Orucun Vücuda Etkileri Ve Iş Güvenliği

Konu, 'Çalışma Yaşamı ve Beslenme' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Üst Yönetim

    Mesajlar:
    1.131
    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    Firma:
    Sembol Construction
    Malumunuz Ramazan ayı geldi çattı. Bu ay içerisinde işçilerden de oruç tutanlar olacaktır. Oruç tutmaya bağlı olarak insan vücudu da birden değişen düzene tepkiler verecektir. Özellikle orucun yaz aylarına denk geldiği ve oruçlu kalma sürelerinin arttığı aylarda oruç iş güvenliği açısından riskler doğuracaktır. Bu konumuzda vücutta oluşabilecek değişimleri ve neler yapılabileceği konusunda bilgiler aktarmaya çalışacağım.

    ORUCUN VÜCUDA ETKİLERİ

    Baş ağrısı :
    Oruç tutmaya başlayan bireylerin pek çoğu oruç tutmaya başladıkları ilk günlerde sıklıkla baş ağrısı çekerler. Bu baş ağrılarının nedeni aç kalmaya bağlı kan şekerinin düşmesidir. Ramazan ayı dışında da baş ağrısı sorunu yaşıyor, migren rahatsızlığına sahip ya da kronik hipoglisemi sorununuz var ise oruç tutarken almanız gereken önlemleri doktorunuza danışmanızı öneririm.

    Dikkat ve konsantrasyon bozuklukları : Tıpkı baş ağrısı gibi dikkat ve konsantrasyonun bozulmasına da kan şekerinin düşüşü neden olur. Gün boyu aç kalan kişilerde sıklıkla, halsizlik, baş dönmesi, yorgunluk hatta çarpıntı gibi sıkıntılar baş gösterebilir. Oruç başlangıcında kendini gösteren bu şikayetler bedenin oruç tutmaya alışması ile azalır hatta kaybolur. Bu nedenle ilk bir iki gün bu sıkıntıları yaşamak normaldir. Özellikle hem oruç tutup hem de çalışacak olanların, araç kullananların dikkat bozukluğu yaşaması beklenen bir sonuçtur. Ayrıca kan şekerinin düşmesi bireyin kolaylıkla öfkelenebilmesine neden olduğundan Ramazan ayı sürecinde bireylerin daha dikkatli olması ve istenmeyen olaylardan kaçınması önemlidir. Dikkat bozukluğu problemi yaşayan kişilerin Ramazan ayı sürecinde mümkünse araç kullanmamaya çalışmaları, unutkanlık sorunu yaşayanların ev kazalarına karşı tedbir almaları gereklidir.

    Bağırsak Faaliyetlerinin Yavaşlaması : Oruç tutmaya başlandığında bireyin sindirim sisteminde de bir takım değişiklikler olur. Hazımsızlık bu problemlerin en başlıca karşılaşılanıdır. Beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile birlikte sindirim sisteminin bu yeni duruma alışması zaman alır. Bu nedenle oruç tutulmaya başlanan ilk günlerde kabızlık gibi sorunlar yaşanabilir, sabırlı olup beklemek gerekir. Bağırsak faaliyetleri yavaşlayan kabızlık sorunu yaşayan bireylerin sahurda kuru kayısı ya da incir yemeleri önerilir. Lif yönünden zengin gıdaların tüketilmesi, posalı yiyeceklerin sahur ve iftar menülerine eklenmesi bağırsak faaliyetlerini rahatlatacaktır.

    Böbrek Sorunları : Böbrek yetmezliği, taş, kum gibi bilinen ya da henüz farkına varılmamış böbrek sorunu olanların Ramazan dönemine ekstra dikkat etmeleri gerekir. Uzun süre susuz kalacak olan beden böbrek hastalıklarının adeta tetikçisi. Eğer böbrek ile ilgili bir sıkıntınız var ise uzmanlar kesinlikle oruç tutulmamasını öneriyor.

    Uyku Problemi : Oruç tutan bireylerde sıklıkla görülen problemlerden bir diğeri de uyku düzeninin bozulması ve uyku sorunu yaşanmasıdır. Özellikle oruç tutmaya başlanılan ilk zamanlarda bu sorun kendini daha belirgin olarak gösterir. Oruç tutmanın en önemli öğünlerinden biri de sahura kalkmaktır. Havaların sıcak olduğu yaz dönemlerine denk gelen Ramazan aylarında uyku sorunları kendini daha fazla hissettirir. Zaten sıcakta uyku uyumak başlı başına bir sorunken bir de sahura kalkıp tekrar uykuya dalmak (tok karnına) kimi bünyelerde uykusuzluğu tetikleyebiliyor. Uyunacak odanın serinletilmesi, midenin ağır yemeklerle doldurulmaksızın beslenilmesi uyku sorununu en az seviyede yaşamanıza yardımcı olacaktır.

    Susuzluğa Bağlı Problemler : Bunlara ilave olarak Ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesi beraberinde susuzluğu da getirmektedir. Su tüketilemediği halde fiziksel aktivite devam etmekte ve buda çeşitli problemlere neden olmaktadır. Susuz kalan vücut, kendi suyunu tutmaya çalışıyor. Sonuç olarak idrara az çıkılıyor, kan hacmi azalıyor ve tansiyon düşüklüğü görülüyor. Deri, dışkı ve akciğerler ile su kaybı devam ettiği için vücut kuruyor ve sağlığını yitiriyor. Vücuttaki suyun azalması sindirim sistemi bozuklukları, bağırsak sıkışmaları, zihinsel performansta bozulmalar, beden hareketlerinde azalma ve baş ağrılarını beraberinde getiriyor. Hatta uzun süreli susuzluk sonrasında vücuttaki sıvı miktarının yüzde 15’inin kaybedilmesi, komaya ve hatta yaşamın kaybedilmesine bile sebep olabiliyor

    Su Kaybının İnsan Vücudu Üzerine Etkileri Nelerdir?
    • %1: Susuzluk hissi, ısı düzeninin bozulması, performans azalması,
    • %3: Vücut ısı düzenin iyice bozulması, aşırı susuzluk hissi,
    • %4: Fiziksel performansın %20-30 düşmesi,
    • %5: Baş ağrısı, yorgunluk
    • %6: Halsizlik, titreme
    • %7: Fiziksel aktivite sürerse bayılma,
    • %10: Bilinç kaybı
    • %11: Vücut dirençsizliği, olası ölüm,
    • %12: %97 oranında ölüm,
    • %15: %100 oranında vefat etme.
    Yukarıda belirtilen vücut etkileri görüldüğü üzere kazaların temel sebepleri arasında yer almaktadır.

    ALINABİLECEK BAZI ÖNLEMLER
    Bu durumun önüne geçmek için çalışma sahalarında aşağıdaki önlemler alınabilir.
    1. Daha sık sağlık kontrolleri gerekecektir.
    2. Sağlık kontrolleri dışında oruçlu süreye özel olarak orucun vücut üzerine etkileri ve bu durumların işçilere olası problemleri hakkında bilgi ve eğitim verilmelidir.
    3. Ustabaşı, formen, mühendis ve diğer yetkililere işçilerin davranış değişikliklerinin takip edilmesi yönünde eğitim verilmeli ve takibi yapılmalıdır.
    4. Dinlenme süreleri ve sıklığı arttırılmalı, işçilere bu konuda bilgi verilmelidir.
    5. İş güvenliği uzmanları tarafından saha kontrolleri arttırılmalıdır.
    6. İftardan sonra çalışmaların devam etme durumunda iftar yemeği için çalışanı zorlamayacak ve yormayacak menü tercihleri yapılmalıdır.
    7. Diabet hastaları, sürekli ilaç kullanması gereken kişiler, mide ülseri olan kişiler, böbrek yetmezliği olan kişiler tespit edilerek bu kişiler ile oruç tutulmamasına yönelik özel görüşme yapılabilir. Ayrıca Sara hastalığı, Çeşitli ruh hastalıkları bulunan kişilerde riskli çalışan grubu arasında yer almaktadır.
    8. Çalışanların çalışma bölgeleri değiştirilerek daha az riskli bölgelerde geçici olarak çalıştırılabilirler.
    9. Personel birimi tarafından çalışanların yıllık izinleri ramazana denk getirilebilir ve üretim planlamaları bu ay için özel olarak değiştirilebilir.
    Kaynaklar
    1. sagligimicinhersey.com
    2. habersarayi.com
     
    Son düzenleme: 27 Mayıs 2017
  2. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Üst Yönetim

    Mesajlar:
    1.131
    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    Firma:
    Sembol Construction
    Aylık iş kazası istatistikleri 2013 yılı itibariyle tutulmaya başlandığı için bir adet grafik paylaşıyorum. 2013 yılında ramazan ayı başlangıcı temmuz ayının 9 'udur. Tabloda gördüğünüz üzere temmuz ayında kayıp zamansız kaza sayısında artış olduğunu göreceksiniz.

    1 yıllık istatistikle ramazan ayında kazalar artıyor demek çok doğru olmayacaktır fakat tamamen tesadüf olduğunu da düşünmüyorum.

    2013.png
     
    Son düzenleme: 19 Haziran 2015
  3. Admin

    Admin Üst Yönetim

    Mesajlar:
    7
    İnsanlar bir şekilde oruç tutacaklar buna kimse engel olamaz. İşverenler de genelde "verim düşüşü" bahane ederler. Benim önerim de şudur ki; senelik izinleri Ramazan Ayında kullanmaktır. En azından ilk haftası kullanılsa mesela hem bedenen hem de psikolojik olarak alışılır ve sonraki günlerde yapılacak olan mesai, daha rahat ve sorunsuz geçer yani minimize olur.
     
  4. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Üst Yönetim

    Mesajlar:
    1.131
    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    Firma:
    Sembol Construction
    Doğrudur Sayın @Admin kimse engel olamaz oruç tutulmasına bizim önerilerimiz zor şartlarda oruç tutan emekçilerin başına kaza bela gelmesin diye bu süreçte.
     
    Musa Kamil Ekin bunu beğendi.
  5. Can Avşar

    Can Avşar Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    13
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma:
    ARÜV ÇEVRE MÜH. A.Ş.
    Antalya İlinde oruç tutan bir saha mühendisi olarak bu sayılanların bilimsel tespit niteliğinde olsa da bende aynı etki yaptığını söylemem mümkün değil. Daha zor şartlarda iç gücü ile çalışan personellerde verim kaybı ve dikkatsizlik mutlaka olacaktır. Tabi bu öngörülmüş bilinen bir gerçektedir.

    Personellerimize ramazan öncesinde verilen işler ile ramazan ayında beklenen işin optimizasyonu yapılarak iş kazalarının ve verim düşüklüğünün önüne geçilebileceğini düşünüyorum. Şayet biz şirketimizde bunu başarıyla uyguladığımızı düşünüyorum.
     
    Musa Kamil Ekin, Sam8 ve Fatih Özcan bunu beğendi.
  6. Can Avşar

    Can Avşar Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    13
    Uzmanlık Sınıfı:
    C Sınıfı Uzman
    Firma:
    ARÜV ÇEVRE MÜH. A.Ş.
    Bu yıl da Ramazan için iş güvenliği eğitimi sunumu hazırladık ilk fırsatta verebilmeyi hedefliyorum. Özellikle araç kullanımları için farkındalık yaratmamız şart.
     
    Musa Kamil Ekin ve Fatih Özcan bunu beğendi.
  7. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Üst Yönetim

    Mesajlar:
    1.131
    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    Firma:
    Sembol Construction
    Gözlemlediğim çalışanlar kendini bir şekilde ayarlıyor. Genellikle kaytarmalar artıyor, aşırı ağır işlerden kaçınılıyor vb. gibi.

    Fakat bunlara hiç gerek yok yukarıda çok basit uygulanabilecek öneriler yer alıyor. Kimseyi suçlu hissettirmeden çalışanlara yardımcı olunabilir.
     
    Musa Kamil Ekin bunu beğendi.
  8. Enver Çığşar

    Enver Çığşar Yönetim Grubu

    Mesajlar:
    331
    Uzmanlık Sınıfı:
    B Sınıfı Uzman
    Firma:
    SASA Polyester San. A.Ş
    [​IMG]

    Ramazan ayının görevlerinden biri olan orucun; maddi, manevi birçok yararı bulunmaktadır. Uzmanlar tarafından vücudun dinlenmesi için tavsiye edilen ibadet, her derde deva her hastalığa şifa özelliği ile de dikkat çekmektedir. Sağlık açısından birçok faydası bulunan ibadet, fazla yemek yemenin yol açtığı sorunları ortadan kaldırmaktadır.

    Kuran-ı Kerimin Müslümanlara emretmiş olduğu ibadetin, ruha ve bedene çok faydası dokunmaktadır. Az yemenin ömrü uzattığı teorisi, yapılan araştırmalar ve deneyler sonucu ortaya çıkmıştır. Oruçta az yemek yeme olasılığını artırdığı için, birçok hastalıktan koruyor ve ömrün uzamasına katkı sağlıyor. Ayrıca obezite, yağlanma, kolesterol, kalp ve damar hastalıklarından korunmaya katkı sağlıyor. Vücudu zararlı toksinlerden arınmasına da yardımcı olmaktadır. Oruç tutarken yağ enzimleri harekete geçiyor ve antrenman yapıyormuş gibi daha çabuk ve hızlı yağ yakımı sürecine giriyor. 30 gün sonrada bu periyoda alışan vücut oruç tutmasanız da hızlı yağ yakımı etkisini uzun süre daha devam ettiriyor.

    [​IMG]

    Oruç tutarken karaciğer metabolik aktivitelerini, normal günler dışında daha yoğun yapıyor ve bu da vücuda yarar sağlıyor. Glikojenoliziz, oruçluyken devreye giriyor ve daha fazla çalışarak, kilo almayı engelliyor. Ve yine oruçluyken kan dolaşımı daha hızlı çalışıyor. Sindirim sistemi bölgesine daha az miktarda kan giderken, diğer bölgeler daha fazla kan enjektesi alımı sağlıyor. Bu da kolesterol ve obezitenin yol açmış olduğu sorunları ortadan kaldırmış oluyor. Sadece fiziki olarak değil, psikolojik olarak da olumlu etkisi bulunan oruç, sempatik sistem ve parasempatik sistemleri arasında bulunan fonksiyonları dengeye sokmaktadır. Böylece, kalp çarpıntısının önüne geçilmiş olunur ve daha net görüntü elde edilmiş olunur. Terleme, ishal, bayılma gibi olgularda bu denge sayesinde engel olunur. Özellikle şeker hastalarına bu ibadet çok yararlıdır. Diyabet sorunu olan kişilere az yemek yeme tavsiyesinde bulunulmaktadır. Oruç tutan kişinin pankreası dinlenme dönemine girdiği için, hastalığın yol açmış olduğu reaksiyonlar aza indirgenir. Pankreas yüksek glikoz miktarını dengelemek için daha fazla çalışmayacaktır. Ve aşırı derecede insülün salgılamasına neden olmayacaktır. Böbrek ve tansiyon sorunu olanlara da oruç çok iyi gelmektedir. Böbrekler vücudun kaybetmiş olduğu su miktarını dengede tutmak için daha fazla çalışır ve görevini daha yoğun yapmaya başlar. Böylece görevini sürekli yerine getirdiği için fonksiyonlarını yitirmesi engellenir. Tansiyon hastalarının düşmanı olan tuz faktörü de yine oruç sayesinde azaltılır. Su kullanımı da az olacağından tansiyon tedavisi için olumludur.

    [​IMG]

    Kişi normal günde bilinçsiz bir şekilde sürekli yeme eyleminde bulunduğu için sindirim sisteminin dengesini bozmaktadır. Bağışıklık sistemi kontrolsüz çalıştığı için birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Çok yemenin getirmiş olduğu sorunlar, vücudun dengesini bozmaktadır. Oruç tutan kişi bu tür olumsuzluklardan sıyrılıyor. Çünkü belirli saatlerde yenilen yemekler sindirim sisteminin filtresini yormuyor ve düzene sokuyor. Bağışıklık sistemin gereksiz çalışmasının engelliyor ve yenilenmesine katkı sağlıyor. Yabancı ve zararlı maddelerin vücuda daha az girmesini sağlıyor.

    Oruç tutan kişi, sağlığın yanı sıra manevi olarak tüm kötü olgulardan sıyrılmış oluyor. Kardeşlik ve iyimserlik olguları bu dönemde daha çok ortaya çıkıyor. Akrabalar, arkadaşlar bir araya gelerek vakit geçiriyor ve stresten arınmış oluyor. Kişi fiziksel ve zihinsel olarak daha güçlü hale geliyor.

    Yazar: Elif Açıkgöz
     
  9. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu Üst Yönetim

    Mesajlar:
    1.131
    Uzmanlık Sınıfı:
    Diğer Belge
    Firma:
    Sembol Construction
    Bu yazı burada dursun, daha sonra üzerinde konuşuruz.

    Oruç Tutmak İnsan Sağlığına Zararlı mı?

    İşin özü kimseye oruç tutmasın demiyoruz, söylediğimiz çalışanlar da ki değişimleri takip ederek önlemler alınız.
     
    Musa Kamil Ekin ve Enver Çığşar bunu beğendi.