Endüstride kullanılan kimyasalların meslek hastalıkları ile ilişkisi -i-

Konu, 'Kimyasallar ile Çalışmada Emniyet' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Erol Kural
    Kimya Mühendisi
    İSG-İş Sağlığı ve İş Güvenliği Teknik
    Danışmanı ve İstanbul Adliyeleri Bilirkişisi


    Özet
    Bu yazımda meslek hastalıklarının kısa bir tarihçesi, işyerlerindeki fizik, kimyasal ve biyolojik etkenlerle oluşan irreversibl hastalıklar olduğu ve bunlardan her zaman korunabileceğini anlatmaya çalışacağım.

    Daha sonra, meslek hastalıklarının tanımını yaparak, meslek hastalıklara neden olan metaller ve metalsilerden örnek olarak manganez, cıva ve fosforu kısaca anlatacağım.

    Meslek hastalıklarına karşı alınacak genel tedbirler ile diğer bazı kimyasalların yaptığı etkiler ile oluşabilecek meslek hastalıklarına karşı alınacak özel tedbirlerden kısaca söz edeceğim.

    Giriş

    Meslek hastalıkları tarihten önceki devirlerden beri bilinmektedir. M.Ö. 370 yıllarında Hıpoccrat, iş ile bazı hastalıklar arasında ilişki kurmuştur. Daha sonraları Agrıcola ve Paracelsus bu ilişkiyi daha iyi tarif ederek meslek hastalıkları ile ilgili kitaplar yayınlamışlardır.

    Asırda İtalyan Ramazzani, meslek hastalıkları ile yapılan işin ilişkisini çok iyi açıklamış iş yerindeki fizik ve kimyasal çevrenin bu hastalıklar üzerinde durmuş, işyerinde görülen zararlı etkenler ile ilgili incelemeler yaparak De Morbis Artificum Diatriba adını verdiği meslek hastalıkları kitabını yazmıştır.

    Meslek hastalıkları işyerlerindeki fizik, kimyasal ve biyolojik etkenlerle oluşan irreversibl hastalıklar olup önlen alındığı takdirde daima korunulabilir.

    506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu meslek hastalığını şöyle tarif eder: Meslek hastalıkları sigortalı işçinin çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı; geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.

    Ülkemizde resmi verilerinin yayınlandığı Sosyal Sigortalar Kurumu-nun 2001 yılı istatistik yıllığında, bir yılda toplam 883 adet meslek hastalığı olduğu kayıtlı bulunmaktadır. Yine sözü edilen yıllıkta bu meslek hastalıklarının çoğunluğunun (86-sının) aşağıda belirtilen iş kollarında oluştuğu görülmektedir. Bu iş kollarında kullanılan elementler arasında en çok manganez, cıva ve fosfor görüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle, bu yazımda özellikle sözü edilen üç elementi anlatmaya çalıştım.

    İŞ KOLLARI MESLEK HASTALIĞI SAYISI
    Kömür madenciliği 426
    Nakil aracı imalatı 191
    Makine imalatı ve tamiri 56
    Ecza ve kimyevi maddeler imalatı 50
    Elektrik makineleri ve imalatı 38

    METALLER, METALSİLER İLE OLUŞAN MESLEK HASTALIKLARI

    MANGANEZ: Tabiatta dioksit, sülfit, karbonat ve silikatlar halinde bulunur. Sanayide geniş ölçüde kullanılır. Rusya-da, Hindistan-da, Güney Afrika-da, Çin-de, Brezilya-da ve Küba-da üretilir.

    Sanayide Kullanıldığı Yerler: Manganez kullanımında en büyük pay demir-çelik sektöründedir. Üretilen cevherin %90-95-i bu alanda tüketilmektedir. Demir-çelik sektöründe manganez, üretilen manganezin %95 kadarı manganlı demir alaşımları, demirsiz mangan alaşımları ve metalik manganez üretiminde kullanılır. Manganlı demir alaşımları içinde en önemlisi ferro-mangandır. Demir-çelik üretiminde kullanılan manganezin %90-ı ferro-mangan halindedir. Manganez hemen hemen her türlü çeliğin üretiminde gerekli olup demir elde edilmesinin de önemlidir.

    Diğer Kullanım Alanları: Manganlı kuru batarya imalinde dioksit olarak cam ve seramik sanayinde oksidasyon ve kükürtleştirmede, manganlı boya maddeleri yapımı ve kullanılması, tekstil sanayinde beyazlatıcı olarak, manganlı sülfatlı yapay gübre üretiminde, bazı metallerle alaşım elde edilmesinde, manganlı kaynak elektrotları yapımında özellikle imalinde bazende bakır ve alüminyum ile kullanılır. Elektrolitik çinko üretimi, uranyum üretimi ve ziraat sektörü manganezin az miktarda kullanıldığı diğer alanlardır.

    Metabolizma: Manganez hazım yolu ile absorbsiyonu çok yavaştır. Toksit olabilmesi için büyük miktarların alınması gereklidir. Günlük ihtiyaç 3-9 mgr., zehirlenme için giriş yolu akciğerdir. Vücutta karaciğer ve böbrekte depo edilir. İdrarla çıkarılan manganez teşhis ve risk tayini bakımından önemli değildir.

    Vücuda Tesir Tarzı: Kronik maruziyetlerde manganez özellikle merkez sinir sistemi ve periferik sinir sistemi üzerine etkilidir. Belirtiler sinirsel ve psikolojiktir. Bazen akciğerde manganez pnomosi olur, fakat maruziyetlerde maden dumanı humması (metal fume fever) görülür ve daha çok potasyum permanganat üretiminde çalışan işçilerde rastlanır.

    Klinik ve laboratuar belirtileri (kronik zehirlenme belirtileri):

    Sinirsel ve Psikiyatrik Belirtileri: Hastalığın seyri ve meydana çıkması yavaştır. 1-2 yıl maruziyetle olur. Zehirlenmelerin ilk belirtileri subjektiftir. Baş ağrısı, halsizlik, bel ağrısı, uykusuzluk, huzursuzluk, mafsallarda, adalelerde ağrı ve spazm görülür. Daha sonra huzursuzluk artar, irritabilite, sebepsiz ağlama ve gülmeler, görme halüsinasyonları olur. Hasta gayesiz birden kalkar yürür, durmak ister, duramaz düşer çeşitli sinirsel ve beyin sistemi düzensizlikler görülür. Hastanın yüzü değişik bir manzara gösterir, spastik yılışmalar olur.

    Parkinsonizm tipi yürüme (tavuk gibi yürüme) görülür. Konuşma düzensizdir.Monotoni olur, kelimeleri artıküle edemez, el yazısı çabuk bozulur. Laboratuar belirtisi olarak bir özellik tespit edilemez. İdrarda manganez uzun zaman çıkarılır. Ancak teşhis ve risk bakımından önemli değildir. Çünkü manganezin büyük bir kısmı dışkı ile çıkar. Kanda yine önemli bir değişiklik olmaz.

    Solunum Yolları (Akciğer) Belirtileri: Pyrillusit fabrikalarından ve potasyum, permanganat üretiminde manganez pnömonisi görülür. Manganez pnömonisi, akut alveolar enflamasyon olarak tarif edilir. Ağır nefes darlığı siyanoz sathi teneffüs vardır. Kronik zehirlenmelerin hafif şekilleri bazen iyileşme gösterir ve iş görmezlik yapmaz, fakat ağır ve nörolojik, psikiyatrik belirtilerin meydana çıktığı durumda daima iş görmezlik olur.

    Tedavi: Kronik zehirlenmelerde halen semptomatiktir. Ancak, erken teşhis edilebilen olaylarda versanatın etkili olabileceği düşünülebilir.

    Teknik Korunma: İşyerinde ameliyeler, genel havalandırma ile birlikte mümkün mertebe kapalı sistemde uygulanmalı, işçilere özel iş elbisesi, lastik eldiven ve aktif kömürlü gaz maskeleri gibi kişisel koruma araçlarına önem verilmeli, yine kişisel temizlik için imkanlar hazırlanmalıdır.

    Tıbbi Korunma: Giriş muayenelerinde sinir sistemi ve solunum sistemi iyi incelenmeli frengi kayıtları sorulmalıdır. Sinir sistemi, solunum sistemi, frengi hastalığı ve ruh hastalığı bulunanlar bu işlere alınmamalıdır. İşçiler manganezin etkisi ve korunması ile ilgili eğitime tabi tutulmalıdır.

    Cıva ve Anorganik Cıva Bileşikleri: Zehirli etkisi çok eskiden beri bilinen bir metal olup, gümüş gibi parlak beyaz normal koşullarda sıvıdır. Normal ısı koşullarının üstüne çıkınca buharlaşarak çevre havasını kontamine eder. Cıva tabiatta serbest olarak bulunursa da esas ticari cıva cıva sülfürden üretilir. Cıvanın kullanıldığı yerlerde çalışan işçiler çeşitli şekilde cıva buharlarına maruz kalırlar.

    Endüstride Kullanıldığı Yerler: Bu iş yerleri şöyle sıralanabilir. Cıva tasfiye işlerinde; maden ocaklarında kondansasyon borularının temizlenmesinde, erimiş metalin kaplara boşaltılmasında, barometre ve termometre imali, bakımı ve onarımında, (tüplerin doldurulması esnasında etrafa dökülen cıvadan oluşan buharlar) bir kısım elektrik malzemesi üretimi ve tamir işlerinde, ayna imalinde, cıva bileşiklerinin üretimi için kimya sanayinde, yağlı boya sanayinde bilhassa gemi teknelerinin boyanmasında, içinde cıva bulunan ilaçları ve bitki koruma maddelerinin yapımında ve ambalajlanmasında kullanılır.

    Anorganik cıva bileşikleri, cıvanın metil, etil, fenil bileşikleri ile tahıl ve tohumlarının dezenfektasyonunda ve konserve edilmesinde, yine patlayıcı maddeler üretiminde kullanılan cıva fulmatın elde edilmesinde, dişçilikte amalgamla çalışılmasında, cıva bileşikleri vaya amalgam yardımı ile altınlama, gümüşleme, kalaylama, bronzlama ve dalgalı yüzey işlemede kullanılır.

    Metabolizma: Cıva her üç yolla da vücuda girer. Endüstride en önemli ve etkili yolu solunum sistemidir. Zehirlenme sonucu görülen hastalık çeşitleri alınan cıvanın miktarına ve bileşiğin çeşidine bağlıdır. Normal olarak günlük alınan cıva miktarı 0.005-0.092 mgr-dır. Cıva şiddetli bir protoplazma zehridir, kana geçen cıva okside olur, vücut sıvılarında erir ve hücre protoplazması ile birleşir. Vücutta karaciğer, böbrek ve kemikte depo edilir. Biriken zehirlerdendir. Vücut dışına atılan dışkı, idrar, tükürük, ter ve süt ile olabilir. Dışkı ile eser miktar cıva çıkarılması normaldir.

    Zehirlenme Belirtileri: Cıva akut ve kronik zehirlenmeler yapar, endüstride genel olarak kronik zehirlenme görülür. Akut zehirlenmelerde, karın ağrısı, bulantı, kusma, nabız bozulması, böbrek bozuklukları ve ölüm görülür. Solunum yolu ile alındığı zaman öksürük, ateş, nefes darlığı, kusma görülür. Kronik zehirlenmede şu belirtiler görülür. Ruhi bozukluklar (erethism) neşesizlik, çekingenlik, asabiyet, korku hali görülür. Titreme (tremor), sinir bozukluğunun belli işaretlerindendir. Konuşma bozuklukları, cümleye başlarken çekingenlik olur, heceler iyice belli edilmeden söylenir. Dermotografizm erken görülen belirtilerdendir, ciltte renk değişiklikleri olur ve çok ter vardır.

    Tedavisi: Akut cıva zehirlenmelerinde British Anti Lewisit (BAL)-in etkisi olduğu üç saat içinde uygulanırsa çok iyi sonuç alındığı, belirtilerin 48 saat içinde hafiflediği tespit edilmiştir.

    Tıbbi Koruma:
    1- İşyerinde çevrenin temizliğine bilhassa dikkat edilmeli, zeminde tezgahlar üzerinde cıva döküntülerinin bırakılmaması için buralar özel fırça ve yaş bezlerle dikkatle temizlenmelidir. Ayrıca gece yerlere amonyak ve kalsiyum hipoklorit ile ıslatılmış talaş döşenmeli veya uygun miktarda sıvı amonyak dökülmelidir.

    2- İşçilerin el, yüz, ağız temizliği gibi şahsi temizliklerine dikkat edilmeli, her yemekten evvel ve vardiyadan sonra ellerin sıcak su ile veya %10 sodyumtiosülfat ile yıkamaları için gereken yıkanma kolaylıkları temin edilmelidir.

    3- İşçiler işyerinde hiçbir suretle yemek yememeli ve bulundurulmamalı, sigara içilmemelidir.

    4- İşe girerken işçi böbrek ve deri bakımından iyi muayene edilmelidir.

    5- Periyodik muayeneleri üç ayda bir yapılmalı ağız, diş, göz iyi muayene edilmeli, titremeler aranmalı, yazı yazdırılmalıdır.

    6- Sağlık eğitimi yapılmalı.

    FOSFOR

    Fosforun iki allotropu vardır. Bunlar;
    1-Beyaz Fosfor
    2-Kırmızı Fosfor

    BEYAZ FOSFOR: Şeffaf balmumu gibi yumuşak katı bir madde olup, çakı ile kesilebilir. Patlayıcı bir maddedir, 30 oC-de ateş alıp, parlak alevle yanar ve kesif duman oluşturur. Dumanda fosfor pentoksit (P2O5) mevcut olup, yanık meydana getirir, sebep olduğu yaralar çok güç iyileşir. Oda ısısında uçucudur, meydana gelen buhar zehirlidir, fosfor trioksit ihtiva eder.

    Endüstride Kullanıldığı Yerler: 1832-de beyaz fosfordan kibrit imal edildi, beyaz fosfor bu gaye ile kullanılmaya başlandı. Fosforun ve buharının bilhassa klasik müzmin Phossy-Jow adı verilen zehirlenmeyi yaptığı anlaşılması üzerine tedrici olarak bütün dünyada terk edildi ve 1960 senesinde beyaz fosfordan kibrit imali uluslar arası bir sözleşme ile yasaklandı, bu yasağa Amerika 1931-e kadar uymadı. Günümüzde kibrit üretiminde kırmızı fosfor ve diğer maddeler kullanılmaktadır.

    Beyaz Fosfor, fare zehiri olarak fosforlu pestisitlerin imalinde, yangın bombaları üretiminde, kataliz olarak petrol rafinelerinde, yapıcı madde olarak fermentasyonda, gübre ve deterjanların üretiminde kullanılır.

    Başlıca Belirtileri: Karın ağrısı, kusma, halsizlik, depresyondur. Birkaç gün ve hafta geçtikten sonra toksit sarılık görülebilir. Bunu mukozadaki kanamalar takip eder. Kronik zehirlenme uzun süre fosfor buharına maruz kalmakla olur ve klasik olarak bilinen ve Fosi-Jov (PhossY-Jow) denen belirti grubu oluşur. Bu belirtiler diş ağrıları, diş etlerinde kanamalar ve ülserasyon, peryostit, diş çürümeleri, dental sepsis ve dişlerin dökülmesi, bilhassa alt çenede kemik nekrözu şeklindedir. Bunlara ilaveten sekonder piyojenik enfeksiyonlar eklenmesi şiddetli ağrılar olur. Apse ve sekeller oluşur. Bu apselerin veya yaraların iyileşmesi çok zordur.

    Bu belirtiler en az iki sene fosfora maruz kalanlarda görülmektedir. Bugün fosi-jov kibrit imalinde değil fosforun kullanıldığı diğer sanayilerde görülür.

    Korunma:

    -Dişlere devamlı olarak ihtimam gösterilmeli, periyodik film çektirmeli ve diş muayeneleri yaptırılmalıdır.

    -Fosfora maruz kalması muhtemel işçilerin periyodik muayenelerinin yapılarak kayıtlara geçirilmesi ve takip edilmesi.

    -İşçilerin iyi seçilmesi ve alınış esnasında diş ve çene filmlerinin çektirilmesi.

    -İşyerinde fosfor buharına maruz kalmayı mümkün mertebe önlemek.

    Kırmızı Fosfor: Fosforun sabit ve adi sıcaklıkta dayanıklı şeklidir. 280 derecede az uçucudur. Karanlıkta ışık vermez, kokusuz, tatsızdır, zehirli değildir.

    Beyaz fosforla kırmızı fosfor molekülleri arasında bir fark olup olmadığı bilinmemektedir. Kırmızı fosfor, beyaz fosforum demir potada 240 dereceye kadar ısıtılması ile elde edilir.

    Meslek Hastalıklarına Karşı Alınacak Genel Tedbirler

    Meslek hastalıklarının meydana gelmesine sebep olan işlerde çalışmaların maruz bulundukları tehlike ve zararlara karşı, alınacak genel koruyucu tedbirler şöyle sıralanabilir;

    -Meslek hastalığı meydana getirebilen veya meslek hastalıkları listesinde kayıtlı maddelerle çalışılan iş yerlerinde bu maddelerin özellikleri, zararları ve koruma çareleri hakkında çalışanlar eğitilmelidir.

    -İşyerlerinde, bu maddelerle hastalarına ve zehirlenmelere ait ilk belirtiler ile alınacak tedbirleri gösteren özel afişler uygun yerlere asılacaktır.

    -İşyerlerinde kullanılan zehirli ve zararlı maddeler, teknik imkan varsa aynı işi gören daha az zehirli ve zararlı maddelerle değiştirilmeli.

    -Zehirli toz, duman, gaz, buhar sis veya sıvalarla çalışmalar, teknik olanaklara göre kapalı sistemde yapılacak, bu gibi iş yerlerinde, etkili ve yeterli havalandırma sağlanacak, atıklar, zararsız hale getirilmeden atmosfere ve dış çevreye verilmemeli.

    -Çok zehirli maddelerin kullanıldığı iş yerlerinde bu maddeler ve bu maddelerin bulunduğu bölümler, diğer yerlerden tecrit edilmek sureti ile bunların etkileri azaltılacaktır.

    -Zehirli toz. Duman ve buharlı iş yerlerinde, iş yeri havası nemli, taban, duvar ve tezgahlar yaş bulundurulmamak sureti ile zararlı maddelerin yapışması önlenecek gerektiğinde bu çalışmalar, genel ve lokal havalandırma ile birlikte yapılacaktır.

    -Meslek hastalığı yapan zehirli ve zararlı maddelerle çalışılan işyerlerinde, işçilere uygun kişisel korunma araçları verilecek ve bunların kullanılmaları öğretilecek ve gerektiğinde sağlanacaktır.

    -Meslek hastalıklarından korunmak için, işe giriş ve işe yerleştirme muayeneleri düzenli yapılacak, kullanılan maddelere karşı hassas olanlar bu işlerde çalıştırılmayacak, işe uygun kişilerin yerleştirilmesine önem verilecektir.

    Ayrıca, işe yerleştirilen işçilerin, tehlike ve zararın özelliğine göre, belirli sürelerde sağlık muayeneleri ve gerektiğinde laboratuar araştırmaları yapılmalıdır.

    REFERANSLAR:
    -Donalt Hunter, The Diseases Of Occupation. The English Universities Press. L.T.D. London.
    -SCFILLING-R S.F., Prevention Of Diseases Journal Of The Royal Society Of Arts. John Adam street, Adelph. W.C. 2 London
    -Sosyal Sigortalar Kanunu
    -Sendikalar Kanunu
    -İş Kanunu
    -İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü.
    -Prof. Dr. S.Velicangil, Kim. Müh. Dr. Ö. Velicangil;
    Endüstri Sağlığı ve Meslek Hastalıkları
    Yodçem Yayınları, Ankara 1987/3

    http://www.subconturkey.com/2011/Ka...allarin-Meslek-Hastaliklari-ile-Iliskisi.html