isgTurkiye - İş Güvenliği Forum

Bugün bizimle ne paylaşmak istersin, ?
304 0 0

Etkinlik Iihse & Ihse Global Ohs Workshop

Black-White-Bold-Modern-Seminar-Event-Instagram-Post-1920-x-1080-piksel-1.png




Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!



In today’s working environment, occupational health and safety (OHS) is not only a legal obligation but also a fundamental pillar of sustainable working conditions. However, challenges in OHS practices, gaps in legislation, and practical issues encountered in the field make it essential to develop effective solutions.

In this regard, the Occupational Health and Safety Workshop, bringing together industry professionals, academics, occupational safety experts, and all relevant stakeholders, aims to address current field challenges and develop practical solutions.



OBJECTIVES OF THE WORKSHOP

  • Identifying key challenges in occupational health and safety,
  • Evaluating difficulties in implementing OHS regulations,
  • Offering solutions to the professional challenges faced by OHS practitioners,
  • Proposing innovative approaches to enhance the OHS culture,
  • Developing strategies to improve the effectiveness of inspection processes.


WHO SHOULD ATTEND?

  • Occupational safety experts, workplace physicians, other healthcare professionals, psychologists, human resources specialists, and legal experts,
  • Employers and employer representatives,
  • Academics and researchers,
  • Representatives of unions and non-governmental organizations,
  • Regulatory institution representatives,
  • All professionals interested in the field of OHS.
WORKSHOP CONTENT

  • Occupational health and safety legislation and implementation challenges,
  • Employee adaptation to occupational safety culture,
  • Rights and working conditions of OHS professionals,
  • Integration of technological advancements into occupational health and safety,
  • Effectiveness of inspection mechanisms and employer responsibilities.
The discussions and exchanges during the workshop aim to contribute to the creation of safer and healthier working environments in relevant industries.

Additionally, a final declaration will be prepared at the end of the event, presenting concrete recommendations to guide occupational health and safety policies.

Your participation will contribute to strengthening the OHS culture in the sector. We would be delighted to have you join us!

This event has no sponsors, making your support all the more valuable.

To sustain such events in the future, we recommend becoming a member of our institute, although membership is not mandatory.

To explore the benefits of membership, visit our website:
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!




TOGETHER, WE ARE STRONG!


IMPORTANT NOTE:


The event will be held ONLINE to ensure broad participation.

The international segment of the event will be conducted in English on May 4, 2025, as part of this workshop.

The national segment will be held in Turkish on April 28, 2025, in honor of World OHS Day.

At the conclusion of the workshop, a final declaration will be published and shared with policymakers, relevant authorities, and the entire sector.

Our institution will demonstrate the utmost dedication and effort in ensuring that necessary changes are implemented. Thus, our solidarity and unity are of utmost importance!

APPLY :
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!


Best regards,

Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!


Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!

Ekli dosyalar

  • Global OHS Workshop.webp
    Global OHS Workshop.webp
    107,6 KB · Görüntüleme: 0
707 1 0

İsg B Uzmani

Merhaba ben İSG b sınavına gireceğim
Konu çalışmak için hangi kaynak önerirsiniz
Elimde 2023 kitabı var
Güncel değildir diye bakmıyorum
Yardımcı olur.musunuz
540 1 0

Kartalkaya Yangını Bilirkişi Raporundaki Görselleri Isg Eğitimlerinde Kullanabilir Miyim

merhabalar, internette dolaşımda rastladığım kartalkaya bilirkişi raporundaki görüntü ve görselleri gitmiş olduğum işletmelerdeki isg eğitimlerinde kullanmam sorun olur mu? mesela yangının çıkış anı o an yapılabilecekleri, vb görüntüler üzerinden anlatmam sorun yaratır mı? bilirkişi raporundaki görüntüleri alıp slayta sadece görüntüyü koymayı düşünüyordum.
342 0 0

İş Kazası Mobbing Ve Ağır Çalışma Koşulları İntihara Sürükledi

Datça Devlet Hastanesi’nde mobbinge maruz bırakıldığı öne sürülen hemşire T.A. intihar girişiminde bulundu. Bu olay acil servis kayıtlarına ‘iş kazası’ olarak yazıldı.​

1743003535756.webp

Muğla Datça Devlet Hastanesi’nde hemşire T.A.’nın uzun süredir maruz bırakıldığı mobbing nedeniyle geçen cuma günü intihar girişiminde bulunduğu belirtildi. T.A.’ya ilk müdahale hastanenin acil servisinde yapıldığı, burada bulunan acil servis sorumlusu hekim U.M.K’nin ise yaşanan olayı sisteme “iş kazası” olarak bildirdiği öğrenildi.

Konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı bildirildi. Hemşire, daha sonra tedavi için Marmaris Devlet Hastanesi’ne sevk edildi ve tedavisine burada devam edildi.

Datça Devlet Hastanesi’nde aylardır birçok hemşirenin görev yerinin sürekli olarak değiştirildiği belirtildi. Hastane müdür yardımcısı Y.T.’nin kendi eşini palyatif servise almak için diğer hemşirelerin görev yerlerini sürekli olarak değiştirdiği iddia edilirken, acil servis sorumlu hekimi U.M.K’nin de tartışma yaşadığı hemşirelerin görev yerlerinin değişiminde sorumlu olduğu ileri sürüldü.

AŞIRI NÖBET
Ayrıca hastanedeki acil serviste çalışan hekimlerin çalışma koşulları ve saatlerinden memnun olmadığı öğrenildi. Acil serviste çalışan hekimlerin insanlık koşullarını zorlayacak şekilde nöbet çizelgesiyle çalıştığı, gün aşırı nöbet tuttuğu da ifade edildi. Acil serviste doktor eksikliği olmasına rağmen bir hekimin de birkaç ay içinde birçok farklı branşta görevlendirildiği öğrenildi.

Kaynak:
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
1K 4 1

İş Kazası Meclis, amasra'daki maden kazasına ilişkin taslak raporunu tamamladı

Amasra'da meydana gelen maden kazasının tüm yönleriyle araştırılarak benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, taslak raporunu tamamladı.​

aa.webp


AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız başkanlığındaki komisyon, 3 aylık rutin süresinin ardından aldığı 1 aylık ek sürede de çalışmalarını sürdürerek, taslak raporunu bitirdi. Üyelere gönderilen rapor, milletvekillerinin görüş ve önerilerinin ardından esas rapor haline getirilerek, Meclis Başkanlığına sunulacak.

Altı bölümden oluşan toplam 366 sayfalık taslak raporda, yer altı kömür üretim yöntemleri, üretimde karşılaşılan zorluklar ve mücadele yöntemleri, yer altı kömür işletmeciliğinde iş sağlığı ve güvenliği, Amasra Taşkömürü Müessesesi yer altı kömür madeninde meydana gelen metan patlaması kazasına ilişkin yapılan çalışmalarla ilgili bilgi ve bulguların yanı sıra maden sektöründeki kazaların önlenmesine yönelik ilave önerilere yer verildi.

Raporda, 14 Ekim 2022'de Bartın'ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) Amasra Taşkömürü İşletmesi Müessesesi (ATİM) tarafından işletilen yer altı kömür madeninde metan patlaması meydana gelmesi sonucu 41 maden işçisinin olay yerinde, 1 maden işçisinin tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği, 5'i ağır olmak üzere 11 işçinin yaralandığı, yaralılardan 2'si ağır 4'ünün tedavisinin Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi'nde devam ettiği belirtildi.

Patlama nedeniyle eksi 350 katındaki tüm galeriler ile eksi 250 katı arasındaki birçok bölümün değişen oranlarda patlamadan etkilendiğinin anlaşıldığı kaydedilen raporda, "Yukarıda sayılan alanların tamamına patlama sonrasında oluşan kirli hava ulaşmıştır. Kirli hava, görüş mesafesini önemli oranda etkilemiş, içerdiği boğucu ve zehirleyici gazlarla ölümlere neden olmuştur." denildi.

"Vantilatör, hava yönünü ters çevirebilecek özellikte değildir"​

Raporda, maden ocağının ana havalandırma işlevini yürüten vantilatörle ilgili bilgilere de yer verildi. Vantilatörün modernizasyonuyla ilgili sürecin 12 Temmuz 2018'de başladığına işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Birinci ihale 'yapılan değerlendirme sonucunda uygun ekonomik teklif yaklaşık maliyete göre yüzde 64 fazla olması' gerekçesiyle, 25 Ocak 2021’deki ikinci ihale 'ihale teknik şartnamesinde değişiklik yapılacağı' gerekçesiyle 31 Mayıs 2021'de iptal edilmiş, üçüncü ihale de ihaleyi alan firma tarafından 'pandemi ve dünyada yaşanan ekonomik sorunlardan kaynaklı temin sürelerinde yaşanan sıkıntı ile süre uzatımı talebi' ile 23 Ağustos 2022'de firmaya ek süre verilmek suretiyle süreç tamamlanmamıştır. Kazadan 7 gün sonra firma, imalat ve tedariklerin tamamlandığını ve ekipmanların sahaya sevke hazır olduğunu ve sevk için tarih verilmesini talep etmiştir. Kaza ile herhangi bir illiyet bağı olmamakla birlikte havalandırma sistemi acil hallerde ve ihtiyaç halinde kullanılabilmesi için hava yönünü ters çevirebilecek özellikte değildir."

Yer altı gazlı kömür ocaklarında madenin havalandırılmasının hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekilen raporda, "Değerlendirmeler ışığında havalandırma planı, sensör gaz ölçüm sonuçları, hava hızı ölçüm sonuçları dikkate alındığında havalandırmanın gazlı bir kömür ocağının etkin ve yeterli olarak havalandırması için yetersiz olduğu değerlendirilmektedir." teppitine yer verildi.

"Defalarca alarm verildiğini göstermektedir"​

Gazlı yer altı kömür ocaklarında yetersiz havalandırma ve hava hızı sonucu metan gazının tabaka halinde birikmesi ve patlama tehlikesi oluşturduğu dile getirilen raporda, "Merkezi gaz izleme sistemi verileri analiz edildiğinde ocakta hava hızının pek çok kez yasal sınır değer olan 0,5 m/sn’in hatta 0,1 m/sn’in altına düştüğü görülmüştür. Şekil 61 ve Şekil 62, ATİM yer altı kömür ocağında hava hızlarının yetersiz olduğu ve yasal sınır değerin altında defalarca alarm verildiğini göstermektedir." bilgisi paylaşıldı.

Raporda, maden ocağındaki eksi 320 kalın damar tavan yolu galerisinin iki ayrı lokasyonda bulunan 4 adet tali fan ile havalandırıldığı, kazadan yaklaşık 7 saat önce tali fanlardan eksi 350 kotta bulunan ve eksi 320 kotta sağ kalın damara hava veren fantüpün birinin tanık ifadelerine göre saat 13.00 civarında kelepçesinin çıkarak arıza yapmış olması nedeniyle hava hızının olumsuz etkilenebileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Kazanın nedenleri​

Raporda, ATİM'de meydana gelen kazanın tüm nedenleri, kazanın oluşumuna etki edebilecek tüm faktörler ve aksaklıklar da şu şekilde sıralandı:
  • "Kazanın en önemli nedeni patlayıcı atmosferi oluşturan metan gazı varlığının ve patlamayı tetikleyici unsurların ilgili önlemlerle yönetilememesidir.
  • Kazanın meydana gelmesinde ana havalandırmadaki eksiklikten daha önemli derecede olmak üzere tali havalandırmadaki yetersizlik en önemli nedenlerdendir.
  • Metan patlamasının tetiklemesi ile art arda gerçekleştiği düşünülen kömür tozu patlamasının ve patlama şiddetinin ocağı yatay ve dikey yönde geniş bir alanda etkilemesinin nedeni başarılı bir tozla mücadele yapılamaması ve su/toz barajlarının yetersiz olması ve doğru konumlandırılmamış olmasıdır.
  • Üretim ve hazırlık sırasında yapılan patlatmalı kazı faaliyetlerinin mevzuatta belirtilen şartlara uymaması ve bunları kontrol eden ve denetleyen etkin bir denetim ve kontrol mekanizması olmaması ortam güvenliğini riske atmıştır.
  • Kaza anında personel eksikliği nedeni ile merkezi gaz izleme odasında tek operatörün çalışıyor olması, merkezi gaz izleme sisteminin sesli alarm sistemi ile entegre olmaması yer altı iletişim ağının zayıflamasına ve bilgi akışında aksaklıklara neden olmuştur.
  • Yapılan dış denetimlerde kaza ile illiyet bağı olan tespit ve öneri olmadığı görülmektedir. O halde etkin denetim işlevini yerine getiremeyen denetim sistemlerinin de bu facianın yaşanmasında etkisinin olduğu söylenebilir. 2022 yılına ait onaylı İSG kayıt defterlerinde yer alan kurum içi denetimlerde metan patlaması ve havalandırma ile ilgili bir tespit ve öneriye rastlanmamıştır.
  • İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ve tatbikatların teorik eğitimleri pratik hayata geçirecek yeterlikte ve nitelikte olmaması kazanın etkisinin yaygınlaşmasında rol oynamıştır.
  • Kazanın meydana geliş nedenlerine ilişkin ortaya konulan tüm hususların, kazanın meydana geldiği maden ocağına girilebilecek şartların oluşmasından sonra maden ocağında yapılacak incelemelerin ardından yeniden değerlendirilmeye tabi tutulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir."

Maden kazalarının önlenmesine ilişkin öneriler​

Taslak raporda, "Maden sektörünün sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iyileştirilmesine ilişkin ilave öneriler" başlığı altında 120 maddelik ilave öneriye de yer verildi.

Raporda yer alan önerilerden bazıları şunlar:
  • "İş kazalarında ihmal ve kusuru bulunanlara uygulanan cezai müeyyideler ve iş teftişlerinde denetim sırasında tespit edilen iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye atan eksiklikler konusunda ihmal ve sorumluluk sahibi olanlara uygulanan idari yaptırımların caydırıcılığı artırılmalıdır.
  • Ruhsatsız işletildiği tespit edilen ve kapatılan madenleri işleten kişilere hapis cezası verilmesi ve bu kişilerin ömür boyu madencilik faaliyetlerinden men edilmesine yönelik yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Madencilik mevzuatı gözden geçirilmeli, kömür madenciliğine ilişkin tüm faaliyetler için ayrı bir mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.
  • Madenlerde iş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin oluşturulması, iş güvenliği ikliminin iyileştirilmesi ve bunun sürdürülebilir kılınması için madencilik faaliyetlerinin tek bir çatı kuruluş altında toplanmasını sağlayacak, uluslararası standartlarda, bağımsız bir ulusal maden iş sağlığı ve güvenliği kurumu kurulmalıdır.
  • Gazlı ocaklar için ayrı bir havalandırma mevzuatı hazırlanmalıdır.
  • Ülkemizde metan içeren linyit/taşkömürü sahaları için metan drenajını da içeren metan yönetim sistematiği geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Metan drenajı ile ilgili mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır.
  • Madenlerde, merkezi gaz izleme sistemi ile entegre çalışan erken uyarı sistemi bulunmalıdır.
  • Kömür sahalarının verimli ve güvenli olarak üretilebilmesi için aşağıda başlıklar halinde verilen bilimsel araştırmaların ivedilikle yapılması zorunludur. Bu çalışmaları organize etmek üzere, bir kömür araştırma enstitüsü kurulmalıdır.
  • Grizu patlamaları büyük ölçüde patlatma kaynaklıdır. Metanlı ocaklarda patlatma yapılması konusunda kapsamlı bir mevzuat hazırlanmalıdır.
  • Yer altı kömür madenciliği için sektöre özel bir işçi sağlığı ve güvenliği mevzuatı çıkarılmak üzere çalışma başlatılması gerekmektedir."
Kaynak:
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
  • Beğen
Tepkiler: elif karakuş
Fatih Özcan
Fatih Özcan

43 işçi can vermişti: Amasra maden faciasında istenen cezalar belli oldu​

Amasra'da 43 işçinin öldüğü maden ocağındaki patlamaya ilişkin davada mütalaa açıklandı. Tutuklu sanıklar Cihat Özdemir, Selçuk Ekmekçi, Mehmet Tural ve Volkan Soylu (İş güvenliği ve Eğitim başmühendisi) 'nun 43 kez "olası kastla öldürme" suçundan toplam 840 yıldan 1050'şer yıla kadar, 4 kez "olası kastla yaralama" suçundan da 4 yıl 16 aydan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Tutuksuz diğer 19 sanığın ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası verilmesi talep edildi, duruşma 20 Ocak'a ertelendi.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesi'ne ait maden ocağında 14 Ekim 2022'de 43 işçinin hayatını kaybettiği, 9 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 4'ü tutuklu 23 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklandı.

Bartın Ağır Ceza Mahkemesince, Bartın Adliyesi'nde özel olarak oluşturulan salonda yapılan 10. duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Adliye içinde ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı.

İddia makamının sunduğu mütalaada, şüphelilerin eylemleri incelendiğinde tutuklu sanık Müessese Müdürü Cihat Özdemir'in, olayın meydana gelmesine neden olan etkenlerden "havalandırma ", "metan drenajı ", "kömür tozu mücadelesi ", "teknik personel sayısındaki eksiklik" ve "iş güvenliği eğitimleri ve acil durumlara yönelik tatbikatlar" kapsamında kusurlu bulunduğu belirtildi.

Tutuklu sanık İşletme Müdürü Selçuk Ekmekçi ve İşletme Baş Mühendisi Mehmet Tural'ın, "havalandırma", "kömür tozu mücadelesi" ve "iş güvenliği eğitimleri ve acil durumlara yönelik tatbikatlar" yönünden kusurlu bulunduğu anlatılan mütalaada, İş Sağlığı Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi ve aynı zamanda İş Sağlığı Güvenliği ve Eğitim Şube Müdürü Volkan Soylu'nun ise "havalandırma " ve "iş güvenliği eğitimleri ve acil durumlara yönelik tatbikatlar" kapsamında kusurlu görüldüğü aktarıldı.

Mütalaada, sanıklar Özdemir, Ekmekçi, Tural ve Soylu'nun iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlamadan, havalandırmanın iyileştirilmesiyle ilgili projeyi uygulamadan ve mevzuatta yer almayan "patara" yöntemiyle kömür üretimi yapılmasına izin vererek, iş yerini, "çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye atmayacak biçimde tasarlama, inşa etme, teçhiz etme ve işletme" yükümlülüğüne aykırı davrandıkları kaydedildi.

"OLASI KASTLA ÖLDÜRME SUÇUNUN UNSURLARININ OLUŞTUĞU GÖRÜLDÜ"​

Gerekli önlemler alınmadan ve eksiklikler giderilmeden kömür üretim faaliyetine devam edilmesinin yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine ve bu durumun geri dönülmez sonuçlara yol açabileceğini öngörebilmelerine rağmen tutuklu sanıkların yüksek risk içeren faaliyetlerini uzun süre devam ettirdikleri vurgulanan mütalaada, "olası kastla öldürme" suçunun unsurlarının oluştuğunun görüldüğü vurgulandı.

Tutuksuz sanıkların ihmal ve aksaklıklarına ilişkin bilgilere de yer verilen mütalaada, taraf beyanları, bilirkişi raporları, ölü muayene tutanakları, adli tıp, teftiş ve TÜBİTAK raporlarıyla tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde tutuklu sanıklar Özdemir, Ekmekçi, Tural ve Soylu hakkında 43 kez "olası kastla öldürme" suçundan toplam 840 yıldan 1050'şer yıla kadar, 4 kez "olası kastla yaralama" suçundan da 4 yıl 16 aydan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Mütalaada, tutuksuz diğer 19 sanığın ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Müşteki avukatları, havalandırma sorunu olduğunun bilinmesine rağmen sanık ve şüphelilerin ilkel yollarla sorunu çözmeye çalıştıkları, sorun çözülmeden üretime devam edildiği, sensörlerin çalışmadığı, su barajlarının bulunmadığının açıkça görüldüğünü ifade ederek, mütalaaya karşı savunma için süre ve tutuklu sanıkların bu halinin devamı talebinde bulundu.

Sanık avukatları ise tanıkların beyanlarıyla üretim baskısının olmadığının anlaşıldığını savunarak, tutuklu sanıkların tahliyelerini, tutuksuz sanıkların beraatlerini istedi.

Söz verilen sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ve mütalaaya katılmadıklarını belirterek, beraatlerini talep etti.

Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı savunma hazırlanması için duruşmayı 20 Ocak 2025'e erteledi.

SÜREÇ​

Bartın'ın Amasra ilçesindeki TTK Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022'de saat 18.15 sıralarında meydana gelen patlamada 41 işçi hayatını kaybetmiş, 11 işçi yaralanmıştı. 1 işçi sevk edildiği hastanede 4 Kasım 2022'de, 1 işçi de 5 Nisan 2023'te tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti.

Amasra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'in de bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan Özdemir, Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu ve başmühendis Mehmet Tural ile kartiyelerden (birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman "bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklanmış, 4 kişiye adli kontrol hükümleri uygulanmış, zanlılardan 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe, 9'u savcılık sorgularının ardından salıverilmişti. Bu şüpheliler arasında yer alan bir kişi hakkında ise soruşturma sürecinde takipsizlik kararı verilmişti.

8 Mayıs'taki duruşmada, ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, "bilinçli taksirle öldürme" suçundan yargılanan kartiyelerden sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman'ın ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı tedbir kararıyla tahliyelerine karar vermişti.

Kaynak:
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
Fatih Özcan
Fatih Özcan
Sayın @Üyeler

İş güvenliği uzmanı olarak kendi risk analizinizi yapmayı düşündünüz mü?

Son yıllarda iş güvenliği uzmanlarının, görevleri sırasında meydana gelen kazalar veya ihmaller nedeniyle yargılandığı ve hüküm giydiği durumlarla sık sık karşılaşıyoruz. Aşağıdaki haber, bu konunun yalnızca bir örneği (isimler, ulusal medyada açıkça yer aldığı için değiştirilmedi).

Bu tablo, hepimizin şu soruyu sormasını gerektiriyor: “Kariyerim için bu sorumlulukların bedelini ödemeye hazır mıyım?

Mesleki sorumluluklarımız ağır, ancak bu sorumlulukların yükü altında, haklarımızı ve çalışma koşullarımızı sorgulamak da bir o kadar önemli. Sektörde, bu tür durumlara dair yeterli farkındalık veya toplumsal bir tepki oluşmadığı gözlemleniyor. Ancak bu, bireysel ve mesleki olarak kendimizi koruma adına harekete geçmemiz gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.

Elbette, iş güvenliğinin gelişmesi ve hiçbir çalışanın canına zarar gelmemesi hepimizin ortak amacı olmalı. Ancak, bu süreçte, yaptırım gücü olmayan iş güvenliği uzmanlarının da mağdur olmaması gerektiğini unutmamalıyız.

Kendi geleceğimiz ve mesleki itibarımız için bir kez daha düşünme zamanı gelmedi mi?
Fatih Özcan
Fatih Özcan

Amasra'da 43 kişinin öldüğü maden kazası davasında karar​

1743002265621.webp

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022'de 43 işçinin öldüğü, 9 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 4'ü tutuklu 23 sanığın yargılandığı davada "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'i 16 yıl 12 ay, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci ve İşletme Başmühendisi Mehmet Tural'ı 16 yıl 6'şar ay, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu'yu 15 yıl hapisle cezalandırdı.

Bartın Ağır Ceza Mahkemesince, Bartın Adliyesi'nde özel oluşturulan salonda yapılan 12. duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, patlamada ölenlerin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Adliye içinde ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada, önceki celsede iddia makamının sunduğu mütalaaya karşı sanıkların, sanık ve müşteki avukatlarının karşı savunma ve beyanları alındı.

Mahkeme başkanı, kararın açıklanacağını belirterek, sanıklara son sözünü sordu.

Söz verilen sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ve mütalaaya katılmadıklarını belirterek, beraatlerini talep etti.

Sanık avukatları ise tanıkların beyanlarıyla üretim baskısının olmadığının anlaşıldığını öne sürerek, tutuklu sanıkların tahliyelerini, tutuksuz sanıkların beraatlerini istedi.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklu sanıklar TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'i 16 yıl 12 ay, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci ve İşletme Başmühendisi Mehmet Tural'ı 16 yıl 6'şar ay, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu'yu 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, tutuksuz 16 sanığın, aynı suçtan 3 yıl 1 ay 15 gün ila 9 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ayrıca tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin uygulanması kararlaştırıldı.

Aralarında Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca'nın da olduğu 3 sanığın ise beratine hükmedildi.

Mütalaadan
İddia makamının geçen yıl 13 Aralık'ta sunduğu mütalaada, şüphelilerin eylemleri incelendiğinde tutuklu sanık Müessese Müdürü Cihat Özdemir'in, olayın meydana gelmesine neden olan etkenlerden "havalandırma ", "metan drenajı ", "kömür tozu mücadelesi ", "teknik personel sayısındaki eksiklik" ve "iş güvenliği eğitimleri ve acil durumlara yönelik tatbikatlar" kapsamında kusurlu bulunduğu belirtilmişti.

Tutuklu sanık İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci ve İşletme Başmühendisi Mehmet Tural'ın, "havalandırma", "kömür tozu mücadelesi" ve "iş güvenliği eğitimleri ve acil durumlara yönelik tatbikatlar" yönünden kusurlu bulunduğu anlatılan mütalaada, İş Sağlığı Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi ve aynı zamanda İş Sağlığı Güvenliği ve Eğitim Şube Müdürü Volkan Soylu'nun ise "havalandırma " ve "iş güvenliği eğitimleri ve acil durumlara yönelik tatbikatlar" kapsamında kusurlu görüldüğü aktarılmıştı.

Mütalaada, sanıklar Özdemir, Ekmekci, Tural ve Soylu'nun iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlamadan, havalandırmanın iyileştirilmesiyle ilgili projeyi uygulamadan ve mevzuatta yer almayan "patara" yöntemiyle kömür üretimi yapılmasına izin vererek, iş yerini, "çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye atmayacak biçimde tasarlama, inşa etme, teçhiz etme ve işletme" yükümlülüğüne aykırı davrandıkları kaydedilmişti.

Gerekli önlemler alınmadan ve eksiklikler giderilmeden kömür üretim faaliyetine devam edilmesinin yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine ve bu durumun geri dönülmez sonuçlara yol açabileceğini öngörebilmelerine rağmen tutuklu sanıkların yüksek risk içeren faaliyetlerini uzun süre devam ettirdikleri aktarılan mütalaada, "olası kastla öldürme" suçunun unsurlarının oluştuğunun görüldüğü vurgulandı.

Tutuksuz sanıkların ihmal ve aksaklıklarına ilişkin bilgilere de yer verilen mütalaada, taraf beyanları, bilirkişi raporları, ölü muayene tutanakları, adli tıp, teftiş ve TÜBİTAK raporlarıyla tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde tutuklu sanıklar Özdemir, Ekmekci, Tural ve Soylu hakkında 43 kez "olası kastla öldürme" suçundan toplam 840 yıldan 1050'şer yıla kadar, 4 kez "olası kastla yaralama" suçundan da 4 yıl 16 aydan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Mütalaada, tutuksuz diğer 19 sanığın ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapse çarptırılması istenmişti.

Süreç
Bartın'ın Amasra ilçesindeki TTK Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022'de saat 18.15 sıralarında meydana gelen patlamada 41 işçi ölmüş, 11 işçi yaralanmıştı. 1 işçi sevk edildiği hastanede 4 Kasım 2022'de, 1 işçi de 5 Nisan 2023'te tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti.

Amasra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'in de bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan Özdemir, Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu ve başmühendis Mehmet Tural ile kartiyelerden (birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman "bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklanmış, 4 kişiye adli kontrol hükümleri uygulanmış, zanlılardan 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe, 9'u savcılık sorgularının ardından salıverilmişti. Bu şüpheliler arasında yer alan bir kişi hakkında ise soruşturma sürecinde takipsizlik kararı verilmişti.

Mahkeme heyeti, 28 Nisan 2023'teki duruşmada açıkladığı ara kararda, müessese müdür yardımcısı Salih Atmaca'nın adli kontrol şartıyla tahliyesine, diğer 7 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmetmişti.

Heyet, 8 Mayıs 2024'teki ara kararında ise "bilinçli taksirle öldürme" suçundan yargılanan kartiyelerden sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman'ın ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı tedbir kararıyla tahliyelerine karar vermişti.

Kaynak:
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
443 0 0

İş Kazası Tezcan Galvaniz’de Sevkiyat Personeli Iş Kazası Geçirdi "i̇şverenin Grev Kırıcılığı Devam Ediyor"

Kartepe'de OSB'de üretim yapan Tezcan Galvaniz’de işverenin grev kırıcılığı sürüyor. Fabrika içerisinde ofis çalışanlarının, mühendislerin üretim sahasında çalıştırmaya başlamasının ardından, dün bir çalışan iş kazası geçirdi.​

1743002100985.webp

Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB)üretim yapan Tezcan Galvaniz’de işverenin grev kırıcılığı devam ediyor. İşçilerin bir haftadır grevde olduğu Tezcan Galvaniz’de Fabrika içerisinde ofis çalışanlarının, mühendislerin üretim sahasında çalıştırmaya başlamasının ardından, dün bir çalışan iş kazası geçirdi.

"HASTANEYE KALDIRILDI"
Fabrikanın sevkiyat bölümünde irsaliye kesme işi yapan bir çalışan, üretim sahasında çelik bobinlerin paketlenmesi işine verildi. Paketleme esnasında çalışanın elini kestiği ve hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

NE OLMUŞTU?
Kocaeli faaliyet gösteren Tezcan Galvaniz’de kasım ayından bu yana süren toplu iş sözleşmesinde anlaşma çıkmaması üzerine Özçelik-İş Sendikasının örgütlü olduğu fabrikada 365 emekçi greve çıktı.

Özçelik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu işyerinde işçilerin yüzde 80 zam talebine karşılık işveren yüzde 8 teklif etmişti. Grevdeki işçiler ‘bu aynı zamanda onur mücadelesi’ diyerek, içerde hem iş güvenliği önlemlerinin artırılmasını hem de mobbing ve kötü muamelenin son bulmasını istiyor.

İş yerinde alınmayan önlemler nedeniyle bugüne dek 4 işçi hayatını kaybetti, onlarca iş kazası yaşandı.

Kaynak:
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
3K 10 2

Risk Algısı Nasıl Geliştirilir?

Risk algısı, insanların riskin tespiti, özellikleri ve şiddeti hakkında yaptıkları yargıdır.

Peki, risk algısı iş güvenliği faaliyetleri için nasıl geliştirilir? Algıyı geliştirmek için neler yapılabilir?

Konuya herkesin katılımını bekliyorum..
O
osman.koyuncu
Her ikisi de ! Eğitim düzeyimiz ve ahlaki yapımız maalesef ki kurallara uyalım mı? Yoksa etrafından mı dolaşalım gibi yanlış ikilemlerle toplumun bir kısmının hatalı karar vermesine neden oluyor. Enteresan olan ise kimse bir şey demezse hatalı olan yol bir zaman sonra bünyede en doğru seçimi yapmış gibi özgüven pompalıyor !!!

Bunun yanında her konuda toplumsal kültürümüz zayıf olduğu gibi İş Güvenliği hususunda henüz hiç gelişmedi diyebiliriz ! Gerçekler acıtır , toplum olarak bu kadar önemli - bilimsel - komple donatılarla geliştirilerek sürdürülmesi gereken konularda yeterli değiliz....
Fatih Özcan
Fatih Özcan osman.koyuncu yanıtlanıyor
Yukarıda ihtiyaçlar hiyerarşisinden, ve iş güvenliği kültüründen bahsettik. İş kazası geçiren birçok meslektaşımızın haberini de okuduk maalesef. Biz profesyonellerde risk algısının yüksek olduğunu farz ederek soruyorum. İş güvenliği uzmanlarının çalışma hayatında hakkını aramamasını nasıl değerlendirirsiniz?
  • Muhteşem
Tepkiler: osman.koyuncu
O
osman.koyuncu Fatih Özcan yanıtlanıyor
Fatih Bey soru güzel yerden geldi....

İş Güvenliği Uzmanlarının sorunlarının da maalesef ki diğer çalışanlarla benzerlikler taşıdığını gözlemliyorum. Öncelikle İş Güvenliği Uzmanlarının da kendi içinde "bu işi meslek olarak kabul eden, gelişmeye açık ve görev yaptığı alan/sektöre hakim olanlar" ile "belgeyi ek gelir olsun veya iş bulamazsam alternatif olsun diye alıp çoğunlukla aktif görev yapmadan farklı yöntemlerle değerlendirenler" olarak ikiye ayırmak lazım. Bu konu farklı tanımlamalarla çokça tartışıldı... Her şeye en başından başlayacaksak ; İş Güvenliğ iUzmanlığı Belgesine sahip olup bu işi yapmayan, belgesini kiraya veren, çalıştığı işyerinde farklı bir görev yaparken

İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarının hepimizin bildiği gibi başlangıcı, milat noktası tehlikeyi görmek, riski algılamak , değerlendirebilmek ve analiz edebilmektir. Bunun için görev yaptığınız alanda ya tecrübeniz olması (sadece o işyerine özgü tecrübeden bahsetmiyorum; alanda ki proses, kimyasal, makine, ekipman , operatör davranışları vs ...) veya ciddi ve belki de uzun zaman geçireceğiniz gözlem yapmanız gerekiyor. Standart - Kalıplaşmış hazır dokümanlardan faydalanıp , hızlıca genel geçer ifadelerle riski tanımlamak maalesef ki mesleğe yeni giren arkadaşlarımızda ki ortak özellik olarak karşımıza çıkıyor. Referans almak için doküman araştırmaktan bahsetmiyorum , kopyala yapıştır için spesifik - nokta atışı görev yapacağı işyerine ait doküman arayan çokça kişiyle bu forumlarda da karşılaşıyoruz. Bu davranış alışkanlığı maalesef ki kişilerde kendilerine özgü bakış açısı, düşünce gelişimi, risk algısının yerleşmesi ve tanımlama gibi bir çok yeteneğin gelişmesine engel oluyor. Mesleğinde Bilgi ve Gelişim yoksa , uzmanlığın (mesleğin ismi olan iş güvenliği uzmanlığı olarak algılanmasın, meslekte bilgi ve tecrübe kazanımı şeklinde düşünün...) değeri olmaz !!! İşin içerisine bir de ekonomik nedenlerle , gerektiğinde vazgeçememek !!! bahanesi karıştığında ; İş Güvenliği Uzmanları öncelikle yaptıkları mesleği ve kendilerini değersizleştiriyor akabinde karşılarındaki işveren - müfettiş - yargı makamlarının bakışını da aynı paralelde önemsizleştiriyor. Sonrasında değersizleşen ve önemsizleşen bir zorunluluk haline geliyor ki bu da İş Güvenliği Uzmanlarından beklentiler doğrultusunda İşveren (Ücret) - Yargılanma ikilemi arasında tercih yapmasına neden oluyor. Ya işinizi doğru yapacak, raporlayacak, geliştirecek, uygulamasını takip edip gerektiğinde tekrar döngüyü başlatıp ısrarcı olacak ya da İşvereni çok rahatsız etmeden , genel geçer ifadelerle raporlamalar yapıp (çoğu kopyala yapıştır) karşılığında herhangi biri olacak ve en küçük olayda yargı karşısında kendinizi bulmayı göze alacaksınız.... İnsanlar sadece burada risk algısını kullanmayı onu da yanlış kullanmayı seçebiliyorlar maalesef ; İşimi doğru yapsam direkt olarak maaşımı - işimi kaybedebilirim ama "-mış gibi.." yapsam belki de bir olay olmaz o zamanda ben işime devam eder maaşımı almaya devam ederim.... tercihini yapıyorlar. Buna bir de Devletin denetimlerde ki yetersizliğini eklediğinizde ..... vay mesleğin haline...

Sonuç ; Yapılan iş değersizleştiği gibi bir Meslek olarak da kabul görmemeye başladı , ekonomik getirileri düşmeye , İş Güvenliği Uzmanları ilgili-ilgisiz yargı karşısında suçlanmaya ve maalesef Muhasebe defteri gibi sadece yasal zorunluluk çerçevesinde kayıt tutmak üzerine olduğu düşünülen bir garip uygulamaya dönüşüyor. İş Güvenliği Uzmanları maalesef ki yukarıda açıkladığım neden ve şekillerle geriliyor , İş Güvenliği Uzmanları geriledikçe çalışma hayatında değersizleşiyor , Değersizleş tikçe kaygı artıyor ve bu kısır döngü içerisinde oluşan telaş ile hakkını da aramıyor. Nitekim benim bir meslek olarak kabul ettiğim İş Güvenliği Uzmanlığının iki yönlü olarak (Hem mesleğe yeni girenler hem de değersizleşmeye devam ettiği için iş hayatında kabul edilen önemi.... açısından) çok da iyi bir yere gittiğini düşünmüyorum.
Bu gidişatın düzeltilmesi için ne yapmak lazım ? Artık bireysel olarak çabalarımız kendimizi bağlayacak düzeye geldik.
- Öncelikle denetimlerle iş hayatına bunun bir zorunluluk değil , olması gereken bütünün bir parçası olduğu hatırlatılmalı
- Amacı mesleği ve içerisindeki profesyonel olarak tanımlanan kişilerin haklarını korumayı hedefleyen örgütlenmeler ile İş Güvenliğ iUzmanlığının bir Meslek olarak kabul ettirilmesi sağlanmalı....
  • Muhteşem
Tepkiler: Fatih Özcan
Fatih Özcan
Fatih Özcan Fatih Özcan yanıtlanıyor
Amacımız beyin fırtınası Osman bey, ve katkınız gerçekten paha biçilmez. Aşağıda ki ifadenize sonuna kadar katılıyorum.

Tecrübemin çoğu yabancı firmalarda benim. Bir Petrol ve Doğalgaz projesinde bazı sıkıntılardan dolayı ortalığı ayağa kaldırmıştım. Şantiye yönetimini acil topladık. Bazı departman şefleri "iş güvenliği daha aktif olmalı ve bize destek olmalı" söylemine girecekti ki şantiye müdürümüzün sözü herşeye noktayı koydu. "Biz bu inşaatı yapmasaydık iş güvenliği riski de olmazdı dolayısıyla tüm sorumluluk inşaat ekibinde ve iş güvenliği ekibi üzerine düşeni yapıyor." diyerek tartışmayı bitirdi. Sonra herkes koltuğunun altında iş güvenliği raporuyla saha da düzeltme işlerine yoğunlaştı. Bizim firmalarımızda ne zaman bu yaklaşımı benimserse o zaman yol almaya başlarız sanırım. Aksi halde akışa karşı kürek çekmeye devam ederiz.
  • Beğen
Tepkiler: osman.koyuncu
482 1 0

Elektrikçi Iş Ayakkabısı

merhabalar, şu an elektrik personellerinin kullandığı iş ayakkabısının standartlarında herhangi bir yalıtkan ile ilgili standart göremedim. en iso 20345:2022 , s2 sr ci fo tas:a standartları yer almakta. anti statik özellikte olması yeterli midir? yoksa elektrikçilerin kullanması gereken farklı bir standart varmıdır? birkaç örnek ayakkabı modeli paylaşabilir misiniz

teşekkürler
1K 5 1

Rehber Yazı Islam Ve Diğer Dinlerde Iş Güvenliği: Teolojik Temeller Ve Modern Yorumlar

1. Giriş
İş sağlığı ve güvenliği (İSG), sadece seküler hukuk ve teknik standartlarla değil, aynı zamanda dini öğretilerle de doğrudan ilişkilidir. Dinlerin kutsal kitaplarında, insan hayatına verilen değer, emek hakkının korunması ve çalışma koşullarının adil olması gerektiği vurgulanır. Bu makalede, İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm, Budizm ve Zerdüştlük gibi büyük dinlerin kutsal metinlerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili öğretiler ele alınmıştır. Ayrıca, bu öğretilerin modern iş güvenliği uygulamaları ile nasıl örtüştüğü de tartışılacaktır.

1740674805722.png2. İslam’da İş Sağlığı ve Güvenliği
2.1 Can Güvenliği ve Tedbir Zorunluluğu

İslam’da, insan hayatı kutsal kabul edilir ve korunması farz olarak görülür. Kur'an-ı Kerim'de doğrudan iş güvenliği terimi bulunmasa da, can güvenliği konusunda birçok öğreti yer almaktadır. Örneğin:
  • Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.” (
    Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
    )
    Peygamber Muhammed’in (s.a.v.) hadislerinde işçinin hakları korunmuş, özellikle de işçinin ücretinin vaktinde ödenmesi emredilmiştir:
  • “İşçinin ücretini, alın teri kurumadan önce ödeyiniz.” (
    Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
    )
Bu öğreti, iş yerinde çalışanın güvenliğini sağlamaya yönelik alınan önlemlerle örtüşmektedir. Modern iş güvenliği yasaları da aynı şekilde, çalışanların tehlikeli durumlara maruz kalmamalarını ve gerekli tedbirlerin alınmasını zorunlu kılar.

2.2 Emanet ve Sorumluluk Bilinci
İslam’da işverenin, çalışanlarının güvenliğini sağlama ve haklarını koruma sorumluluğu vardır. Kur'an-ı Kerim'de:
Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.” (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
)
Bu öğreti, işverenlerin iş güvenliği tedbirlerini almak ve çalışanlarının sağlığını korumak konusunda sorumluluk taşıdığını belirtir. İSG profesyonelleri, bu ilkeyi, çalışanların güvenliğini emanet olarak kabul ederler.

1740674993918.png3. Hristiyanlıkta İş Sağlığı ve Güvenliği
3.1 Çalışan Hakları ve Çalışma Koşulları

Eski Ahit’te, iş yerindeki güvenlik ve çalışan hakları ile ilgili öğretiler bulunmaktadır.
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
'de, çatı yapımı sırasında tehlike önleme ilkesine vurgu yapılır:
Evinize yeni bir çatı yaptığınızda, kimsenin düşüp ölmemesi için çatınıza bir korkuluk yapın.”
Bu öğreti, modern İSG yasalarındaki tehlike öncesi alınan tedbirler ile paralellik gösterir. Çalışma alanlarında tehlikeleri önceden belirlemek ve uygun güvenlik önlemleri almak, hem eski ahitteki hem de modern iş güvenliği anlayışındaki ortak bir ilkedir.

3.2 Sevgi ve Adalet Prensibi
Yeni Ahit’te ise, işverenlerin çalışanlarına karşı sevgi ve adaletle yaklaşması gerektiği vurgulanır:
Her şeyde sevgiyle hareket edin.” (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
)
Bu öğreti, çalışanların yalnızca fiziksel güvenliğini değil, psikolojik ve manevi güvenliklerini de korumayı öğütler. Bugün iş güvenliği profesyonelleri, sadece fiziksel riskleri değil, aynı zamanda psikolojik güvenliği de göz önünde bulundururlar.

1740675108672.png4. Yahudilikte İş Sağlığı ve Güvenliği
4.1 Tehlikelerin Önlenmesi
Yahudi kutsal kitabı Tevrat’ta, iş güvenliği ile ilgili açık hükümler bulunmaktadır. Özellikle çatı güvenliği ve tehlikelerin önlenmesi gerektiği vurgulanır:
Çatınıza korkuluk yapmalısınız ki evinizde kan dökülmesin.” (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
)

4.2 Adil Ücret ve Çalışma Koşulları
İşçinin hakları konusunda Talmud'da şu temel ilke geçerlidir: “Bir işçinin ücreti zamanında ödenmelidir.” (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
)

Ayrıca, Talmud'da (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
), işçiye adil davranılması ve hakkının yenmemesi gerektiği üzerine tartışmalar yer alır.

1740677034168.png5. Hinduizm’de İş Sağlığı ve Güvenliği
5.1 Ahimsa İlkesi

Hinduizm’de, Ahimsa yani zarar vermeme ilkesi her yönüyle iş güvenliğiyle ilişkilidir. Mahabharata’da:
Doğru bir yönetici, çalışanlarını ailesi gibi korur.” (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
)

6. Budizm’de İş Sağlığı ve Güvenliği
6.1 Zararsızlık ve Merhamet

Budizm’de zarar vermeme ilkesi (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
), iş güvenliği açısından da oldukça önemlidir. Dhammapada’da:
Tüm canlılara zarar vermekten kaçının.”

1740677119024.png

7. Zerdüştlükte İş Sağlığı ve Güvenliği
7.1 Sorumluluk ve İyi Eylemler
Zerdüştlük, iyi düşünceler, iyi sözler ve iyi eylemler öğretileriyle bilinir. Bu öğreti, çalışanların güvenliğini sağlamak ve adil bir çalışma ortamı yaratmak adına önemlidir:
Doğru insan, başkalarına zarar vermekten kaçınır.” (
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
)

8. Dinler Arası Karşılaştırmalı Bir Perspektif
Dinlerin iş güvenliği ile ilgili öğretilerinde birçok benzerlik ve farklılık bulunmaktadır. Özellikle, zarar vermeme, can güvenliği, adalet ve eşitlik gibi ortak öğretiler, farklı dinlerde benzer şekillerde vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, Batı’daki dinî öğretiler, genellikle hukuki temellere dayanırken, Doğu’daki öğretiler daha çok etik ve ahlaki bir çerçevede şekillenmiştir. Bu farklar, iş güvenliği yönetmeliklerinin kültürel ve dini bağlamda nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları verebilir.

DinÖne Çıkan İlkeKutsal Metin Örneği
İslamCan güvenliği ve emanet bilinciBakara 2:195, Nisa 4:58
HristiyanlıkTehlike önleme ve sevgiTesniye 22:8, Koloseliler 3:14
YahudilikTehlikeleri önleme ve adil ücretTesniye 22:8, Bava Metzia 83b
HinduizmAhimsa ve çalışan korumaMahabharata, Shanti Parva 59:111
BudizmZararsızlık ve merhametDhammapada Bölüm 10
Zerdüştlükİyi eylem ve sorumluluk
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!

9. Din ve Modern İSG Hukukunun Etkileşimi
Günümüzde birçok ülke, iş güvenliği ile ilgili yasalarını dini değerler doğrultusunda şekillendirmiştir. Örneğin, bazı İslam ülkelerinde, iş sağlığı ve güvenliği yasaları, İslami öğretilerle uyumlu şekilde işyerlerinde güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasını teşvik etmektedir. Bu tür dini normlar, iş güvenliği yasalarının toplumsal ve kültürel bağlamla daha güçlü bir şekilde ilişkilendirilmesine olanak tanımaktadır.

10. Sonuç
İş güvenliği, yalnızca yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda dini öğretilerle de yönlendirilen bir sorumluluktur. Kutsal kitaplar, insan hayatının kutsallığı, adalet, zarar vermeme gibi ilkelerle iş sağlığı ve güvenliği anlayışının temellerini atmıştır. Bu öğretiler, günümüz iş güvenliği profesyonellerinin ve işverenlerinin, sadece yasal sorumluluklarla değil, aynı zamanda ahlaki ve dini sorumluluklarla da hareket etmelerini gerektirir. Bu bağlamda, dini öğretiler, iş güvenliği alanında hem manevi hem de pratik anlamda güçlü bir rehberlik sunmaktadır.

6K 3 5

Kaldırma Operasyonlarında Güvenlik Tedbirleri

Kaldırma Operasyonları
Asırlardır insanların belirli yükleri bir yerden bir yere taşımak için belirli kapasitelerde kaldırma ve taşıma araçları kullanmışlardır. Gelişen yeni teknolojiler ile birlikte kaldırma ve taşıma ekipmanları gelişmiş ve daha kolay operasyonlar haline gelmiştir. Ancak zaman kazanamını sağlanmış olsa da farklı sıkıntılar da doğurmuştur.
Vinç.webp
Tüm kaldırma ve taşıma operasyonlarında kullanılan ekipmanlardan veya taşınan yüklerden kaynaklı birçok kaza meydana gelmektedir. Araçlardan dolayı meydana gelen kazalara bakıldığında ;
  • İmalat hataları
  • Montaj hataları
  • Bakım hataları
  • Kullanıcı kaynaklı hatalar.
Bir kaldırma operasyonuna başlamadan önce çalışma alanına bağlı olarak tüm çalışanların bilgilendirileceği bir kaldırma operasyonu planı hazırlanmalı. Bu plan;
  • Kaldırma ekipmanları listesi
  • Malzeme ağırlık bilgisi
  • Malzeme uzunluk bilgisi
  • Kaldırma yapılacak alan krokisi
  • Etkilenebilecek alan ve bölgelerin işaretlendiği bir çalışma bütünüdür.
Kaldırılacak malzemenin ağırlık bilgisine uygun vinç seçimi yapılmalıdır. Seçilen vinç için yük çizelgesi istenir ve uygunluğu kontrol edilir.
Herşey istenildiği gibi ise vincin kurulacağı alan kontrolüne geçilebilir. Vincin kurulacağı alan çok önemlidir. Yükü aldıktan sonra herhangi bir toprak kayması veya zeminde oluşabilecek bir çökme büyük bir kazaya sebebiyet verebilir. Özellikle yumuşak zeminlerde kurulum yapılacak ise beton ile desteklenmeli ve kesinlikle uygun papuçlar kullanılmalı. Ağır tonajlı vinçlerde çelik papuçlar yardımıyla kurulumlar gerçekleştirilebilir.
Hava şartlarını da gözardı etmemek gerekir. Sadece rüzgarın etkili olabileceği düşünülmemeli. Rüzgar belirli bir değerden sonra kaldırma operasyonu için büyük bir risk oluşturabilir. Aşırı rüzgarlarda kaldırılan yükün salınım yapması vinç devrilmelerine kadar giden bir sürecin başlangıcı olabilir. Kaldırılan yük alanı ne kadar geniş ise bu rüzgardan daha fazla etkileneğini gösterir. Örneğin bir reklam tabelasının kaldırılacağını düşünün, rüzgarın oldukça düşük olduğu bir gün belirlenerek kaldırma işlemi yapılmalı.
Kaldırma operasyonu başlamadan önce planda belirlenen etki alanına uygun olarak alan sınırlaması yapılmalı. Emniyet şeritleri veya plastik bariyerler ile yapılabilir. Kaldırma operasyonu başlamadan önce sınırlamanın doğru yapılıp yapılmadığı yetkili tarafından tekrar kontrol edilmeli. Sınırlama sonrası kaldırma operasyonuna geçilebilir.
Operasyon öncesi işaretçi sapancı ve vinç operatörlerinin birbirlerini tanıması için kısa süreli bir toplantı yapılması fayda sağlar.
Kaldırılacak yükün bağlantı noktaları daha önceden statik olarak yüke dayanıklı noktalardan seçilmeli veya mapa kaynatılması gerekiyor ise hesabı yapılarak yüke uygun noktadan ve dayanımı yüksek şekilde yapılmalı. Bağlantı için zincir mi yoksa sapanmı kullanılacak bunun tespiti de önemlidir. Sapan bağlanacak bölgenin kaldırma esnasında sapana zarar vermeyecek şekilde dizayn edilmesi şart. Aksi halde keskin kenarlar operasyon esnasındaki salınımdan dolayı sapana zarar verebilir ve sapanın kopması , malzemenin düşmesine sebebiyet verebilir.
Sapanların bağlanması ve açısını sapancı işaretçi eğitimi almış personeller tarafından yapılmalı. Hangi açı ile bağlanacağı oldukça önemlidir. Hatalı bağlantı sapanlara yükten daha fazla bir baskı uygulamasına sebeb olabilir. Aşağıdaki şekilde görüleceği üzere bağlantı açısının önemi görülmektedir.
sapan-aci-kaldirma.webp
İşaretçi sapancı personellerin kesinlikle diğer personellerden ayrı bir baret (Farklı renk) veya farklı bir yelek giymek suretiyle diğer personellerden ayrılmalı. İletişim için görsel temas yok ise telsiz kullanımı sağlanmalı. Kullanılacak telsizin lisanlı ve frekansın ayrılmış olması önemli. Farklı bir telsiz frekansından gelebilecek alakasız bir komut operasyonu riske atar.
Kaldırma operasyonu başladığında yükün kaldırılması ve yerine alınması yine planda belirlenen şekilde yapılmalı. Operasyon sonrası tüm kaldırma ekipmanları tekrar kontrol edilmeli.
Üst