Iş Sağlığı Ve Güvenliği Kısmen 2017’den 2020’ye Ertelendi. :@

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Haberleri' kısmında Ali KİLCİ tarafından paylaşıldı.

  1. Ali KİLCİ

    Ali KİLCİ Yönetim Grubu B Sınıfı Uzman

    Mesajlar:
    331
    Firma:
    Desan Tersanesi
    Devlet tam anlamıyla "Bir gece ansızın gelebilirim." dedi...


    İş Sağlığı Güvenliği Kanunu 50 Altı Çalışanı Olan Az Tehlikeli Sınıfta ve Kamu Kurumlarında Ertelendi!

    Sanayi ve Üretime Destek Yasa Tasarısı ile; İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasında AZ TEHLİKELİ sınıfta faaliyet gösteren 50 altı çalışanı olan işletmeler ile KAMU kurumları için 2017’den 2020’ye 3 yıl erteleme yapılmasına ilişkin düzenleme teklifi 19.06.2017 pazar günü gece yarısında ! TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı ! İlgili erteleme yasa maddesi aşağıda bilgilerinize sunulmuştur:

    “50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde; (işe giriş, periyodik muayeneler ve tetkikler hariç) iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işverenler veya işveren vekilleri tarafından (İSG sertifikası olması şartıyla) yürütülebilecek. 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri de (işyeri hekimleri yerine) aile hekimleri ve kamu sağlık hizmeti sunucularından hizmet alabilecek. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun, “iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” ile “iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi” hükümleri, 1 Temmuz 2017 yerine 1 Temmuz 2020’de yürürlüğe girecek.”

    Sanayi ve Üretime Destek Yasa Tasarısı ile 2017 ‘den 2020‘ye 3 yıl erteleme yapılan kısım; İSG-Katip sisteminde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı için İSG-Katip ataması yapılarak, işyerlerinin periyodik ziyaretlerle olası meslek hastalıkları ve iş kazalarına karşı önleyici yaklaşımla profesyonel hizmetler alınmasıdır. Ancak işveren veya yetkili işveren vekili, eğitim ve sınav ile alınabilen “İSG Sertifikasına” sahip ise İSG yükümlülüğünü yetkili OSGB’den almadan, kendisi de yapabilecektir.

    1 Ocak 2013 tarihli 6331 Sayılı İSG Kanunu ile; Kamu kurumları ile az tehlikeli sınıfta yer alan 50’den az çalışanı olan işletmelere aşağıdaki işveren yükümlülükleri devreye alınmış durumdaydı ve halen devam etmektedir. İSG-Katip ataması ile alınabilecek sürekli iş sağlığı güvenliği hizmeti zorunluluğu 2017‘den 2020‘ye 3 yıl ertelense dahi aşağıda bazı başlıkları verilen hizmetler OSGB firmalarından alınmaya devam edecektir. Hali hazırda OSGB firmalarıyla sözleşme yapmış olan firmalar cezai müeyyidesi olan yasal bir zorunluluk olmasa da bir gereklilik olarak İSG hizmeti almaya devam edebilecekleri gibi aşağıda bazı başlıkları verilen zorunlu hizmetleri alarak sadece İSG-Katip atamasını kaldırabilirler.

    1. İSG Risk Değerlendirme Raporu Hazırlanması
    2. Acil Durum Planları, yangınla mücadele, ilk yardım eğitimi
    3. Tüm Çalışanların Sertifikalı İSG Eğitimi Alınması
    4. Acil Durum Tahliye Eğitimi ve Tatbikatı (Yılda 1)
    5. Koruyucu donanım ve ekipmanların belirlenmesi, tedariği, eğitimi
    6. İSG Talimatları, görev tanımları ve prosedürlerin hazırlanması
    7 . İşyerinde kullanılması gereken iş güvenliği işaretlerinin belirlenmesi Ortam ölçümleri, mühendislik kontrolleri ile işe – işyerine özgü diğer İSG gereklilikleri….

    İşveren Hangi Durumlarda Sıkıntı Yaşar?
    İş Kazası, Meslek Hastalığı, Çalışan Şikayeti, Denetim, Sigorta işlemleri, Yangın gibi afetlerde; işverenden İSG kanunu yükümlülükleri sorgulanacaktır.

    Tehlike Sınıfınızı Nasıl Öğrenirsiniz?
    • Az Tehlikeli Sınıflar; Eczaneler, Lokantalar, Oteller, Okullar, Yurtlar, Perakende Mağazalar, Marketler, Apartmanlar, Büroda hizmet verenler (avukatlar, muhasebeciler, gümrükçüler, emlakçılar, reklam ajansları…) Basit tarzda tekstil imalatı ve gıda imalat ve satış işleri vb…
    • Tehlikeli Sınıflar; Dişçiler, Kuaförler, kasaplar, ayakkabı ve mobilya gibi bazı fabrikalar…
    • Çok tehlikeli sınıflar; Yapı Sektörü, Maden – Metal – Kimya Sanayi, Hastaneler…için İSG Kanunu tam kapsamlı bir şekilde uygulanmaya devam edilmektedir. İşletmenizin Tehlike Sınıfını belirlemek için tıklayınız.
    Hükumetin özel sektörü bu şekilde 3 sınıfa ayrılıp İSG Kanunundan zorunlu tutarken; KAMU Sektöründe benzeri bir ayrıma tutmaması ve Devlet Kurumlarında İş Sağlığı ve güvenliğinin 2017’den 2020’ye 3 yıl ertelenmesi ise anlaşılır gibi değildir! Özel sektöre zorunlu tutulan ve hayati öneme sahip bir kanunun uygulanmasında Devlet Kurumlarının Özel Kurumlara ÖRNEK olması gerekmez mi!

    Sanayi ve Üretime Destek Yasa Tasarısı ile iş sağlığı güvenliğinde 2017’den 2020 ye yapılan 3 yıllık erteleme; Bu işin öneminin farkında olan; İSG profesyonelleri, İSG Sivil Toplum Kuruluşları, İSG Eğitim kurumları ve ÇSGB tarafından yetkilendirilmiş OSGB’lerde; büyük bir üzüntüyle karşılanmıştır. Türkiye iş kazalarında ve meslek hastalıklarında dünya birinciliğine oynarken, İSG kültürünün oluşması zaten yıllar alacak bir süreçken 3. kez son dakikada erteleme yapılması şaşkınlık yaratmıştır.

    İSG Kültürü işyerinde, evde, sokakta hayatın her alanında önem taşımaktadır. İSG bilincinin oturduğu ülkelerde, bisiklet kullanılırken bile kask-dizlik takılırken bizde motosiklet ile 150 km hız yapanlar hiç bir koruyucu ekipman kullanmamaktadırlar, Evde balkon korkuluk boşluğu fazla olduğu olduğu için balkondan düşen çocuklar, trafikte emniyet kemeri yerine susturucu taktığı için ölenler, ağır yük kaldırarak bel fıtığı olanlar gibi sayılabilecek yüzlerce örnek hep iş sağlığı ve güvenliği BİLİNCİ ve FARKINDALIĞI ile alakalıdır…

    Efor OSGB Ekibi olarak; İş sağlığı ve güvenliğini uyulacak kanuni bir mecburiyetten ziyade çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlayan, kaliteyi ve verimliliği artıran bir YATIRIM olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bilimsel olarak kanıtlandığı gibi, gerekli önlemler alınarak iş kazaları %98, meslek hastalıkları ise %100 engellenebilmektedir. İSG kanunu yükümlülükleri büyük işletmeleri ilgilendirmesinden daha çok küçük işletmeleri ilgilendirmektedir. Çünkü büyük kurumlar zaten toplam kalite yönetiminin gereği olarak iş sağlığı güvenliğini güvence altına almaktadırlar.

    Toplumumuzda az tehlikeli sınıflarda faaliyet göstere işyerlerinde iş kazaları ve meslek hastalıklarının olmadığı yanılgısı hakimdir. Oysa ofiste bütün gün bilgisayar ve telefon başında hareketsiz çalışan birisinde kas, iskelet, solunum ve kan dolaşımı sistemi bozuklukları, gözlerde bozulma, ses teli nodülü, kulaklarda iltihaplanma durumları tespit edilmektedir. En basiti klima mikrobu dahi ölümcül bir hastalığa dönüşebilmektedir. Ofis ortamında düşüp yaralanmalar yaşanmakta, üst dolaptan bir klasör alınırken merdiven kullanılmayıp, koltuk ve masaya çıkılması suretiyle düşülerek ölümle sonuçlanan kazalar istatistik raporlarına girmiş durumdadır.

    İş Sağlığı ve güvenliğinin toplumda tahsis edilebilmesi için masanın tüm ayaklarının sağlam duruş sergilemesi gerekmektedir; En başta Hükumetimiz ve Çalışma Bakanlığımız olmak üzere iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, OSGB Firmaları, işverenler ve tabi ki çalışanlar…

    Kanuni bir zorunluluk olmasa Türkiye’de çok az firma İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili gerekli çalışmayı yapacak vizyona sahiptir.

    Unutmayalım! KAZALAR TEMENNİ EDEREK DEĞİL TEDBİR ALINARAK ÖNLENİR. ÖNLEMEK ÖDEMEKTEN UCUZDUR.

    Linkleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız.