Dizi Setlerinde Iş Güvenliği

Konu, 'Köşe Yazıları' kısmında Musa Kamil Ekin tarafından paylaşıldı.

  1. Musa Kamil Ekin

    Musa Kamil Ekin Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    1.849
    Dizi Setlerinde İş Güvenliği...

    6331 sayılı kanunun çıkması ile iş güvenliğinde nerede ise Avrupa Birliği standartlarında bir mevzuatımız oldu…

    Oldu olmasına da, bu iş kazalarını durdurmaya, her işyeri veya sektörün güvenli hale gelmesine yetti mi?

    Ne yazık ki, bunu söylemek zor… 2013 yılında 1235 kişi iş kazasında ölürken 2014 yılında (resmi istatistikler henüz yayınlanmamış olsa da) 1886 kişinin, 2015 yılı ilk 7 ayında ise 971 kişinin öldüğü söyleniyor…

    Keza birçok iş sektörü var ki, iş güvenliğinin kıyısından köşesinden geçtiği yok!

    İnsanın uygulanmayan yasa tozlu kitap raflarında kalıyor diyesi geliyor…

    Dizi Setlerine İş Güvenliği Uğramaz mı?

    Henüz iş sağlığı ve güvenliğinin kıyısından köşesinden geçmediği sektörlerden biri de dizi ve sinema sektörü, yani oyuncusundan dublörüne, ışıkçısından dekorcusuna kadar tüm set çalışanları…

    Oysa oyuncuların, set emekçilerinin iş ve meslek riski yok mu?

    Var, hem de birçok sektörden daha fazla var…

    Set işçileri yeri geliyor bir sahne çekimi için gece yarısı dağ başında çalışıyor, 16-17 saat kesintisiz çalıştırılıyor, yanan bir arabanın içinden çıkma sahnesi çekiyor, boğulma, düşme, çarpma riski geçiriyor, dondurucu soğukta yada kızgın güneş altında uzun saatler çalışıyor…

    Bu risklerin yapımcılarca dikkate alındığını söylemek zor…

    Dünyanın 90 ülkesine dizi satıyoruz, birkaç milyar dolarlık bir sektör bu! Ama iş güvenliği setlerde hiç de önde değil, hiç de gündemde değil…

    Oysa, yapımcı işi ucuza getirsin diye iş güvenliği önlemleri savsaklanamaz…

    Yalnızca Oyunculardan İbaret Değil

    Üstelik dizi, sinema ve sahne sektörünün riski yalnızca oyuncuların tehlikeli sahnelerde profesyonel dublör kullanmasından ibaret değil…

    Yalnızca oyuncu olarak çalışanlar (yani kamera önünde olanlar) değil kamera arkasında emek verenlerin de ciddi iş ve meslek riskleri var…

    Bir dekorcu her gün düşüp ölme riski yaşıyor, bir dublör sürekli sakatlanma riski taşıyor, bir kameraman sürekli ağır kaldırma riski taşıyor, kostüm aracını dağ bayır çekim yapılacak her yere süren bir şoför sürekli trafik kazası riski taşıyor…

    Keza sanıldığının aksine oyuncular da, alanında öne çıkan çok az bir kesimi hariç, illa ki yüksek oranda gelir elde etmiyor. Figüran dediğimiz oyuncular yeri geliyor üç kuruşa yüksek risk altında sete giriyor...

    Yani set işçileri esasen yüksek iş riski altında, ağır şartlarda, zor koşullarda çalışıyor…

    Dizi Çalışanlarının İş Riski Yüksek

    Dizi ve sinema sektöründe çalışanlar sanıldığının aksine yüksek iş ve meslek riskine maruz kalmakta… Örneğin deniz sahnesi çekilirken iyi yüzme bilmeyen bir figüran, üç kuruşa yaptığı işten dolayı boğulma riskine tabi kalıyor.

    Yalnızca set ortamında çalışılmıyor. Set dışı (oyuncuların tabiriyle dış çekim) risklerin çeşitlenmesi demek.

    Yalnızca kamera önünde olanlar değil, kamera gerisinde çalışanlar da yüksek risk altında.

    Dağda veya vahşi doğada çekim yapan bir kameraman çalışma ortamından kaynaklanan bir şekilde düşme, çarpma, yaralanma, vahşi hayvan saldırısına uğrama gibi risklere maruz kalması söz konusu…

    En tehlikelisi de şu: Çekim mekânları sürekli değiştiğinden riskler de değişiyor. Bu ise çalışanların sürekli pür dikkat olması, yeni risklere karşı dikkat etmesi demek…

    Meslek Hastalıklarına da Açık Bir Sektör

    Dahası dizi sektörü meslek hastalıklarına da çok açık bir sektör…

    Örneğin sürekli kamera taşıyan bir kameramanın bel fıtığı olması ülkemiz sosyal güvenlik sistemi tarafından meslek hastalığı sayılıyor.

    Bir sesçinin yüksek sese maruz kalmaktan dolayı zamanla işitme kaybı yaşaması bir meslek hastalığı demek…

    Bir ışıkçının sürekli yüksek ışığa maruz kalması sonucu görme kaybı yaşaması meslek hastalığı demek…

    Oysa, diziye bölüm yetiştirme telaşı içerisinde çekim yapılan materyalin sağlıklı olup olmadığı, güneşin altında çalışanın başına güneş geçip geçmeyeceği pek gündeme gelmiyor ne yazık ki… Daha gündelik iş kazası riskleri bile gündeme gelmiyor…

    Böyle olunca meslek hastalıklarını konuşmak lüks kaçıyor…

    Uzun Çalışma Saatleri Kazaya Kapı Aralıyor

    Setlerde yapılan çalışmalar doğal olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi. Buna göre setlerde normal çalışma süresi günlük 7,5 saat. Fazla mesai de yapılsa günde en fazla 11 saat çalışılmasına izin veriyor kanun.

    11 saatten uzun çalışmalar kanuna aykırı…

    Ama set işçilerinin bırakınız 11 saati, günde 17-18 saat çalışmaları, dizinin yeni bölümü yetişecek diye 24 saat kesintisiz çalışmaları normal hale gelmiş…

    Bir denetleyen yok mu diyorsunuz, tıss, ses yok kimseden…

    Oysa uzun çalışma saatleri dikkati dağılan, yorgun, halsiz, uykusuz, dikkati dağılmış kişi demek…

    Bu ise iş kazalarına, yaralanmalara, ölümlere kapı aralıyor…

    Oyuncular Güvenli Çalışma Talep Ediyor

    Oyuncular Sendikası yakın zamanda bir kampanya başlattı.

    Kampanya kapsamında spot sloganlar ile oyunculara ve set emekçilerine iş güvenliği ve işçi sağlığının önemi anlatıldı.

    Çok doğru seçilmiş sloganları ve uyarıları var. Örneğin:

    “Sette güvende misin? Trafiğe açık alanda çekim yapılacaksa uygun işaretleme yapılmalı, trafik kontrol altına alınmalı.”

    “Sette güvende misin? Özellikle trafik kazası sahnelerinde (oyuncunun özel eğitimi yoksa) mutlaka eğitimli ve profesyonel dublör talep edilmeli.”

    “Sette güvende misin? Suda çekilecek sahne için yeterli yüzme bilmediğini düşünüyorsan eğitim dublör kullanmalısın.”

    “Sette güvende misin? Yanıcı kimyasalların yakınında asla sigara içme!”

    Kampanyanın hem sloganları hem de duyuruları ile hem kamuoyunda hem de set emekçileri arasında iş güvenliği bilinci yaratılmaya çalışılıyor… İnsanın gerçek bir sendika böyle olur diyesi geliyor…

    Artık Dizi Setleri “Tehlikeli” Kabul Ediliyor!

    Bu tür kampanyalar da meyvesini vermeye başladı…

    Oyuncular Sendikası ve Sine-Sen’in girişimleri ile daha önce az tehlikeli işyerlerinden kabul edilen film, dizi ve reklam setleri artık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tehlikeli işyerleri sınıfına alınmış bulunuyor.

    Bu düzenleme ile artık iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin setlerde daha fazla hizmet sunması gerekecek. İş güvenliği uzmanlarının her sahnenin çekileceği yeri denetlemesi ve gerektiğinde sahnelere dahi müdahale edebilmesi mümkün…

    Ama bu da yetmez! Yönetmen, oyuncu, ışıkçı, dublör gibi farklı oyuncu kesimlerinin farklı tehlike kategorilerine sokulması gerek…

    Takla atan bir arabanın içerisinde görev yapan dublör en ufak bir hatayı kaldırmayacak bir iş yapıyor, yaptığı iş “az tehlikeli” veya “tehlikeli” sınıfta değil “çok tehlikeli” sınıfta bir iş, bunu bir çocuk bile anlayabilir…

    Setten Sete İş Riskleri Değişiyor

    Keza dizi ve sinema sektöründe bir işyerinden diğerine tehlike çok değişebiliyor…

    Bombaların patladığı, dağlık arazide çekilen, arabaların takla attığı bir aksiyon filmi setindeki tehlike ile üç kişinin oynadığı ve ufak bir sahnede oynanan oyun arasındaki kaza riski bir mi?

    Dünyanın öbür ucuna çekime giden bir ekip ile çekim platosundan dışarı adıma atmadan çekim yapan bir sitcom ekibin maruz kaldığı risk ve tehlike bir mi?

    Spesifik özelliği dolayısıyla dizi ve sinema sektöründe iş sağlığı ve güvenliği risklerine dair özel bir yasal düzenleme (belki bir yönetmelik) gerekiyor…

    Her bir işyerinin riskinin (gece çekimi-gündüz çekimi, açık set, kapalı set gibi) ve her bir çalışanın riskinin (dublör, kameraman, oyuncu gibi) ayrı ayrı tanımlanması gerek…

    Sözün özü Oyuncular Sendikası, Sine-Sen, Sinema-TV Sendikası gibi meslek örgütlerinin üzerine setlerde iş güvenliğini sağlamak için daha çok şey yapmak düşüyor…

    Setlerde tam iş güvenliği ve işçi sağlığı için çalışmaya devam…
     
    Fatih Özcan ve Enver Çığşar bunu beğendi.