Ölümlü İş Kazası Sonucu Haksız Gözaltına Alınma

Üyeler Görebilir
Arkadaşlar Merhaba ;

07.05.2026 tarihinde 5 ay önce hizmet vermeyi sonlandırdığım bir yat limanında ölümlü iş kazası meydana geldi. Kazazede mısır uyruklu ve kazadan 2 gün önce çalışma izni çıkarılmış. Sgk girişi ölümlü kazadan sonra yapıldı. ilginç olan kısmı şu aralık 2025 tarihinde hizmet sözleşmesini isg katipten düşürmüştük. Firma muhasebe personeli ile ücret konusunda anlaşma sağlanmadı.

Olay günü kolluk kuvveti iş güvenliği uzmanınız var mı diye soruyor , firma benim adımı veriyor. Kolluk beni aradığında kendilerine 5 ay önce hizmet vermeyi bıraktığımı söylememe rağmen ya sen gel yada ben seni aldırcam dedi. Olay yerine gittiğimde kollluk kuvvetleri tarafından gözaltına alındım. Savcı 'nın emri olduğu söylendi. Karakola gittiğimizde avukat aracılığıyla isg katip sözleşmesinin sonlandığını ve karekodlu fakat ıslak imzasız belgeyi savcı beye ilettik fakar fikri değişmedi. 1 gece nezarette kaldım. Ertesi gün ellerimde kelepçe adliyeye sevk edildim.

Bu arada dosyada İş güvenliği uzmanı olarak hizmet verdiğime dair işveren beyanından başka hiçbir delil yok. Zorlukla sulh ceza hakimliğinden adli kontol aldım . Halen her hafta karakola gidip imza veriyorum.

Sorum şu isg katip çıktıları delil sayılmıyor mu ? Sonlandırılan sözleşmenin de mi illaki imzalı olması gerekiyor ? Başına böyle bir olay gelen varsa cevabını merak ediyorum.
 
Yönetici tarafından son düzenlenen:
Üyeler Görebilir
Mustafa bey selamlar, çok geçmiş olsun umarım en yakın zamanda üzerinize bırakılan haksız sorumluluk son bulur.

Maalesef hala keyfi uygulamalar var, savcıdan savcıya değişen aksiyonlar söz konusu olabiliyor. isgkatip bakanlığın kabul ettiği ve fiilen uyguladığı resmî bir sistemdir ve isgkatip yönetmeliklerde açıkça geçiyor. Dolayısıyla normal koşullar altında isgkatip kayıtlarıda delil olarak sayılmalıdır.

Hizmeti sonlandırdıktan sonra firma tarafından başka bir OSGB ya da uzman ataması yapıldı mı? Bu konuda size herhangi bir bilgilendirme geldi mi? Açıkçası, sizden sonra yeni bir atama yapılmadığı ihtimali daha güçlü görünüyor. Fayda sağlar mı kesin konuşmak zor ancak, sırf kayıtlara geçmesi açısından CİMER üzerinden bir başvuru yapılması yerinde olabilir.

Ayrıca eski işverenin “uzmanımız bu kişidir” şeklindeki beyanı, mevcut durumda gerçeğe aykırı bir beyan niteliğinde. Kazazedenin SGK kaydının kazadan iki gün sonra yapılmış olması da iyi niyetli bir yaklaşım gibi görünmüyor. Avukatınız varsa, bu hususların da karşı hamle olarak değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Süreç dava aşamasına taşınırsa, makul ve teknik bir bilirkişinin herhangi bir kusur isnat etmeyeceğini düşünüyorum. Ancak her hâlükârda bu tür süreçler son derece yıpratıcı ve can sıkıcı. Tekrar geçmiş olsun.
 
Üst