Çalışma Duruşu Ve Kas-iskelet Sistemi Rahatsızlıkları

Konu, 'Ergonomi ve İlkeleri' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Hatice ERİŞ, Gülin Feryal CAN, Nilgün FIĞLALI
    Kocaeli Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü
    Özet
    İnsanın çalışması sırasındaki vücut duruşu ve hareketlerinin doğruluğu, iş yaşamını ne kadar sağlıklı ve başarılı geçirebileceği ile ilgili bir gösterge oluşturmaktadır. Uygun ve doğru olmayan vücut duruş ve hareketlerinin tekrarlı olarak icra edilmesi neticesinde kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkmakta ve hem çalışan, hem işveren hem de devlet açısından, maddi ve manevi, ciddi kayıplara neden olmaktadır. Bu çalışmada, çalışma duruşları ve kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ile ilgili tanımlar ve istatistiki bilgiler verilmekte ve çok farklı iş gruplarında rastlanan ve vücudun farklı bölümleri için söz konusu olan farklı çalışma duruşlarına ait risk düzeylerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemler üç sınıf halinde tanıtılmaktadır.

    Giriş
    Çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla; devlet,işletme yöneticileri ve çalışanlar ortak çaba harcamak zorundadırlar. Çalışma sırasında hangi duruşların çalışan sağlığı açısından daha riskli olduğunun belirlenmesi Ergonominin önemli bir alanıdır [1].

    Zaman zaman çalışanlar; antropometrik karakteristikler dikkate alınmadan tasarlanmış iş istasyonlarında ve/veya ergonomik prensipler doğrultusunda tasarlanmamış görevleri yerine getirmek
    üzere uygun olmayan vücut duruşları ile çalışmak zorunda kalmaktadırlar [2]. Çalışma duruşlarının uygunluğu, çalışma performansının etkili bir şekilde kontrol edilmesini ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının azaltılmasını sağlamaktadır [3].

    En genel tanımıyla duruş (postür); “vücudun, başın, gövdenin, kol ve bacak bölümlerinin hareket esnasındaki konumları” olarak tanımlanmaktadır. Çalışma duruşu ise bu tanıma bağlı olarak, vücudun, başın, gövdenin, kol ve bacakların yapılan işe ve işin özelliklerine göre konumlanması şeklinde tanımlanmaktadır [4]. Uygun olmayan duruşlar ise bir veya birden fazla uzvun, hareketsiz vücut duruşundan sapması olarak tanımlanmaktadır [5].
    İyi bir çalışma duruşunun önemi 18.yy’ın başlarında Ramazzini’nin düzensiz ve şiddetli çalışma hareketlerinin ve doğal olmayan vücut duruşlarının, çalışanlar için nasıl zararlı sonuçlar doğurduğunu açıklamasıyla anlaşılmıştır.

    Bu çalışma ayrıca çeşitli kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının, yüksek oranda durağan görevler yapan operatörlerde ortaya çıktığını ve hatta bunların uzun dönemde ciddi rahatsızlıklara sebep olacağını belirtmektedir. Duruş ve iş sırasında duyulan rahatsızlığın minimize edilmesi ve sağlıklı çalışmayı sağlamak, işin performans değeri kadar önemlidir. Eğer duruş doğru değilse, bu operatöre yük, yorgunluk ve ağrı olarak geri dönmektedir. Çalışan kaslar kendini yenileyene kadar çalışmasına ara vermek zorunda kalmaktadır. Uygun olmayan çalışma duruşlarını endüstride önemli kılan faktörler kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve bu rahatsızlıkların verimliliğe, kaliteye ve maliyete yansımalarıdır [6].
    Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Komisyonu’nun da tanımladığı gibi kas-iskelet sisteminde oluşan ve işten kaynaklanan rahatsızlıklar veya hastalıklardır. “İşten kaynaklanan” terimi Dünya Sağlık Örgütü tarafından iş performansı ve iş çevresi gibi iki faktörün etkisiyle başlayan çok etkenli bir hastalığın bilimsel nedenini tanımlamak için kullanılmaktadır.

    Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları; kaslarda, sinirlerde, tendonlarda, kıkırdakta, bağlarda, birleşme noktalarında ve disklerde (omurga) meydana gelen rahatsızlıklardır.
    İskelet ve kas sistemi sendromları eğilme, doğrulma, tutma, kavrama, bükme ve uzanma gibi sıradan vücut hareketlerinden meydana gelmektedir. Bu hareketler günlük yaşamda zararlı hareketler değildirler. Bu hareketleri zararlı yapan, iş yaşamındaki sürekli tekrarlar, güç gerektiren davranışlar ve hızlı hareketlerdir. Kas-iskelet sistemi sendromları anında gelişen bir rahatsızlık değil derece derece, yavaş yavaş gelişen travmalardır [7].
    Özet olarak kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, zaman içinde kademeli olarak kas-iskelet sisteminde gelişen ve tümüyle veya kısmen kişinin mesleği ve çalışma ortamının koşulları nedeniyle oluşan rahatsızlıklar olarak tanımlanabilir.

    Kişinin yaşı, cinsiyeti, sigara kullanımı, mesleki olmayan fiziksel aktiviteleri, tıbbi durumu ve fiziksel özellikleri, harcadığı fiziksel güç miktarı Kas-İskelet Sistemi Rahatsızlıklarını etkileyen kişisel faktörlerdir. Kas-İskelet Sistemi Rahatsızlıklarını oluşturan risk faktörleri ise; tekrarlama, bedenin uygunsuz duruşu, statik duruş, düşük sıcaklıklarda çalışma, aşırı yüklenme, titreşim, sıkışma, çalışma ortamı, iş ve iş organizasyonunun ergonomik prensiplere göre tasarlanmaması (yetersiz dinlenme süreleri) olarak sayılabilmektedir. Tablo 1 risk faktörleri ve kas iskelet sistemi rahatsızlıkları arasındaki ilişkiyi göstermektedir.
    1.png

    Endüstride en sık görülen Kas-iskelet Sistemi Rahatsızlıkları; bel ve sırt ağrıları (Miyofasyal ağrı sendromu, kas kuvveti dengesizlikleri, ligamentteki stres gibi özellikle lumbar bölgede karşılaşılan sorunlar), karpal tünel sendromu, gergin boyun sendromudur. Amerika’da yapılan bir araştırma, 1997 yılında kas-iskelet sistemi hastalıklarının endüstriye getirdiği direkt ve indirekt maliyetler toplamının 13-14 milyar dolar olduğunu ortaya çıkarmıştır.

    Meslek hastalıklarının %42 gibi büyük bir oranını da kasiskelet sistemi hastalıkları oluşturmaktadır [8].
    Bu rahatsızlıklar Avrupa ülkelerinde de yaygın bir şekilde görülmektedir. AB üyesi 25 ülkedeki çalışanların yaklaşık %24’ü sırt, %22’si ise kas ağrılarından şikâyetçidir.
    Sırt ağrısından yakınanların sayısı çalışanların %39’unu ve kas ağrısı şikayeti olanların sayısı da çalışanların %36’sını oluşturmaktadır. Çalışanların yaklaşık %62’lik bir bölümü çalışma sürelerinin yaklaşık dörtte biri ya da daha fazlası boyunca tekrarlı el ve kol hareketlerine, %46’sı acı veren ya da yorucu pozisyonlara ve %35’i de ağır yük taşımaya maruz kalmaktadır [9].

    Ülkemizde de çeşitli kas iskelet sistemi rahatsızlıkları yasalarda meslek hastalığı olarak kabul edilmekte, fakat işverenler, çalışanlar ve hekimler tarafından bu yönüyle yeterince tanınmamaktadır. Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının sıklığı, risk etkenleri, iş günü kaybı, sigorta tazminatları, maliyeti, korunma eğitimi ve ergonomik girişimlerin etkinliği konusunda çalışmalar çok yetersizdir.
    Son yıllarda endüstrileşmiş ülkelerde Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının sıklığında ve maliyetindeki dramatik artış; çalışanın, işverenin, sağlık bakım sistemlerinin ve sigorta şirketlerinin dikkatini bu konuya çekmiş, risk etkenleri, ergonomi eğitimi, tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımlarında çalışmalar hız kazanmıştır.

    Araştırmalarda Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarını ve sakatlıklarını engellemede; endüstriyel ergonomi eğitimi ve ergonomik girişimleri kapsayan ergonomi programlarının etkinliği ve maliyet etkinliği gösterilmektedir. Farklı endüstrilerde yapılan çalışmalarda, kapsamlı korunma girişimlerinin uygulanması sonucunda işverenin, korunma için harcanan her dolar karşılığında 80-220 dolar arasında değişen tasarruf sağladığı bildirilmiştir [10].
    Hem bütün çalışma hayatı boyunca sağlığını koruyarak çalışanın moralini, motivasyonunu ve performansını arttırabilmek hem de ülke endüstrisine ve ekonomisine katkıda bulunabilmek açısından önemli bir yere sahip olan kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları; bilimsel yöntemler ile incelenmesi ve analiz edilmesi gereken bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına neden olan uygunsuz çalışma duruşlarını ve bunların risk düzeylerini belirleyebilmek ve bu konularda yapılacak iyileştirme ve geliştirme planlarına ışık tutmak amacıyla literatürde de birçok yöntem yer almaktadır:

    Çalışma Duruşlarının Risk Düzeyinin Belirlenmesinde Kullanılan Yöntemler
    Çalışma duruşlarının risk düzeylerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemleri üç grupta sınıflandırmak mümkündür:

    1. Yük Kaldırma ile İlgili Olan Yöntemler Snook’un Tabloları ( Snook’s Tables )
    Liberty Mutual Insurance Company’den Snook ve Ciriello tarafından geliştirilen yöntem Snook adı verilen tablolar yardımıyla maksimum kabul edilebilir yük ağırlıklarını (MAWL) belirlemeye çalışmaktadır. Bu yöntemin amacı, elle gerçekleştirilen yük kaldırma işleri için güvenilir kaldırma limitlerini belirlemektir. Yöntem çalışanlardan, kişisel algılamalarına göre ağırlığı, gerilme ve yorgunluğu belirlemelerini istemektedir. Bu nedenle yöntem psikofiziksel bir yaklaşıma dayanmaktadır. Literatürde yöntemin;
    ambulans hizmeti, yemek dağıtımı, çamaşırhane, ev temizliği, hasta bakımı, kargo, çöp toplama, bakım evleri gibi elle gerçekleştirilen kaldırma işleri için uygulandığı görülmektedir [11].

    Revize Edilmiş NIOSH Kaldırma Eşitliği (Revised NIOSH Lifting Equation )
    NIOSH tarafından (National Instıtue of Occupational Safety and Health ), bir seri değerin (yükün kaldırılması esnasında kaldırmanın başlangıç ve bitiş yüksekliği, yükün dikey kaldırılma mesafesi, uzanma mesafesi, açısal yer değiştirme, kaldırma sıklığı, tutma şekli katsayısı) çarpılarak elde edildiği ‘Önerilen Ağırlık Limiti’ni (RWL) belirleyen matematiksel bir eşitlik geliştirilmiştir. Bu eşitlik yük kaldırma ve indirme işlemi içeren görevlerde, belde oluşan zorlanmayı belirlemek amacıyla kullanılmaktadır.

    Kaldırılan yükün önerilen ağırlık limitine bölümü ile elde edilen Kaldırma İndeksi (LI) farklı görevler için hesaplanabilmekte ve bu indeks yardımıyla hangi kaldırma görevlerinin problemli olduğu belirlenebilmektedir. Bu eşitlik, ideal koşullar altında 23 kg.lık bir yükü, kaldırma limiti olarak belirlemiştir. Kaldırma indeksi 1.0’den büyük olan görevlerin bel ağrıları için büyük bir risk faktörü oluşturduğu kabul edilmekte ve incelenen görevin yeniden tasarlanması gerektiği vurgulanmaktadır [12].

    İndirme, İtme, Çekme ve Taşıma Modeli (Lowering, Pushing, Pulling and Carrying Model )
    Bu yöntemde biyomekanik, fizyolojik ve psikofiziksel kriterler dikkate alınarak indirme, itme, çekme ve taşıma için kapasiteler hesaplanmaktadır. Bu denklemler özellikle sağlık endüstrisindeki indirme, taşıma, itme ve çekme hareketlerini (Eczacıların ve kalfaların ilaçların bulunduğu soğuk depolardan girerken kapıları çekmesi, Hemşirelerin, hemşire yardımcılarının ve hastabakıcıların hastaları indirmesi, Temizlik personelinin çöpleri taşıması, Depo işçilerinin tıbbi malzeme kutularını taşıması, Çamaşırhane
    işçilerinin çamaşır arabalarını itmesi vb.) analiz etmek için kullanılmaktadır [13].

    2. Gözleme veya Ankete Dayalı Yöntemler OWAS (Ovako Working Posture Analysing System)
    Ovako Çalışma Duruşu Analiz Sistemi (OWAS), çalışanın kas-iskelet sistemindeki yüklenmeyi ve sistemin neden olduğu kötü duruşları belirlemeye yarayan, gözleme dayalı bir çalışma duruşu analiz metodudur. OWAS metodu kötü duruşların ve faaliyetlerin tespit edilmesine, tekrarlanan sistemin çalışanı ne kadar zorladığının ortaya çıkarılmasına ve optimal iş metotlarının tahmin edilmesine imkan vermektedir. Ayrıca, iş yerinin verimlilik, konfor ve mesleki sağlık açısından değerlendirilmesini ve insan makine ara kesitinin sistematik bir biçimde incelenmesini sağlamaktadır. Bu metoda göre duruşlar sınıflandırılmakta ve işgöreni rahatsız edici unsurları ortadan kaldırmak amacı ile tasarıma yönelik sistematik iyileştirmeler ve geliştirmeler yapılmaktadır [6].

    Değişik endüstriyel uygulamalarda başarılı bir şekilde kullanılan OWAS metodu; duruşsal yükün ergonomik olarak değerlendirilmesi ve kas-iskelet sistemindeki yüklenmelerinin azaltılması, çalışma ortamlarının, çalışma metotlarının, makine ve kullanılan araçların geliştirilmesi ve planlanması, mesleki sağlık incelemeleri, güvenlik ve verimliliğin sağlanması amacıyla uygulanmaktadır [3].
    Bu metotta analist gözlemler yoluyla sırt, kollar, bacaklar ve eller için kullanılan çalışma duruşlarını ve maruz kalınan yükün ağırlığını değerlendirerek çalışma prosesleri boyunca çalışan hareketlerinin kalitatif analizini gerçekleştirmektedir.

    Çalışanların vücut duruşları sarf edilen güce bağlı olarak sınıflandırılmaktadır [14]. Riskli çalışma duruşlarını tanımlamak ve değerlendirmek amacıyla yaygın olarak kullanılan OWAS metodunda 4 sırt, 3 kol, 7 bacak duruşu ve 3 farklı yük seviyesi dikkate alındığında 252 standart duruş ve yük kombinasyonu elde edilmektedir. Bu metodun kullanımı ile yapılan analiz kapsamında her bir duruş için harcanan zaman ve o duruşun görülme sıklığı değerlendirilmektedir [15]. Gözlenen duruş kombinasyonları, 4 risk kategorisine göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma, her bir çalışma duruşunun ve duruş kombinasyonunun kas-iskelet sistemi üzerinde oluşturduğu sağlık risklerinin uzmanlar tarafından öngörülmesine dayanmaktadır.

    RULA (Rapid Upper Limb Assessment)
    RULA (Rapid Upper Limb Assessment); duruşlardan, kas fonksiyonlarından ve sarf edilen güçten dolayı çalışanların kas-iskelet sistemleri üzerinde oluşan yüklenmenin değerlendirmesini yapabilmek amacıyla geliştirilmiş bir metottur. Bu metot, üst uzuv (el-bilek-dirsek-alt kol-üst kol-omuz-boyun) rahatsızlıklarına neden olan kas-iskelet yüklenmelerine maruz kalan çalışanları değerlendirmek amacıyla tasarlanmıştır. RULA metodunda, vücut bölgelerinin maruz kaldığı yüklenme seviyelerini belirtebilmeyi sağlayan bir puanlandırma sistemi bulunmaktadır. Bu metot da, OWAS metodunda olduğu gibi herhangi bir ek donanıma ihtiyaç duymaksızın çalışma duruşlarının değerlendirmesini güvenilir bir şekilde yapmaktadır. Metoda göre üst organ, boyun, sırt ve bacak duruşlarının önceden belirlenmiş sınıflandırmaları ve sayısal değerleri gözlenen duruşun risk puanını belirlemek için kullanılmaktadır [16].

    RULA, boyun, gövde ve üst uzuvlara özel bir dikkat göstermekle birlikte tüm vücut üzerindeki duruşsal ve biyomekanik yüklenmeleri değerlendiren gözlemsel bir araçtır. RULA yöntemini basit ve tekrarlayan görevlerde şekilde uygulanabilmektedir.

    REBA (Rapid Entire Body Assessment)
    REBA yöntemi, dinamik ve statik duruşlarda söz konusu olan yüklenmeyi, insan-yük etkileşimini göz önüne alarak işgörenin tüm vücudunun duruşsal riskini değerlendirir. Bu analiz aynı zamanda, bir iyileştirme yapıldığı zaman, iyileştirmenin öncesinde ve sonrasında rahatsızlık risklerinin azalıp azalmadığını değerlendirmek için de kullanılır. REBA yöntemi, RULA yönteminden türetilmiştir.
    Ancak REBA yöntemi tüm vücudu göz önüne alır ve dolayısıyla sırt, bacaklar ve dizleri de değerlendirir. Hemşirelik hizmetleri, hastabakıcılar, ev temizliği hizmetleri, ultrason teknisyenleri, diş hekimlerinin yaptıkları işler REBA yöntemi ile değerlendirilebilmektedir [17].

    İş Zorlanma İndeksi (Job Strain Index)
    El, bilek ve dirsek (Distal üst ekstremite) duruşlarını göz önüne alan bu yöntem yapılan işleri; duruş şekilleri, hareket sıklıkları ve uygulanan kuvvete göre değerlendirmekte fakat titreşimi ya da stres faktörlerini dikkate almamaktadır. Yöntemde göreceli risk durumları indekslerle belirlenmektedir. Et paketlemede, küçük parçaların montajında, klavye kullanımında ve diğer fazla tekrarlı el hareketlerinin söz konusu olduğu işlerde kullanılmaktadır.
    Özellikle karpal tünel sendromu gibi kas-tendon rahatsızlıklarının oluşumunu belirlemek için kullanılmaktadır[18].

    Hızlı Maruziyet Değerlendirme (Quick Exposure Check)
    Hızlı Maruziyet Değerlendirme (HMD), kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının oluşumu için en önemli risk faktörlerine karşı en fazla risk altında olan dört vücut bölgesinin (bel, omuzlar ve kollar, eller ve el bilekleri ve boyun) ergonomik girişim yapılmadan önce ve yapıldıktan sonra kas iskelet sistemi risk faktörlerine maruz kalma sonucundaki değişiklikleri değerlendirmek için kullanılan bir yöntemdir. Yöntem aynı işi yapan iki veya daha fazla insan arasında veya farklı işleri yapan insanlar arasındaki maruziyeti karşılaştırmaktadır.
    HMD, kullanımı kolay bir kontrol listesidir. Hem çalışan hem de değerlendiren kişi için soruların yer aldığı ve bu sorulara verilen cevaplar sonucunda skorların hesaplandığı bir yöntemdir. HMD maruziyeti ortadan kaldırmak ya da en azından azaltmak için işyerlerinde, aletlerde, ekipmanda ve çalışma yöntemlerinde değişiklikler yapılmasını teşvik etmekte ve çeşitli alternatif girişimlerin karşılaştırmalı etki ve maliyet yararlarının belirlenmesine olanak sağlamaktadır.

    Yöntemin kullanımı, firmalarda kas iskelet sistemi risk faktörleri hakkında farkındalığı arttırmaktadır.
    Yöntem, elle kaldırma görevlerinin yapıldığı birçok işe rahatça uygulanabilmektedir [19].
    1.png


    3. Kontrol Listeleri
    ACGIH El/Kol Titreşim Eşik Limit Değeri Hand/ Arm (Segmental) Vibration Treshold Limit Values (TLV)

    ACGIH yöntemi, iki eli kullanarak, vücudu sağ ve sol yanlara ayıran sagittal alandan 30 derece sapma ile gerçekleştirilen tek kişilik kaldırma hareketlerine odaklanmıştır.
    ACGIH aynı zamanda kaldırma hareketleri esnasında saatte 360’dan fazla kaldırma hareketi yapıldığı, günde 8 saatten daha fazla sürelerde çalışıldığı ve kaldırma görevi yapıldığı, fazla asimetrik çalışıldığı (sagital alandan 30 dereceden fazla sapma ile), tek elle kaldırma yapıldığı, oturarak ya da dizler üzerine çökerek kaldırma hareketi yapıldığı, sıvılar gibi dengede olmayan yükler kaldırıldığı, kaldırma hareketlerinde tutamaçlar kullanılmadığı ve ayakların dengede olmadığı koşullar oluştuğu zaman da profesyonel önerilerde bulunabilmektedir.

    Bu yöntem, endüstriyel hijyen ile ilgilenenlerin, çalışma ortamındaki farklı fiziksel etkenlerle karşı karşıya kalma durumlarında, bu etkenlerin güvenilir seviyelerini belirleyen kararların verilebilmesi için bu etkenlerin eşik limit değerlerini belirler ve bir kılavuz oluşturarak yayınlar. Bu yöntem sadece el, kol titreşiminin söz konusu olduğu işler için kullanılmaktadır [20].

    Risk Faktör Kontrol Listesi (UAW-GM Risk Factor Checklist)
    General Motor Merkezindeki, Oto İşçileri Birliği UAWGM tarafından hazırlanan Ergonomik Risk Faktörü Kontrol Listesi, tekrar sıklığı, güç, uygunsuz duruşlar, zorlanma, titreşim gibi faktörleri belirlemektedir. Bu yöntem her ne kadar otomotiv işçileri için geliştirilmiş olsa da yemek servisinde çalışanlar, çamaşırhane işçileri, ev temizliğinde çalışanlar, hastabakıcılar, depo işçileri, hemşireler ve ambulans hizmetlerinde çalışanlar için de kullanılmaktadır [21].

    Washington Eyaleti Yasaları Ek-B (Washington State Appendix-B)
    Bu yöntem, Washington eyaleti yasaları EK-B’sinde yer alan fiziksel risk faktörlerini içeren tipik işçi aktivitelerini barındıran işler olarak tanımlanan tehlikeli alanlarda yapılan işlerle ilgili yaralanmalara sebep olan iş yeri risklerini sınıflandırır. Bu işler, ergonomik farkındalık ve iş kazası analizi eğitimlerini gerektirecek derecede riske sahip işlerdir. Her bir tehlikeli alanda yapılan iş için fiziksel risk faktörü bulunur. Ekte yer alan bütün şartlar o iş için geçerli mi değil mi belirlenir. Eğer bu şartlar varsa bir tehlike mevcuttur ve bu tehlikenin azaltılması gerekir.

    Bu araç, gözlemlenen işlerde; biçimsiz duruşlar, ellerin maruz kaldığı aşırı kuvvet, fazla tekrar gerektiren işler, tekrarlanan darbeler, ağır, sık ve biçimsiz kaldırma gibi risk faktörleri görüldüğü zaman kullanılabilir [22].

    Sonuç ve Öneriler
    Kas-iskelet sistemi rahtsızlıklarında çalışma duruşu çok önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle, bedenin uygunsuz duruşlarının oluşturduğu risk seviyesinin ve alınması gereken önlemlerin ivedilik derecelerinin belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca tek bir ideal pozisyon olmadığı da unutulmamalıdır. Her çalışanın yaptığı iş tek tek ele alınarak incelenmeli işler, çalışanın fizyolojik ve antropometrik karakteristiklerine uygun olarak tasarlanmalıdır.
    İşle ilişkili kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından korunabilmek için öncelikle yönetimin bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Çalışanların gerçek çalışma ortamlarında işlerini yaparlarken uygulanabilecek ve daha sağlıklı çalışma duruşları ile iş yapmalarını sağlayacak çeşitli analiz yöntemleri mevcuttur. Bu yöntemlerin ışığında gerçekleştirilecek Ergonomik bir tasarım bazı maliyetleri de getirebilecektir. Ancak, ergonomik tedbirlere yapılan yatırımın geleceğe yatırım olduğu unutulmamalıdır. Çünkü aksi takdirde katlanılacak maliyetler zaman içinde önleyici yatırımların maliyetinden daha fazla olacaktır.

    Sorunların birçoğu mevcut sağlık ve güvenlik yönetmelikleriyle ve iyi uygulama örneklerine ilişkin rehberlerin takip edilmesiyle önlenebilmektedir. Bu kapsamda, işyerindeki görevlerin değerlendirilmesi, önleyici tedbirlerin alınması, bu tedbirlerin etkinliğinin ve sürekliliğinin kontrol edilmesi önemli bir yere sahiptir [9]. Devlet ve işverenler çalışanlarını korumak için daha çok çaba göstermeli ve çalışanlar da kendi sağlıklarını yakından ilgilendiren kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına ilişkin riskler konusunda daha bilinçli olmalıdır.

    Kaynakça
    1. Santos, J., Sarriegi, J.M., Serrano, N., Torres, J.M., “Using Ergonomic Software in Non-Repetitive Manufacturing Processes: A Case Study”, International Journal of Industrial Ergonomics, Vol. 37, 267-275, (2007).
    2. Vedder, J., “Identifying Postural Hazards with a Videobased Occurrence Sampling Method”, International Journal of Industrial Ergonomics, Vol. 22, 373-380, (1998).
    3. Mattila, M., Karwowski, W., Vilkki, M., “Analysis of Working Postures in Hammering Tasks on Building Construction Sites Using the Computerized OWAS Method”, Applied Ergonomics, Vol. 24, No. 6, 405-412, (1993).
    4. Haslegrave, C.M., “What do we mean by a working posture?”, Ergonomics, Vol. 37, No. 4, 781-799, (1994).
    5. Westgaard, R.H., Aaras, A., “Postural Muscle Strain as a Casual Factor in the Development of Muscolo-Skelatal İllness”, Applied Ergonomics, Vol. 15, No. 3, 162-174, (1984).
    6. Akay, D., Dağdeviren, M., Kurt, M., “Çalışma Duruşlarının Ergonomik Analizi”, Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi, Cilt 18, No 3, 73-84, (2003).
    7. Cohen, A.L., Gjessing, C.C., Fine, L.J., Bernard, B.P., McGlothin, J.D., Elements of Ergonomics: A Primer Based on Workplace Evaluations of Musculoskeletal Disorders, DHHS (NIOSH) Publication No. 97-117, (1997).
    8. NIOSH, Musculoskeletal Disorders and Workplace Factors: A Critical Review of Epidemiologic Evidence for Work-Related Musculoskeletal Disorders of the Neck, Upper Extremity and Low Back, Cincinati, OH: U.S. Department of Health and Human Services, Public Health Service, Centers for Disease Control and Prevention, National Institute for Occupational Safety and Health, DHHS (NIOSH) Publication No. 97-141, (1997).
    9. Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası, Yükü Hafiflet Kampanyası Bilgilendirme Notu ,22-26 Ekim 2007. https://ew2007.osha.europa.eu
    10. Özcan, E., “İşe Bağlı Kas İskelet Hastalıkları Ve Ergonomi”, Nobel Medicus, Cilt 2, No 3, 41, 2006.
    11. Snook, S.H., Ciriello, V.M., “The design of manual handling tasks: Revised tables of maximum acceptable weights and forces”, Ergonomics, Vol.34, No.9, 1197-1213, 1991.
    12. Waters, T.R., Putz-Anderson, V., Garg, A., Fine L.J. “Revised NIOSH Equation for the Design and Evaluation of Manual Lifting Tasks”, Ergonomics, Vol.36, No.7, 749- 776, (1993).
    13. Shoaf, C., Genaidy, A., Karwowski, W., Waters, T., Christensen, D., “Comprehensive manual handling limits for lowering, pushing, pulling and carrying activities”, Ergonomics, Vol.40, No.11, 1183-1200, (1997).
    14. Jin, K., Lei, L., Sorock, G., Courtney, T.K., Ge, L., Liang, Y., “Postural Assessment with Revised OWAS System”, The Third International Cyberspace Conference on Ergonomics 2002, University of the Witwatersrand, Johannesburg, South Africa, 15 September-15 October (2002).
    15. Pinzke, S., Kopp, L., “Marker-less Systems for Tracking Working Postures – Results from Two Experiments”, Applied Ergonomics, Vol. 32, 461-471, (2001).
    16. Hoy, J., Mubarak, N., Nelson, S., Sweerts de Landas, M., Magnusson, M., Okunribido, O., Pope, M., “Whole Body Vibration and Posture As Risk Factors for Low Back Pain Among Forklift Truck Drivers”, Journal of Sound and Vibration, Vol. 284, 933-946, (2005).
    17. Hignett, S., McAtamney, L., “Rapid Entire Body Assessment (REBA)”, Applied Ergonomics, Vol.31, No2, 201-205, 2000.
    18. Moore, J.S., Garg, A., “The Strain Index: A Proposed Method to Analyze Jobs For Risk of Distal Upper Extremity Disorders”, American Industrial Hygiene Association Journal, Vol.56, No5, 443-458, 1995.
    19. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, “Kas İskelet Sistemi Hastalıklarında Risk Değerlendirme Rehberi-Hızlı Maruziyet Değerlendirme Yöntemi”, Yayın No:144, Ankara, Mayıs 2007.
    20. Shergill, A.K., Asundi, K.R., Barr, A., Shah, J.N., Ryan, J.C., McQuaid, K.R., Rempel, D., “Pinch force and forearmmuscle load during routine colonoscopy: A pilot study”, Gastrointestinal Endoscopy, Vol.69, Issue 1, 142-146, 2009.
    21. Lavender, S. A., Oleske, D. M., Nicholson, L., Andersson, G. B. J. And Hahn, J., “Comparison of four methods commonly used to determine low-back disorder risk in a manufacturing environment, “Proceedings of the Human Factors and Ergonomics Society”, 657-660, 1997.
    22. http://www.lni.wa.gov/wisha/ergo/rule_docs/PDFs/AppendixBfinal5-19-00.PDF, ziyaret tarihi 10 Şubat 2009.
     
    Enver Çığşar bunu beğendi.