Eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
İnsanlar bir şekilde oruç tutacaklar buna kimse engel olamaz. İşverenler de genelde "verim düşüşü" bahane ederler. Benim önerim de şudur ki; senelik izinleri Ramazan Ayında kullanmaktır. En azından ilk haftası kullanılsa mesela hem bedenen hem de psikolojik olarak alışılır ve sonraki günlerde yapılacak olan mesai, daha rahat ve sorunsuz geçer yani minimize olur.
Doğrudur Sayın @Admin kimse engel olamaz oruç tutulmasına bizim önerilerimiz zor şartlarda oruç tutan emekçilerin başına kaza bela gelmesin diye bu süreçte.
Antalya İlinde oruç tutan bir saha mühendisi olarak bu sayılanların bilimsel tespit niteliğinde olsa da bende aynı etki yaptığını söylemem mümkün değil. Daha zor şartlarda iç gücü ile çalışan personellerde verim kaybı ve dikkatsizlik mutlaka olacaktır. Tabi bu öngörülmüş bilinen bir gerçektedir.
Personellerimize ramazan öncesinde verilen işler ile ramazan ayında beklenen işin optimizasyonu yapılarak iş kazalarının ve verim düşüklüğünün önüne geçilebileceğini düşünüyorum. Şayet biz şirketimizde bunu başarıyla uyguladığımızı düşünüyorum.
Bu yıl da Ramazan için iş güvenliği eğitimi sunumu hazırladık ilk fırsatta verebilmeyi hedefliyorum. Özellikle araç kullanımları için farkındalık yaratmamız şart.
Ramazan ayının görevlerinden biri olan orucun; maddi, manevi birçok yararı bulunmaktadır. Uzmanlar tarafından vücudun dinlenmesi için tavsiye edilen ibadet, her derde deva her hastalığa şifa özelliği ile de dikkat çekmektedir. Sağlık açısından birçok faydası bulunan ibadet, fazla yemek yemenin yol açtığı sorunları ortadan kaldırmaktadır.
Kuran-ı Kerimin Müslümanlara emretmiş olduğu ibadetin, ruha ve bedene çok faydası dokunmaktadır. Az yemenin ömrü uzattığı teorisi, yapılan araştırmalar ve deneyler sonucu ortaya çıkmıştır. Oruçta az yemek yeme olasılığını artırdığı için, birçok hastalıktan koruyor ve ömrün uzamasına katkı sağlıyor. Ayrıca obezite, yağlanma, kolesterol, kalp ve damar hastalıklarından korunmaya katkı sağlıyor. Vücudu zararlı toksinlerden arınmasına da yardımcı olmaktadır. Oruç tutarken yağ enzimleri harekete geçiyor ve antrenman yapıyormuş gibi daha çabuk ve hızlı yağ yakımı sürecine giriyor. 30 gün sonrada bu periyoda alışan vücut oruç tutmasanız da hızlı yağ yakımı etkisini uzun süre daha devam ettiriyor.
Oruç tutarken karaciğer metabolik aktivitelerini, normal günler dışında daha yoğun yapıyor ve bu da vücuda yarar sağlıyor. Glikojenoliziz, oruçluyken devreye giriyor ve daha fazla çalışarak, kilo almayı engelliyor. Ve yine oruçluyken kan dolaşımı daha hızlı çalışıyor. Sindirim sistemi bölgesine daha az miktarda kan giderken, diğer bölgeler daha fazla kan enjektesi alımı sağlıyor. Bu da kolesterol ve obezitenin yol açmış olduğu sorunları ortadan kaldırmış oluyor. Sadece fiziki olarak değil, psikolojik olarak da olumlu etkisi bulunan oruç, sempatik sistem ve parasempatik sistemleri arasında bulunan fonksiyonları dengeye sokmaktadır. Böylece, kalp çarpıntısının önüne geçilmiş olunur ve daha net görüntü elde edilmiş olunur. Terleme, ishal, bayılma gibi olgularda bu denge sayesinde engel olunur. Özellikle şeker hastalarına bu ibadet çok yararlıdır. Diyabet sorunu olan kişilere az yemek yeme tavsiyesinde bulunulmaktadır. Oruç tutan kişinin pankreası dinlenme dönemine girdiği için, hastalığın yol açmış olduğu reaksiyonlar aza indirgenir. Pankreas yüksek glikoz miktarını dengelemek için daha fazla çalışmayacaktır. Ve aşırı derecede insülün salgılamasına neden olmayacaktır. Böbrek ve tansiyon sorunu olanlara da oruç çok iyi gelmektedir. Böbrekler vücudun kaybetmiş olduğu su miktarını dengede tutmak için daha fazla çalışır ve görevini daha yoğun yapmaya başlar. Böylece görevini sürekli yerine getirdiği için fonksiyonlarını yitirmesi engellenir. Tansiyon hastalarının düşmanı olan tuz faktörü de yine oruç sayesinde azaltılır. Su kullanımı da az olacağından tansiyon tedavisi için olumludur.
Kişi normal günde bilinçsiz bir şekilde sürekli yeme eyleminde bulunduğu için sindirim sisteminin dengesini bozmaktadır. Bağışıklık sistemi kontrolsüz çalıştığı için birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Çok yemenin getirmiş olduğu sorunlar, vücudun dengesini bozmaktadır. Oruç tutan kişi bu tür olumsuzluklardan sıyrılıyor. Çünkü belirli saatlerde yenilen yemekler sindirim sisteminin filtresini yormuyor ve düzene sokuyor. Bağışıklık sistemin gereksiz çalışmasının engelliyor ve yenilenmesine katkı sağlıyor. Yabancı ve zararlı maddelerin vücuda daha az girmesini sağlıyor.
Oruç tutan kişi, sağlığın yanı sıra manevi olarak tüm kötü olgulardan sıyrılmış oluyor. Kardeşlik ve iyimserlik olguları bu dönemde daha çok ortaya çıkıyor. Akrabalar, arkadaşlar bir araya gelerek vakit geçiriyor ve stresten arınmış oluyor. Kişi fiziksel ve zihinsel olarak daha güçlü hale geliyor.
Bu site, içeriği kişiselleştirmek, deneyiminize uyarlamak ve kayıt olmanız durumunda giriş yapmanızı sağlamak için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanır.
Bu siteyi kullanmaya devam ederek, çerez kullanımına izin veriyorsunuz.

Tepkiler: Musa Kamil Ekin, Fatih Özcan ve Enver Çığşar