Siyanür zehirlenmeleri

Konu, 'Kimyasallar ile Çalışmada Emniyet' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Site Kurucusu

    Mesajlar:
    1.105
    Erol Kural
    Emekli Kimya Mühendisi
    İSG-İş Sağlığı ve İş Güvenliği Teknik
    Danışmanı ve İstanbul Adliyeleri
    Bilirkişisi

    Siyanür, bir değerli siyanür grubu (CN) içeren bileşiklerin ortak adı. Sodyum siyanür (NaCN) gibi inorganik siyanürlerde bu grup eksi yüklü siyanür iyonu halinde bulunur.

    Hidro siyanür asidin tuzları olarak kabul edilen bu bileşikler çok zehirlidir.

    Çoğunlukla nitriller olarak bilinen organik siyanürlerde ise siyanür grubu, örneğin metil siyanürdeki (aseto nitril) metil (CH3) gibi, karbon içeren bir gruba ortaklaşım bağıyla bağlıdır.

    Siyanürler birçok nedenden dolayı endüstride çok kullanılır. Maden, metal, kimya sektörlerinde ve çok iyi bir komplensan olması nedeni ile kaplamacılıkta da yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Siyanürlerin neden olabileceği zehirlenmelere karşı hemen hemen tüm işyerlerinde herhangi bir önlem bulunmadığı gibi çalışanlar da eğitilmemiştir. İlk yardım önlemleri alınmamada ve hasta siyanür risklerine karşı ilgisiz davranılmaktadır.
    Siyanürün Özellikleri

    Siyanür zehirlenmelerine karşı alınacak en etkin yöntem zehirlenmemektir. Soydum siyanür piyasada granül veya briket şeklinde satılmaktadır.

    Ergime noktası: 564 C, suda çözünürlüğü 20 C de 580 gram dır.

    Asitler ile teması halinde son derece zehirli hidrojen siyanür gazı çıkartır. Hidrojen siyanür gazı renksiz ve zayıf kokuludur.

    Ayrıca su veya zayıf alkaliler ile teması halinde de az miktarda hidrojen siyanür (HCN) gazı çıkartır.

    Sodyum siyanür havanın nemini çekerek de hidrat kristali oluşturur. NaCN. 2H2O

    Sıcak doymuş siyanür çözeltisi 35 C nın altına soğutulursa sodyum siyanür dehidrat oluşmaya başlar.

    Sodyum siyanürün sudaki çözeltisi iyonlaşmış sodyum siyanür ile çok uçucu hidrojen siyanür (HCN) arasında bir denge kurar.

    Sodyum siyanür çözeltisindeki hcn miktarı çözeltinin ph değerine ve sıcaklığa bağlıdır. çözeltinin ph değeri yükseldikçe toksik hcn buhar miktarı azalır. Bu nedenle çözeltinin ph değeri yükseltilmelidir.

    En uygunu pH mg/m3 değeri 12 dir. (tercihen 12.0 – 13.0), ancak pH değeri 8 veya pH altında tüm siyanür çözeltisinin oda sıcaklığında havadaki HCN buhar miktarı pH ayarlaması yapmadan 250 mg/m3, pH değeri 12-12.5 A yükseldikten sonra 12.5 mg/m3 e yükseltildikten sonra 50 mg/m3 e düşer.

    Sıcaklık yükseldikçe çözelti konsantrasyonu ve dolayısı ile hidrojen siyanür buhar miktarı artar. PH ayarlaması sodyum hidroksit ile yapılmalıdır. Sodyum hidroksinin siyanür üzerinde zararlı bir etkisi yoktur.

    Kostik yerine kireç kullanılabilir fakat kirecin çözünürlüğünün az olması nedeni ile etkisi azdır. Ayrıca ph değerinin logaritmik bir asit ölçüme olduğu bilinmelidir.

    Diğer bir anlatıma her 1 ph değişimi 10 misli asit veya kostik ilavesine tekabil eder.

    Hidrojen siyanür molekülleri polimerize olur ve hiçbir reaksiyona girmeyen HCN polimeri oluşturur. Özellikle kostiksiz ve yüksek sıcaklıklarda saklanması durumunda polimerizasyon oluşur.

    Seyreltik çözeltilerde HCN polimeri mat sarıdan koyu kırmızımsı kahverengine kadar bir renk konsantre çözeltilerde ise demir pasına benzeyen koyu kahverenkli bir çözelti oluşturur ve belirgin bir siyanür kaybına neden olur. Yüksek pH değeri HCN konsantrasyonunu düşürerek polimerizasyon eğilimini azaltır.

    Siyanür ayrıca suyla reaksiyona girerek amonyum ve format iyonları oluşturur. Asidik ortamda hidroliz ürünleri formik asit ve amonyum tuzlarıdır. Alkali ortamda format tuzları ve uçucu amonyak oluşturur. Konsantre çözeltilerde buharlaşan amonyak hacmi tehlikeli miktara ulaşır. Bir litre 300 mg / lt sodyum siyanür banyosu 175 litreden fazla amonyak üretebilir.

    Normal şartlarda siyanür ile suyun reaksiyonu yavaş ilerler, ancak sıcaklık arttıkça reaksiyon hızı logaritmik olarak artar. Burada kritik sıcaklık 60-70 c dir. Bu sıcaklığın altında reaksiyon soğutma veya mümkünse seyreltme ile kontrol edilebilir. Ancak yüksek sıcaklıklarda kontrol edilemez.

    Birçok organik malzemenin sentezlenmesinde sodyum siyanür kullanılır. Örneğin çift bağlara veya aldehit-ketonların karbonlu gruplarına bağlanarak Cyanohidrin ve daha sonra hidrolize olarak asitlere dönüşür. Edta üretiminde formaldehit ile birlikte kullanılır.

    Edta: Etilen Diamin Tetra Aset Asidi,

    Hipoklorit, permanganat ve peroksit gibi yükseltgenler sodyum siyanürü sodyum siyanata yükseltir. Bu çeşit oksitantlar siyanürü atıkların arıtılmasında kullanılır. Bu işlemler seyreltik çözeltilerde ve doğru ph değerinde yapılmalıdır. Bu iki işlem iki aşamada yapılır.

    Depolama, Kullanım ve Taşıma Önlemleri

    Siyanürlerin muhafaza edildiği depolar mutlaka kuru tutulmalı ve iyi havalandırılmalıdır. Bu depolarda maske, eldiven, önlük v.s. gibi koruyucu malzemeler bulundurulmalı ve buralarda asidik, zayıf alkali ve kuvvetli yükseltgen kimyasallar ile gıda maddeleri bulundurulmamalıdır.

    Şayet bu tür malzemelerin de aynı depoda tutulma zorunluluğu varsa, bu takdirde mümkün olan en uzak mesafede tutulmalı ve depoda sadece açılmamış siyanür saklanmalı, yeni ambalaj açma işlemi depo dışında yapılmalıdır.

    Açılıp bir kısmı kalan fıçılar mümkünse bir daha depoya getirilmemelidir.

    Siyanürlerin depolandığı yerlere mutlaka uyarıcı levhalar asılmalı ve zehirlenmeler karşısında yapılacak işlemlerin yazıldığı panolar duvarda asılı olmalıdır.

    Bu depolarda yanıcı ve patlayıcı malzemeler bulundurulmamalıdır. Çünkü bu tür malzemelerin saklandığı yerlerde bir takım yangın önleyici ve söndürücü tedbirler alınır.

    Bir yangın oluşumunda kullanılacak su, siyanürlerin çevreye saçılmasına ve böylece çevrenin siyanürle kirlenmesine neden olacaktır.

    Şayet yangın söndürme vanaları varsa siyanür fıçıları uzak tutulmalıdır. Çünkü siyanür yanıcı değildir. Deponun kapısı sürekli ve devamlı kilitli tutulmalıdır. İşletme için sadece gerektiği kadar alınmalı kalan daima depoda saklanmalıdır.

    Bu depolarda yağmur, kar, rüzgar ve rutubete karşı izolasyon yapılmalıdır.

    Depolarda alınan önlemler işletme içinde de alınmalı, koruyucu malzemeler kullanılmalıdır.
    Pek çok işyerinde 50 kg lık ambalaj bir defada bitirilemez. Yeteri kadar siyanür alındıktan sonra fıçının ağzı iyice kapatılmalı ve uzaktan rahatlıkla görülebilecek gibi üzerine uyarıcı bir etiket konarak ayak altı olmayan, tercihen üzerinde “siyanürlü malzeme bölgesi” levhası ile tecrit edilen bir bölgede saklanmalıdır.

    Şayet bu fıçılar uzun bir süre kullanılmayacaksa depoda saklanması daha uygundur. Ancak bu taktirde depodaki asidik, zayıf alkali ve kuvvetli yükseltgen kimyasallara en uzak mesafede tutulmalıdır.

    Boşalan fıçılar önce içinde siyanür kalıp kalmadığı kontrol edilmeli ve bol su ile yıkanmalıdır. bu yıkama işlemi iki defa daha tekrar edilmelidir. Yıkama suları siyanürlü atık kanalına verilmelidir.

    Siyanür fıçıları geri dönüşümsüz malzemedir. bu nedenle yeteri kadar yıkanmış fıçıların etiketi sökülüp, tekrar kullanılmasını önlemek amacı ile ezilmelidir. Daha sonra hurda demir işlemi görür.

    Siyanür fıçıları mutlaka kapalı kasalı araçlardır, uyarıcı işaretler konarak taşınmalıdır. Böylece bir kaza halinde çevreye saçılma ihtimamı azalır.

    Sürücü mutlaka ayrı bir bölmede bulunmalıdır. Asla hiç ilaç gıda veya gıda imalinde kullanılan ürünler, insan veya hayvan kullanımı için malzemeler ile asidik, zayıf alkali, kıvılcım yükselten kimyasal maddeler ile birlikte taşınmamalıdır.

    Yanıcı veya patlayıcı maddelerle birlikte tanışması, kazada çıkabilecek yangının söndürülmesidir. Siyanürün akıp gitmesi de dahil olmak üzere pek çok ciddi çevre sorunları oluşturur.

    Siyanür Zehirlenmeleri konusuna gelecek sayımızda devam edeceğim.

    Referanslar
    • Ana Britannıca Cilt: 19 Sahife: 447
    • Icı Sodium And Potasyum Cyanide Technical Handbook
    • Dupont Sodium Cyanide Properties Uses And Storages
    • Msos Sodium Cyanide

    http://www.subconturkey.com/2011/Mayis/koseyazisi-Siyanur-Zehirlenmeleri-.html