha uygun kredi alması veya tam tersi durumda ise İş Teftiş Kurulu'nu harekete geçilmesi, Bankanın daha yüksek kredi faizi ile finansal desteği vermesi gibi ödül/ceza işlemi devreye sokarak işverenlerin teşvik edilmesi son derece önemlidir.

    8. Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği mevzuatında bir değişikliğe gidilmelidir. Örneğin yangın sigortası yapacak bir firmanın talebini sigorta şirketi her sigorta yenileme ve yeni sigorta sözleşmesi yapmadan evvel OSGB'yi görevlendirerek o firmanın risk değerlendirme raporuna bakarak mevcut durum analizinden sonra güvenli çalışan firmanın klozunda bir prim indirimi uygulanmalı. Şuan ki durum firmanın beyanına göre fiyatlar belirlenmektedir. Banka sektöründe düşündüğümüz ödül/ceza uygulaması burada da uygulanmalıdır. Kötü çalışan firmalar, OSGB'nin hazırlayacağı raporu İSGKATİP üzerinden hazırladığında, durum İş Teftiş Kuruluna otomatik intikal edecektir.

    9. Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği mevzuatında bir değişiklikle OSGB, İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri hekimi, Diğer sağlık Personeli gibi meslekler tanımlanmalı ve Mesleki Sorumluluk Sigortası klozu oluşturulmalı

    10. İş Güvenliği hususunda riskli çalışan firmalar; bir yandan devlet denetimleri, diğer yandan sigorta ve banka kurumları riskli firma olduğu için daha yüksek faizle Kredi veya sigortalama yapmak zorunda kaldığında İSG alanına yapacağı harcama ile daha fazla sigorta ve yüksek kredi faizi ile ödememek için tedbir almak daha cazip gelecektir.

    11. Mevcut Sigorta düzenlemesinde firmanın beyanına göre sigorta primi çıkıyor. Bankalar; İSG riskini, verdiği krediler için pek irdelediklerini düşünmüyorum. Belki yabancı bankalar Avrupa sistemlerine bağlı olarak irdeliyor olabilir. Bu konuda mevzuat çalışması gerekmektedir.

    12. OSGB Hizmetlerinin taban fiyatı belirlerken; işletmenin çalışan sayısına, tehlike sınıfına, işletmenin büyüklüğüne, kaza sayısına, ulaşım vs bağlı olarak belirlenmelidir.

    13. Türkiye genelindeki 1.700.000 işyerini 1000 müfettişle denetlemek imkansız. Lakin 5000 OSGB'yi her üç ayda bir 1000 müfettişle denetlemek ve yaptığı işleri İSGKATİP üzerinden anlık denetlemek mümkündür. Bakanlık İSGKATİP için bölgesel web serverları kurması durumunda, isg alanında yapılan özel programlarla hızlı entegre olabilir. Böylece yapılan tüm çalışmalar bakanlık tarafından incelenebilir. e-reçete devreye alınarak sağlık gözetimi yapılabilir. İstatistiki çalışmalar yapılabilir. OSGB'de çalışan İşyeri Hekimleri geçmiş dönemlere ait firma iş kazaları, çalışanlarına ait belgeleri irdeleme imkanı bularak Sağlık Gözetimini etkin bir şekilde gerçekleştirebilir. İş Güvenliği Uzmanları ise SGK veritabanında kayıtlı olan İş kazası raporlarına erişerek veya görüş bildirerek, Kaza Kök Analizleri irdelenebilir. Ardahan'da yaşanan kaza kök analiz sonuçlarını İSG profesyonelleri irdeleyerek, aynı kazanın Hatay'da tekrarlanması engellenebilir. ASLINDA SGK bünyesinde İş Kazası Kök Neden Analiz Merkezi (İKNAM) kurulmalı. Web sitesi üzerinden raporlarını yayınlamalıdır. Animasyonlu videolarla medya aracılığıyla kamuoyu bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

    14. OSGB Aylık Hizmetleri için işverenle direkt anlaşma sağlayabilir, ama ücretini SGK fonundan almalı. Yalnız denetim hususunda aylık hizmet verdiği firmaya gidemez. Aynı şekilde Periyodik ölçüm ve kontroller, Fenni Muayeneleri aylık hizmet verdiği firmaya yapamaz.

    15. OSGB denetimleri 3 ayda bir olmalı. Denetimlerde, OSGB'nin hizmet verdiği firmalar arasında iş müfettişlerince numune usulü bazı müşterilerinin dosyaları incelenmesi ve müşterinin yerine gidilerek saha ile evrak tutarlığı kontrol edilebilir. Aynı yıl içerisinde OSGBnin hizmet verdiği firma en fazla iki sefer denetlenmesi yeterli olacaktır. OSGBye Ceza puan sistemi uygulanmalı. Belirlenecek usulsüz durumlara göre o OSGB'nin tüm müşterileri o ayda denetlenecek, duruma göre lisansı askıya alınacak ve durumuna göre OSGB'ye para cezası kesimi gibi caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

    16. İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık personeli sadece OSGB'ye bağlı olarak çalışılırsa, yukarıdaki koşullarla iş müfettişlerinin yardımcıları gibi işyerleri analiz ve değerlendirmeleri yapılabilir. Yanlış anlama olmasın İş Güvenliği Uzmanı Müfettişler gibi denetim yapsın demiyorum, mevcut durumundan daha verimli kullanılsın diyorum. Şuan yaklaşık 150.000 İSG profesyoneli bulunmaktadır. 1000 müfettişle bunları denetlenirken yaşanacak sıkıntı, 5000 OSGB denetiminde yaşanmayacaktır. OSGB denetimi daha kolay ve etkin olacaktır.

    17. Ermenek Maden Kazası önlenebilinir mi? bence evet önlenebilir. Nasıl? Enerji Bakanlığına Bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) Veritabanı elektronik platformlarda eğer ilgili Teknik Nezaretçi, İş Güvenliği Uzmanı ve İşverene açılmış olsaydı, ne olurdu? Başta her sene yıllık üretim planları MİGEM'e verilmektedir. Eski çalışmaları buradan da görebilirlerdi. 21. Yüzyılda hala raporlar çıktı alınarak müdürlüğe verilmekte ve kağıt üstünde kalmaktadır.

    18. Çok tehlikeli sınıftaki maden ve inşaat sektörü, sektörde en az 8 yıl tecrübesi olan Maden Mühendisi ve İnşaat Mühendisi A sınıfı İş Güvenliği Uzmanları yapmalıdır. Hatta Devletimiz, mevzuatta değişiklik yaparak bu nitelikli profesyonelleri iş müfettişi olarak bünyesine katmaları Türkiye'miz açısından faydalı olacağına inanıyorum.

    Bu konular uygun platformlarda tartışılarak şekillendirilmeli ve ivedilikle hayata geçirilmelidir.

    Hüseyin ÇİÇEK
    Maden Mühendisi
    A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
    1. Sınıf Yangın Eğitmeni
    huseyin.cicek@windowslive.com
     
    Kamil ÖZDEMİR ve Enver Çığşar bunu beğendi.
  2. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Yukarıdaki metin bir mail grubundan alıntıdır. Güzel derlenmiş öneriler bulunmakta, sizler bu konularda neler düşünüyorsunuz? Olmaz dediğiniz yada ilave yapılması gereken hususlar var mıdır?
     
    Enver Çığşar bunu beğendi.