Ülkemizde Işyerlerinde De Her Gün Kadın, Çocuk, Yaşlı Demeden Işçilere Karşı Bir Savaş Var

Konu, 'İş Kazası Haberleri' kısmında Musa Kamil Ekin tarafından paylaşıldı.

  1. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    Ülkemizde işyerlerinde de her gün kadın, çocuk, yaşlı demeden işçilere karşı bir savaş var... Ağustos ayında en az 158 işçi yaşamını yitirdi...
    03 Eylül 2015
    2015 / Ağustos Ayı İş Kazaları Raporu
    Ülkemizde işyerlerinde de her gün kadın, çocuk, yaşlı demeden işçilere karşı bir savaş var
    Ağustos ayında en az 158 işçi yaşamını yitirdi...


    Asgari ücret 1000,54 TL... Beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim ve daha bir çok yaşamsal gidere karşılık Çalışma Bakanlığı’nın koruma ücreti olarak adlandırdığı para bu. Devlet kendi kurumlarıyla bile çelişiyor. Zira TÜİK tarafından açıklanan açlık sınırı asgari ücretin yarım kat üstünde. Nasıl bir koruma bu?!!! Sendikal konfederasyonlardan DİSK asgari ücretin 1800 TL, Türk-İş ise 1628 TL olması gerektiğini açıklıyor. İşçiler açısından yaşamak her geçen gün zorlaşıyor ve bu durum güvencesizliğin başat çalışma biçimi olmasına yol açıyor... (Bu noktada önümüzdeki aydan itibaren farklı işkollarında çalışan işçi ailelerinin yaşam koşullarını resmeden raporlarımıza da başlayacağımızı duyuralım...)
    Milyonlarca işsiz var ve işten atmalar artıyor... TÜİK’in açıkladığı verilere göre 3 milyon işsiz var. DİSK bu sayının 6 milyonu(kayıt dışı dahil) geçtiğini belirtiyor. Çalışanlar için ise koşullar çok kötü. İşçiler ortalama 53 saat çalışıyor ki bu da tespit edilebilen durum. Öyle ‘çalışmak isteyene iş var’ demek geçmişte kaldı. Gün ‘ne iş olsa yaparım’ günü oldu. Bu durum Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi’nin bir yansımasıdır. Yani ‘ya güvencesiz koşullarda çalış ve sesini çıkarma ya da işten atarız’...
    Sekiz ayda en az 1138 iş Kazası(resmi olmayan sonuçlara göre)... Sistemin güdüsü kar etmek olduğu sürece devam edecek ve ölümlere kaza diyerek işçilerin bireysel hatalarına indirgenecek. Oysa işçi ölümleri tamamen engellenebilir... Güvencesiz çalışma koşulları ile iş cinayetleri artıyor. Çünkü patronlar kar etmenin yanında işyerlerinde hakim kıldıkları keyfiyet düzeninin de sınırlanmaması için işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almıyorlar...
    Savaş politikaları devrede... Ülkemizde 20 Temmuz’da gerçekleşen Suruç katliamı ile birlikte başlayan süreçte adeta bir iç savaş yaşanıyor. Her gün çatışmalarda 5-6 insan ölüyor. Diğer yandan emperyalistlerin Suriye savaşına açıktan dahil olunuyor. Oysa biliyoruz ki Ortadoğu’da yıllardır süregelen savaş milyonlarca insanı yoksullaştırmış, toprağından etmiş, yıllarca unutamayacakları acılar yaşatmış; Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de katletmiş, evladını yitiren analar-babalar ve öksüz kalan çocuklar hayatla bağlarını koparmıştır...
    İşçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi hayatın her alanını OHAL’e çeviren koşullara karşı mücadele edecektir...
    1- İşçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi emeğin korunmasının yolunun insanca yaşayacak bir ücret almaktan geçtiğini, işçi sağlığı talebi ile asgari ücret mücadelesinin içiçe geçtiğini savunur...
    2- İşçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi işsizliğin İSİG talebini savunmanın önüne bir engel olarak çıkarıldığını, İSİG talebi ile iş güvencesi talebinin birbirinden ayrılamadığını savunur...
    3- İşçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi iş cinayetlerini önlemek için;
    a- İş cinayetlerinin sorumlusu siyasilerin, patronların ve bürokratların yargılanmasını,
    b- İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasının en temel unsurunun işçilerin sendika seçme özgürlüğü olduğunu; işçiler üzerinde örgütlenme özgürlüğüne dair her türlü baskının sona ermesi gerektiğini,
    c- İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği kurullarının kurulmasını, işler hale getirilmesini ve en az yarısını işçilerin oluşturmasını,
    d- Başta taşeronlaştırma olmak üzere güvencesiz çalıştırma biçimlerinin yasaklanmasını, savunur...
    4- İşçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi savaşa karşı barışı, şovenizme karşı halkların kardeşleşmesini savunur...
    Çünkü işçi sağlığı ve iş güvenliği, adı üstünde patronların/iktidarların değil emekçilerin bir mevzisi ve mücadele alanıdır. Bu alan hiçbir şekilde AKP/TÜSİAD/MÜSİAD vb. güçlerin insafına bırakılamaz. Hiçbir ekonomik/siyasi çıkar işçilerin hayatından üstün değildir. İşçi sınıfı ‘feda’ edilemez...
    ***
    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi işçiler, kamu çalışanları, işçi aileleri, doktorlar, mühendisler, akademisyenler, gazeteciler, hukukçular... ve onların örgütlenmelerinin oluşturduğu; devletten ve sermayeden bağımsız; sağlıklı ve güvenli çalışma mücadelesini yürüten bir koordinasyon, bir emek örgütüdür...

    [​IMG]

    Yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ile işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit edebildiğimiz ve her gün güncellenen bilgiler ışığında 2015 yılının ilk sekiz ayında yaşanan iş cinayetleri şöyle:
    Ocak ayında en az 128 işçi,
    Şubat ayında en az 85 işçi,
    Mart ayında en az 140 işçi,
    Nisan ayında en az 135 işçi,
    Mayıs ayında ise en az 167 işçi,
    Haziran ayında ise en az 155 işçi,
    Temmuz ayında ise en az 170 işçi,
    Ağustos ayında ise en az 158 işçi yaşamını yitirdi...
    Böylece 2015 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde en az 1138 işçi can vermiş oldu...

    [​IMG]

    2012 yılından bugüne Ağustos ayında yaşanan iş cinayetlerine baktığımızda devletin konuya dair hiçbir gerçekçi politikasının olmadığı gözler önüne serilmektedir:
    2012 yılının Ağustos ayında en az 71 işçi,
    2013 yılının Ağustos ayında en az 129 işçi,
    2014 yılının Ağustos ayında en az 160 işçi,
    2015 yılının Ağustos ayında ise en az 158 işçi yaşamını yitirdi...

    [​IMG]

    Neredeyse her ay değişmeyen bir başlık:
    İşçiler en çok tarım, inşaat ve taşımacılıkta işkollarında can veriyor...

    Ağustos ayı fındık mevsimiydi. Yaşamını yitiren 39 emekçinin 12’si fındık işçisi ya da fındık bahçesi olan çiftçiydi. Yine çobandan balıkçıya ve domates işçisine sabahtan akşama kadar çalışan tarım emekçileri ulaşım, barınma vb. bir ölümcül sorunlar silsilesi içindeydi...
    İnşaatlarda ise büyük projelerden küçük inşaatlara kadar koşullar değişmiyor. Bu ay Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi, Maltepe Turkcell akıllı binası, Ankara Büyükşehir Belediyesi metro istasyonu, Samsun SGK İl Müdürlüğü, Ankara Oran One Towers AVM ve tabi ki Menemen’de viyadük inşaatında gerçekleşen iş cinayetleri öne çıktı...
    Taşımacılıkta tır, kamyon, yolcu otobüsü ve taksi şoförleri ile motokuryeler, nakliye işinde çalışanlar için ölüm ayı oldu... Konaklama, eğlence sektöründe ise Antalya ve Ankara’da işçi ölümleri yaşandı... Enerjide ise Konya Meram EDAŞ arıza bakımdan üç işçi can verdi...
    Diğer yandan yaşanan çatışmalarda da işçiler kurşunlara hedef oldular. Ağrı’da Orhan Aslan, Muhammet Aydemir ve ismini öğrenemediğimiz İranlı bir işçi, Mardin’de Mazlum Turan, Şırnak’ta Mesut Sanlı ve Eyüp Ergün yaşamlarını yitirdiler...
    Tarım, Orman işkolunda 39 emekçi;
    İnşaat, Yol işkolunda 37 işçi;
    Taşımacılık işkolunda 20 işçi;
    Madencilik işkolunda 9 işçi;
    Metal işkolunda 8 işçi,
    Konaklama, Eğlence işkolunda 8 işçi,
    Enerji işkolunda 7 işçi;
    Belediye, Genel İşler işkolunda 7 işçi;
    Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 6 emekçi;
    Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 4 işçi;
    Gıda, Şeker işkolunda 3 işçi;
    Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 işçi;
    Savunma, Güvenlik işkolunda 3 işçi;
    Çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz/öğrenemediğimiz 2 işçi;
    İletişim işkolunda 1 işçi;
    Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 1 işçi can verdi...
    Ağustos ayında yaşamını yitiren 158 emekçinin 134’ü işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 21’i çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve 3’ü esnaflardan olmak üzere 24’ü kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluşuyor...

    [​IMG]

    İşçiler en çok trafik/servis kazaları, ezilme/göçük, düşme ve elektrik çarpmasından dolayı can verdi...
    İş cinayetlerinde tespit edebildiğimiz nedenlerin başında ulaşım sorunu geliyor. İşçiler servislerle ya da kendi imkanlarıyla ulaşımdayken yollara savruluyorlar. Üzerlerine ağır nesneler düşmesi, göçük oluşması ya da makineye sıkışma sonucu eziliyorlar. Özellikle inşaatlarda çalışırken yüksekten düşüyorlar. Yine son dönemde diğer nedenler olarak belirttiğimiz başlık içinde; ağır çalışma koşullarından kalp krizi geçiriyorlar, baskı politikalarından, işsizlikten ya da borç kıskacından intihar ediyorlar...
    Bu ay ise bu nedenlerin yanında elektrik çarpmasına bağlı iş cinayetlerinde gözle görülür bir artış var. Enerji, metal ve inşaat başta olmak üzere dokuz işkolunda elektrik çarpmasına bağlı iş cinayetleri tespit ettik...
    İş cinayetlerinin nedenlerine bakarsak:
    Trafik, Servis Kazası nedeniyle 54 işçi;
    Ezilme, Göçük nedeniyle 25 işçi;
    Düşme nedeniyle 24 işçi;
    Diğer nedenlerden dolayı (kene ısırması, yıldırım düşmesi, intihar, silahlı saldırı, kalp krizi) 21 işçi;
    Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 17 işçi;
    Elektrik Çarpması nedeniyle 11 işçi;
    Patlama, Yanma nedeniyle 6 işçi;
    Kesilme, Kopma nedeniyle 5 işçi;
    Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 can verdi...

    [​IMG]

    Ağustos ayında iş cinayetlerinde 7 kadın ve 151 erkek işçi can verdi...
    Sivas Yıldızeli’nde çiftçi Fadime Topbaş tarladan saman balyalarını yüklediği traktör ile köye giderken düştü ve arka tekerin altında kaldı...
    Zonguldak Ereğli’de çiftçi Neşe Kırmaz fındık tarlasına gitmek için bindiği pat pat aracının devrilmesi sonucu savruldu...
    Manisa Saruhanlı’da tarım işçisi Gülsüm Keskin tarlada topladıkları domates kasalarını traktöre istif ederken römorktan düşerek hareket halindeki tekerin altında kaldı...
    Antalya Korkuteli’de çiftçi Şerife Topal nohut hasadı için tarlasına giderken devrilen traktörün altında kaldı...
    Ordu Altınordu’da fındık işçisi Pembe Çelenk işçileri taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu hastanede yaşamını yitirdi...
    Ordu Perşembe’de çiftçi Lütfiye Göl’e bahçesine fındık toplamaya giderken otomobil çarptı...
    Antalya Serik’te beş yıldızlı otel çalışanı Berfin Solhan’a iş dönüşü servisten indiğinde otomobil çarptı...

    [​IMG]

    Ağustos ayında iş cinayetlerinde 10 çocuk ve 28 yaşlı işçi can verdi...
    14 yaş ve altında 2 işçi,
    15-17 yaş aralığında 8 işçi,
    18-27 yaş aralığında 34 işçi,
    28-50 yaş aralığında 77 işçi,
    51 yaş ve üstünde 28 işçi,
    Yaşını tespit edemediğimiz/bilmediğimiz 9 işçi yaşamını yitirdi...
    8 yaşındaki çoban Aziz Mavi’ye akşam koyunları otlatmaktan dönerken otomobil çarptı...
    13 yaşındaki çoban Ferhat Çalışkan’a Van Saray’da koyun otlatırken yıldırım çarptı...
    15 yaşındaki çoban Furkan Akalın, Elazığ Kovancılar’da koyunları otlatırken serinlemek için girdiği nehirde boğuldu...
    15 yaşındaki ticaret işçisi İbrahim Kılıçaslan, Bursa İnegöl’de motosikletle çiğköfte siparişi götürürken otomobille çarpıştı...
    15 yaşındaki Muhammet Aydemir ve 16 yaşındaki Orhan Arslan Ağrı Diyadin’de çalıştıkları fırında gece vardiyasında odun taşımak için gittikleri odunlukta özel harekat polislerinin kurşunlarına hedef oldular. Muhammet on gündür çalışıyordu, imam hatip 3.sınıftaydı ve harçlığını çıkarmaya çalışıyordu. Orhan ise 6-7 aylık işçiydi...
    16 yaşındaki canlı tavuk satıcısı Mazlum Turan Mardin Kızıltepe’de polis tarafından dur ihtarına uymadığı için silahla vuruldu. Arkadaşları Mazlum’un ehliyeti olmadığı için telaşlandığını ve durduğunda ise devam eden ateşte vurulduğunu belirttiler...
    16 yaşındaki domates işçisi Ramazan Baş, Aydın Efeler’de işçileri taşıyan kamyonetin arka kapağının açılması sonucu yola savruldu...
    16 yaşındaki konaklama işçisi Ayberk Ayvalık, Antalya Alanya’da bulunan Kirman Otel’de stajyer olarak çalışıyordu. Otel lojmanında aniden fenalaştı. Kalp krizi sanılıyor...
    17 yaşındaki fındık işçisi Bahri Emen Bolu Akçakoca’da temizlik ihtiyacını karşılamak ve serinlemek için girdiği Melen Çayı’nda boğuldu. Kum-çakıl çıkarılması nedeniyle su çok derinleşmişti ve etrafta suya girilmemesi yönünde uyarıcı hiçbir levha yoktu...
    Yine aylardır vurguladığımız bir hususa tekrar dikkat çekmek istiyoruz. Ağustos ayında tarım, kimya, eğitim, inşaat, yol, taşımacılık, tersane ve konaklama işkollarında emekli ya da emeklilik çağında çalışan 28 işçi yaşamını yitirdi. İş cinayetlerinde artarak bu yaş grubunun can vermesi devletin yaşı ilerleyen işçilere / emekçilere verdiği değeri ve sosyal güvenlik sisteminin içinde bulunduğu durumu da gösteren bir gerçeklik...
    Ağustos ayında iş cinayetlerinde 4 göçmen işçi can verdi...
    Gürcü fındık işçisi İrakli Hchetia, Sakarya Akyazı’da çalıştığı bahçe sahibine ait evde konakladığı odada ölü bulundu...
    Suriyeli demir doğrama işçisi Lezgin Muhammed, İzmir Menemen’de aparmanın 3.katına profil çekerken demirin yüksek gerilim hattına teması sonucu akıma kapıldı...
    Suriyeli inşaat işçisi Talal Şeyh Halil, inşaatta çalışırken havanın aşırı sıcak olması nedeniyle serinlemek için girdiği Atatürk Barajı’nda akıntıya kapılarak boğuldu...
    İsmini öğrenemediğimiz İranlı otobüs muavini, Ağrı Doğubeyazıt’ta çatışmanın arasında kalarak kurşunlandı...

    [​IMG]

    İş cinayetleri en çok İzmir, Antalya, İstanbul, Konya, Ankara ve Bursa’da can aldı...
    Ağustos ayında Türkiye’nin 50 şehri ile yurtdışında bir ülkede iş cinayetlerinde işçi kardeşlerimizi yitirdik... Buna göre:
    13 ölüm İzmir’de;
    10’ar ölüm Antalya, İstanbul ve Konya’da;
    8 ölüm Ankara’da;
    7 ölüm Bursa’da;
    6’şar ölüm Adana ve Kocaeli’nde;
    5’şer ölüm Aydın, Ordu ve Zonguldak’ta;
    4’er ölüm Mardin ve Muğla’da;
    3’er ölüm Afyon, Ağrı, Isparta, Kayseri, Manisa, Mersin, Sakarya, Samsun ve Şanlıurfa’da;
    2’şer ölüm Aksaray, Bilecik, Düzce, Edirne, Erzurum, Kastamonu, Malatya, Şırnak ve Tekirdağ’da;
    1’er ölüm ise Amasya, Ardahan, Bingöl, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çorum, Denizli, Elazığ, Kahramanmaraş, Karabük, Kırklareli, Kütahya, Muş, Siirt, Sivas, Trabzon, Van, Yozgat ve Umman’da yaşandı...
    İş cinayetlerine karşı Sendikalı Ol... Yaşamak için Diren İşçi...


    [​IMG]
     
    Fatih Özcan ve Enver Çığşar bunu beğendi.