isgTurkiye - İş Güvenliği Forum

Fatih Özcan
Fatih Özcan
Sakarya'daki havai fişek fabrikasında patlama davasında karar
1646215075590.webp

Sakarya'nın Hendek ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin de yaralandığı havai fişek fabrikası patlamasıyla ilgili davada 7 sanığa, 6 yıl 8 ay ile 16 yıl 3 ay arasında hapis cezası verildi.
Hendek'te 3 Temmuz 2020'de bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirdi, 127 kişi de yaralandı. Olayın ardından Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada patlamada ihmali olduğu öne sürülen fabrika sahibi Yüksel Coşkun, fabrika sorumlu müdürü A.A., fabrika müdürü ve genel ustabaşı Hasan Ali Velioğlu, genel ustabaşı E.Ö., iş güvenliği uzmanı A.B., sorumlu personel A.Ç. ve A.R.E.C. hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 2'şer yıl 8'er aydan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davada fabrika sahibi Yüksel Coşkun ile genel ustabaşı Hasan Ali Velioğlu tutuklu yargılanıyor.

'OLASI KASIT’ DURUMU İÇİN SON SAVUNMALAR YAPILIYOR

Ferizli ilçesindeki Sakarya Ağır Ceza Mahkemeleri duruşma salonundaki davanın 8'inci duruşması, sabah saatlerinde. Sakarya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, önceki duruşmalarda savcının mütalaasını açıklamasının ardından tarafların savunmaları ve bazı belgelerin mahkeme heyetine teslimi istendi.

Son duruşmada şikayetçi avukatlarının 2'si tutuklu 7 sanığın suçlarının 'olası kasıt' üzerinden değerlendirilmesi talebini göz önünde bulundurdu. Mahkeme heyetinin bu tutumunun ardından her iki tarafın avukatları 'olası kasıt' değerlendirmesi nedeniyle mahkeme heyetinden ek süre talep etti. Talebin kabul edilmesinin ardından taraflar, bugün duruşma salonuna gelerek mahkeme heyetine son savunmalarını yaptı. Önceki duruşmalara SEGBİS üzerinden katılan tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklarla birlikte mahkeme salonunda hazır bulundu.

FABRİKA SAHİBİ SAVUNMA YAPTI

Duruşmada sanıkların ek savunmaları alındı. Patlamada ihmalleri olmadığını öne süren tutuklu sanık fabrika sahibi Yaşar Coşkun, "Vefat eden çalışma arkadaşlarıma Allah'tan rahmet diliyorum. Tabi bu son konuşma ama savunmamızı vereceğiz ve bizi kimse susturamayacak. Kendimizi savunmak bizim en doğal hakkımız. Her duruşmadan sonra tüm dökümleri inceliyorum. Kimseyi öldürmedik, 200 kişiye istihdam sağlayan bir yeriz" dedi.

Fabrikada her türlü önlemi aldıklarını belirten Yaşar Coşkun, "Bunun bir iş cinayeti olduğu söylenmiş. 55 senelik fabrika burası, binlerce insan çalıştırmış burası. 'Örgüt kurmuşuz' diye ithamlarda bulunuldu. Fabrika, Avrupa standartlarının üstünde bir fabrikadır. Bu fabrikayı istediğiniz şekilde kuramıyorsunuz. O yüzden mütalaanın hepsi asılsız, benim anlattığım tüzüğe göre hiçbir değeri yoktur" diye konuştu.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, kararını açıkladı.

FABRİKA SAHİPLERİNE 16 YIL 3'ER AY HAPİS CEZASI

Mahkeme heyeti iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt’a, sorumlu personel Ahmet Çağrıcı’ya, genel ustabaşı Erşan Öztürk’e, fabrika sorumlu müdürü Asiye Angın’a ‘Bilinçli ve taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 6 yıl 8’er ay, genel ustabaşı Hasan Ali Velioğlu’na 12 yıl 6 ay, fabrika sahipleri Yaşar Coşkun ve Ali Rıza Ergenç Coşkun’a ise 16 yıl 3’er ay hapis cezası verilmesine karar verdi. Tutuklu yargılanan Hasan Ali Velioğlu verilen kararın ardından tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.

Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
Fatih Özcan
Fatih Özcan
Hatırladığınız üzere 3 Temmuz 2020 tarihinde havai fişek fabrikasındaki patlama sonucu 7 işçinin hayatını kaybetmiş ve 128 kişide yaralanmıştı. Bu kazaya ilişkin 28 Şubat’ta görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti tarafından ‘Bilinçli ve taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt’a, sorumlu personel Ahmet Çağrıcı’ya, genel ustabaşı Erşan Öztürk’e, fabrika sorumlu müdürü Asiye Angın’a 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildi.

Bu kararın mesleğimiz adına utanç olduğunu düşünüyorum ve bu düşüncemde yalnız olmadığımı biliyorum. Trafik kazalarından polislerin, vergi cezalarından muhasebecilerin sorumlu olması ne kadar doğru değilse, iş kazalarından da iş güvenliği uzmanlarının asli derecede suçlu tutulması aynı derecede doğru değildir.

Kanunda iş güvenliği uzmanının görevinin işverene rehberlik olduğu açıkça yazılı olmasına rağmen meslektaşlarımızın yargılanması ilk değildir ve sonda olmayacaktır. Bu konuda bakanlık yetkililerinde haber olduğu ve herhangi bir aksiyon almadığı aşikardır, bu nedenle bakanlıktan gelecek sizleri destekliyoruz açıklamalarını samimi bulmamaktayım.

Aslı Bozkurt `un önünde Yargıtay süreci var. Karar değişir mi bilinmez ama bilinen ve değişmeyecek bir şey var ki oda bu sürecin meslektaşımız üzerinde açtığı yıpranma ve yıkımdır.

Şahsi olarak iş güvenliği mesleğini Türkiye `de hiç yapmadım ve gelecek planlarımda yapmakta bulunmamaktadır. Mesleğin stresi düşünüldüğünde aktif olarak bu mesleği yapanların birçoğunun, mesleği ekonomik nedenlerden ziyade işin manevi değerinden dolayı olduğu kesindir. Peki işin manevi değerinden aldığımız haz yada ekonomik getirisi bizlerin geleceğinden daha mı önemlidir? Eminim birçoğumuz mesleğimizin bu kısmını defalarca sorgulamıştır. Şahsi düşüncem ve tavsiyem imkanı olan herkesin çok geç olmadan başka mesleklere yönelmesidir.

İçimden geçenleri sizlerle paylaşmak istedim. Eminim katılmayanlarınız olacaktır fakat düşünce ayrılıkları yaşananları değiştirmiyor maalesef.
Üst